🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: whether

whether, ˈweðər, vedır - olup olmadığı; olsun ya da olmasın; ne olursa olsun
  • She asked whether the store was open late.
    _
    Ʃi æst ˈweðər ðə ˈstɔːr wəz ˈoʊ.pən leɪt. Şi est vedır dı stoor vız ovpın leyt.
    O, mağazanın geç saate kadar açık olup olmadığını sordu.
    Ʃi æst ˈweðər ðə ˈstɔːr wəz ˈoʊ.pən leɪt. Şi est vedır dı stoor vız ovpın leyt.
  • Let me know whether you want tea or coffee.
    _
    Let miː noʊ ˈweðər ˈjuː wɑːnt tiː ɔːr ˈkɒf.i. Let mii nov vedır yuu vaant tii oor kofi.
    Bana çay mı yoksa kahve mi istediğini söyle.
    Let miː noʊ ˈweðər ˈjuː wɑːnt tiː ɔːr ˈkɒf.i. Let mii nov vedır yuu vaant tii oor kofi.
  • I don’t know whether it will rain or shine today.
    _
    ˈaɪ doʊnt noʊ ˈweðər ɪt wɪl ˈreɪn ɔːr ʃaɪn təˈdeɪ. Ay dovnt nov vedır it vil reyn oor şayn tıdey.
    Bugün yağmur yağacak mı yoksa güneş mi açacak bilmiyorum.
    ˈaɪ doʊnt noʊ ˈweðər ɪt wɪl ˈreɪn ɔːr ʃaɪn təˈdeɪ. Ay dovnt nov vedır it vil reyn oor şayn tıdey.
  • He is unsure whether to stay or leave.
    _
    Hiː ɪz ʌnˈʃʊr ˈweðər tu ˈsteɪ ɔːr liːv. Hii iz anşur vedır tu stey oor liiv.
    O, kalıp ya da gitme konusunda emin değil.
    Hiː ɪz ʌnˈʃʊr ˈweðər tu ˈsteɪ ɔːr liːv. Hii iz anşur vedır tu stey oor liiv.
  • The decision depends on whether the weather improves in time for the outdoor event.
    _
    Ðə dɪˈsɪʒən dɪˈpɛnd.z ɒn ˈweðər ðə ˈweð.ər ɪmˈpruːvz ɪn taɪm fɔːr ðə ˈaʊt.dɔːr ɪˈvɛnt. Dı disijın dipendz on vedır dı vedır impruuvz in taym foor dı avtdoor ivent.
    Karar, hava koşullarının açık hava etkinliği için zamanında iyileşip iyileşmeyeceğine bağlıdır.
    Ðə dɪˈsɪʒən dɪˈpɛnd.z ɒn ˈweðər ðə ˈweð.ər ɪmˈpruːvz ɪn taɪm fɔːr ðə ˈaʊt.dɔːr ɪˈvɛnt. Dı disijın dipendz on vedır dı vedır impruuvz in taym foor dı avtdoor ivent.
  • She wondered whether she should take the new job or stay in her current position.
    _
    Ʃi ˈwʌn.dɚd ˈweðər ʃi ʃʊd teɪk ðə njuː dʒɒb ɔːr ˈsteɪ ɪn hɜːr ˈkʌr.ənt pəˈzɪʃ.ən. Şi vandɚd vedır şi şud teyk dı nyuu cob oor stey in hörr karınt pızişın.
    O, yeni işi kabul edip etmeyeceğini veya mevcut pozisyonunda kalıp kalmayacağını düşünüyordu.
    Ʃi ˈwʌn.dɚd ˈweðər ʃi ʃʊd teɪk ðə njuː dʒɒb ɔːr ˈsteɪ ɪn hɜːr ˈkʌr.ənt pəˈzɪʃ.ən. Şi vandɚd vedır şi şud teyk dı nyuu cob oor stey in hörr karınt pızişın.
  • Whether he chooses to accept the offer or not, he has a bright future ahead.
    _
    ˈweðər hiː tʃuːzɪz tu əkˈsɛpt ðə ˈɒf.ər ɔːr nɒt hiː hæz eɪ braɪt ˈfjuː.tʃər əˈhɛd. Vedır hii çuuziz tu ıksept dı ofır oor not hii hez e brayt fyuuçır ıhed.
    Öneriyi kabul edip etmeyeceği fark etmez, onun parlak bir geleceği var.
    ˈweðər hiː tʃuːzɪz tu əkˈsɛpt ðə ˈɒf.ər ɔːr nɒt hiː hæz eɪ braɪt ˈfjuː.tʃər əˈhɛd. Vedır hii çuuziz tu ıksept dı ofır oor not hii hez e brayt fyuuçır ıhed.
  • It’s unclear whether the repairs will be completed before the deadline.
    _
    Ɪts ˌʌnˈklɪr ˈweðər ðə ˌrɪˈperz wɪl bi kəmˈpliː.tɪd bɪˈfɔːr ðə ˈdɛd.laɪn. Its anklir vedır dı riperz vil bi kımpliitid bifoor dı dedlayn.
    Onarımın son tarihe kadar tamamlanıp tamamlanmayacağı belirsizdir.
    Ɪts ˌʌnˈklɪr ˈweðər ðə ˌrɪˈperz wɪl bi kəmˈpliː.tɪd bɪˈfɔːr ðə ˈdɛd.laɪn. Its anklir vedır dı riperz vil bi kımpliitid bifoor dı dedlayn.
