🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: unsure

unsure, ʌnˈʃʊr, anşur - emin olmayan; belirsiz; tereddütlü
  • He is unsure whether to stay or leave.
    _
    Hiː ɪz ʌnˈʃʊr ˈweðər tu ˈsteɪ ɔːr liːv. Hii iz anşur vedır tu stey oor liiv.
    O, kalıp ya da gitme konusunda emin değil.
    Hiː ɪz ʌnˈʃʊr ˈweðər tu ˈsteɪ ɔːr liːv. Hii iz anşur vedır tu stey oor liiv.
  • He looked around in confusion, unsure of where to go.
    _
    Hiː lʊkt əˈraʊnd ɪn kənˈfjuː.ʒən ʌnˈʃʊr əv ˈwer tu ɡoʊ. Hii lukt ıravnd in kınfyuujın anşur ıv ver tu ɡov.
    Ne yapacağını bilemeden etrafına şaşkın şaşkın baktı.
    Hiː lʊkt əˈraʊnd ɪn kənˈfjuː.ʒən ʌnˈʃʊr əv ˈwer tu ɡoʊ. Hii lukt ıravnd in kınfyuujın anşur ıv ver tu ɡov.
  • He faced the future with uncertainty, unsure of what would happen next.
    _
    Hiː feɪst ðə ˈfjuː.tʃər wɪð ˌʌnˈsɜːr.tən.ti ʌnˈʃʊr əv ˈwʌt wʊd ˈhæp.ən nɛkst. Hii feyst dı fyuuçır vid ansörrtınti anşur ıv vat vud hepın nekst.
    Geleceğe ne olacağını bilmeden belirsizlikle baktı.
    Hiː feɪst ðə ˈfjuː.tʃər wɪð ˌʌnˈsɜːr.tən.ti ʌnˈʃʊr əv ˈwʌt wʊd ˈhæp.ən nɛkst. Hii feyst dı fyuuçır vid ansörrtınti anşur ıv vat vud hepın nekst.
  • They moved with caution through the dark alley, unsure of what lay ahead.
    _
    Ðeɪ muːvd wɪð keɪv ˈθruː ðə dɑːrk ˈæl.i ʌnˈʃʊr əv ˈwʌt leɪ əˈhɛd. Dey muuvd vid keyv truu dı daark eli anşur ıv vat ley ıhed.
    Karanlık sokaktan dikkatle geçtiler, önlerinde ne olduğunu bilmeden.
    Ðeɪ muːvd wɪð keɪv ˈθruː ðə dɑːrk ˈæl.i ʌnˈʃʊr əv ˈwʌt leɪ əˈhɛd. Dey muuvd vid keyv truu dı daark eli anşur ıv vat ley ıhed.
  • She was cautious about accepting the job offer, unsure of the company's stability.
    _
    Ʃi wəz keɪvz əˈbaʊt əkˈ.sep.tɪŋ ðə dʒɒb ˈɒf.ər ʌnˈʃʊr əv ðə ˈkʌm.pəniz stəˈbɪl.ə.ti. Şi vız keyvz ıbavt ıksepting dı cob ofır anşur ıv dı kampıniz stıbilıti.
    Şirketin istikrarından emin olmadığı için iş teklifini kabul ederken temkinliydi.
    Ʃi wəz keɪvz əˈbaʊt əkˈ.sep.tɪŋ ðə dʒɒb ˈɒf.ər ʌnˈʃʊr əv ðə ˈkʌm.pəniz stəˈbɪl.ə.ti. Şi vız keyvz ıbavt ıksepting dı cob ofır anşur ıv dı kampıniz stıbilıti.
  • Despite her outward appearance of happiness, deep down, she felt profoundly unhappy, unsure of what to do next in her life.
    _
    Dɪˈspaɪt hɜːr ˈaʊt.wərd əˈpɪr.əns əv ˈhæp.i.nəs diːp daʊn ʃi felt ˌprəˈfaʊnd.li ʌnˈhæp.i ʌnˈʃʊr əv ˈwʌt tu duː nɛkst ɪn hɜːr laɪf. Dispayt hörr avtvırd ıpirıns ıv hepinıs diip davn şi felt prıfavndli anhepi anşur ıv vat tu duu nekst in hörr layf.
    Dışarıdan mutlu görünse de, içten içe derin bir mutsuzluk hissediyor ve hayatında ne yapacağını bilmiyordu.
    Dɪˈspaɪt hɜːr ˈaʊt.wərd əˈpɪr.əns əv ˈhæp.i.nəs diːp daʊn ʃi felt ˌprəˈfaʊnd.li ʌnˈhæp.i ʌnˈʃʊr əv ˈwʌt tu duː nɛkst ɪn hɜːr laɪf. Dispayt hörr avtvırd ıpirıns ıv hepinıs diip davn şi felt prıfavndli anhepi anşur ıv vat tu duu nekst in hörr layf.
  • The moment the earthquake struck, panic spread across the city, with people running in all directions, unsure of what to do.
    _
    Ðə ˈmoʊ.mənt ðə ˈɜːrθ.kweɪk strʌk ˈpæn.ɪk spred əˈkrɒs ðə ˈsɪt.i wɪð ˈpiː.pəl ˈrʌn.ɪŋ ɪn ɔːl ˈdɪ.rek.ʃənz ʌnˈʃʊr əv ˈwʌt tu duː. Dı movmınt dı örrtkveyk strak penik spred ıkros dı siti vid piipıl raning in ool direkşınz anşur ıv vat tu duu.
    Deprem olduğu anda panik tüm şehre yayıldı; insanlar ne yapacaklarını bilmeden her yöne koşuyordu.
    Ðə ˈmoʊ.mənt ðə ˈɜːrθ.kweɪk strʌk ˈpæn.ɪk spred əˈkrɒs ðə ˈsɪt.i wɪð ˈpiː.pəl ˈrʌn.ɪŋ ɪn ɔːl ˈdɪ.rek.ʃənz ʌnˈʃʊr əv ˈwʌt tu duː. Dı movmınt dı örrtkveyk strak penik spred ıkros dı siti vid piipıl raning in ool direkşınz anşur ıv vat tu duu.
  • She found herself standing in the middle of a large crowd, unsure of where to go next, surrounded by unfamiliar faces and noises.
    _
    Ʃi ˈfaʊnd ˌhɜːrˈself ˈstæn.dɪŋ ɪn ðə ˈmɪd.əl əv eɪ lɑːrdʒ kraʊd ʌnˈʃʊr əv ˈwer tu ɡoʊ nɛkst ˈsəˈraʊn.dɪd baɪ ˌʌn.fəˈmɪl.jər feɪs.ɪz ænd ˈnɔɪz.ɪz. Şi favnd hörrself stending in dı midıl ıv e laarc kravd anşur ıv ver tu ɡov nekst sıravndid bay anfımilyır feysiz end noyziz.
    Kendisini büyük bir kalabalığın ortasında, nereye gideceğini bilmeden, yabancı yüzler ve seslerle çevrili halde buldu.
    Ʃi ˈfaʊnd ˌhɜːrˈself ˈstæn.dɪŋ ɪn ðə ˈmɪd.əl əv eɪ lɑːrdʒ kraʊd ʌnˈʃʊr əv ˈwer tu ɡoʊ nɛkst ˈsəˈraʊn.dɪd baɪ ˌʌn.fəˈmɪl.jər feɪs.ɪz ænd ˈnɔɪz.ɪz. Şi favnd hörrself stending in dı midıl ıv e laarc kravd anşur ıv ver tu ɡov nekst sıravndid bay anfımilyır feysiz end noyziz.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. unsure nasıl okunur? unsure kelimesi yaklaşık olarak «anşur» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — ʌnˈʃʊr. Bu sayfada unsure kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak unsure kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. unsure telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. unsure kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda unsure kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. unsure içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak unsure ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. unsure kelimesi için ses eğitmeni. unsure kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. unsure içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece unsure kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için unsure telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. unsure Türkçede nasıl telaffuz edilir? unsure kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «anşur», IPA transkripsiyonu ʌnˈʃʊr şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve unsure içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği unsure telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. unsure kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce unsure ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. unsure ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. unsure hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde unsure kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle unsure kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada unsure ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. unsure içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. unsure için iki ses. unsure telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve unsure kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak unsure telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. unsure telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada unsure sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve unsure telaffuzunu çevrimdışı çalışın. unsure kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.