  • The debate centered around whether technological advancements truly improve human lives.
    _
    Ðə dɪˈbeɪt ˈsɛn.tərd əˈraʊnd ˈweðər ˌtek.nəˈlɑː.dʒɪ.kəl ədˈvɑːns.mənts ˈtruː.li ɪmˈpruːv ˈhjuː.mən laɪvz. Dı dibeyt sentırd ıravnd vedır teknılaacikıl ıdvaansmınts truuli impruuv hyuumın layvz.
    Tartışma, teknolojik ilerlemelerin gerçekten insan hayatını iyileştirip iyileştirmediği etrafında odaklandı.
    Ðə dɪˈbeɪt ˈsɛn.tərd əˈraʊnd ˈweðər ˌtek.nəˈlɑː.dʒɪ.kəl ədˈvɑːns.mənts ˈtruː.li ɪmˈpruːv ˈhjuː.mən laɪvz. Dı dibeyt sentırd ıravnd vedır teknılaacikıl ıdvaansmınts truuli impruuv hyuumın layvz.
  • Whether the ancient ruins were part of a temple or a palace remains an unsolved mystery.
    _
    ˈweðər ðə ˈeɪn.ʃənt ˈruː.ɪnz ˈwɜːr pɑːrt əv eɪ ˈtem.pəl ɔːr eɪ ˈpæl.əs ˌrɪˈmeɪnz æn ˌʌnˈsɑːlvd ˈmɪs.tər.i. Vedır dı eynşınt ruuinz vörr paart ıv e tempıl oor e pelıs rimeynz en ansaalvd mistıri.
    Eski kalıntıların bir tapınağın mı yoksa bir sarayın mı parçası olduğu çözülmemiş bir gizem olarak kalıyor.
    ˈweðər ðə ˈeɪn.ʃənt ˈruː.ɪnz ˈwɜːr pɑːrt əv eɪ ˈtem.pəl ɔːr eɪ ˈpæl.əs ˌrɪˈmeɪnz æn ˌʌnˈsɑːlvd ˈmɪs.tər.i. Vedır dı eynşınt ruuinz vörr paart ıv e tempıl oor e pelıs rimeynz en ansaalvd mistıri.
  • Philosophers often ponder whether human actions are driven by free will or predetermined fate.
    _
    ˌfɪˈlɑː.sə.fərz ˈɒf.ən ˈpɑːn.dər ˈweðər ˈhjuː.mən ˈæk.ʃənz ɑːr ˈdrɪv.ən baɪ ˈfriː wɪl ɔːr ˌpriː.dɪˈtɜːr.mɪnd ˈfeɪt. Filaasıfırz ofın paandır vedır hyuumın ekşınz aar drivın bay frii vil oor priiditörrmind feyt.
    Filozoflar sık sık insan eylemlerinin özgür iradeyle mi yoksa önceden belirlenmiş bir kaderle mi yönlendirildiğini düşünürler.
    ˌfɪˈlɑː.sə.fərz ˈɒf.ən ˈpɑːn.dər ˈweðər ˈhjuː.mən ˈæk.ʃənz ɑːr ˈdrɪv.ən baɪ ˈfriː wɪl ɔːr ˌpriː.dɪˈtɜːr.mɪnd ˈfeɪt. Filaasıfırz ofın paandır vedır hyuumın ekşınz aar drivın bay frii vil oor priiditörrmind feyt.
  • Whether or not she succeeds, her determination to try new things is admirable.
    _
    ˈweðər ɔːr nɒt ʃi səkˈsiːdz hɜːr dɪˌtɜː.mɪˈneɪ.ʃən tu traɪ njuː θɪŋz ɪz ˈæd.mɪ.rə.bəl. Vedır oor not şi sıksiidz hörr ditörmineyşın tu tray nyuu tingz iz edmirıbıl.
    Başarılı olup olmaması fark etmeksizin, yeni şeyler denemeye kararlı olması takdire şayandır.
    ˈweðər ɔːr nɒt ʃi səkˈsiːdz hɜːr dɪˌtɜː.mɪˈneɪ.ʃən tu traɪ njuː θɪŋz ɪz ˈæd.mɪ.rə.bəl. Vedır oor not şi sıksiidz hörr ditörmineyşın tu tray nyuu tingz iz edmirıbıl.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. whether — transkripsiyon ve telaffuz. whether kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈweðər. Türkçede whether yaklaşık olarak «vedır» şeklinde okunur. whether kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. whether kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. whether kelimesiyle cümle. Bu sayfada İngilizce whether kelimesiyle cümle örnekleri toplanmıştır. whether kelimesinin gerçek bağlamlarda nasıl kullanıldığını görebilirsiniz — kısa ve basit cümlelerde ve daha karmaşık yapılarda. Örneklerimizi inceledikten sonra whether ile cümle kurmak kolaylaşacaktır.
  3. whether kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: whether içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. whether ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. whether içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. whether kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. whether nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «vedır», fonetik transkripsiyon: ˈweðər. Sayfada whether içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. whether — bağlam ve eşdizimlilikler. whether kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce whether kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada whether ile eşdizimlilikler ve whether kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. whether kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için whether ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. whether içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. whether ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. whether kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, whether için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. whether içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. whether kelimesiyle MP3 indirin. whether telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken whether dinleyin. whether ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.