🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: true

true, truː, truu - gerçek; doğru; hakiki
  • She is true to her word.
    _
    Ʃi ɪz truː tu hɜːr wɝːd. Şi iz truu tu hörr vɝd.
    Sözüne sadıktır.
    Ʃi ɪz truː tu hɜːr wɝːd. Şi iz truu tu hörr vɝd.
  • It is true.
    _
    Ɪt ɪz truː. It iz truu.
    Bu doğru.
    Ɪt ɪz truː. It iz truu.
  • They seek the true meaning.
    _
    Ðeɪ siːk ðə truː ˈmiː.nɪŋ. Dey siik dı truu miining.
    Onlar gerçek anlamı arıyorlar.
    Ðeɪ siːk ðə truː ˈmiː.nɪŋ. Dey siik dı truu miining.
  • He found the true answer.
    _
    Hiː ˈfaʊnd ðə truː ˈæn.sər. Hii favnd dı truu ensır.
    Gerçek cevabı buldu.
    Hiː ˈfaʊnd ðə truː ˈæn.sər. Hii favnd dı truu ensır.
  • She spoke the true reason for her decision at the meeting.
    _
    Ʃi spoʊk ðə truː ˈriː.zən fɔːr hɜːr dɪˈsɪʒən æt ðə ˈmiː.tɪŋ. Şi spovk dı truu riizın foor hörr disijın et dı miiting.
    Toplantıda kararının gerçek nedenini söyledi.
    Ʃi spoʊk ðə truː ˈriː.zən fɔːr hɜːr dɪˈsɪʒən æt ðə ˈmiː.tɪŋ. Şi spovk dı truu riizın foor hörr disijın et dı miiting.
  • They discovered the true value of friendship through their shared experiences and mutual support.
    _
    Ðeɪ dɪˈskʌv.ərd ðə truː ˈvæl.juː əv ˈfrɛnd.ʃɪp ˈθruː ðɛr ʃeərd ɪkˈspɪə.ri.əns.ɪz ænd ˈmjuː.tʃu.əl ˈsəˈpɔːrt. Dey diskavırd dı truu velyuu ıv frendşip truu der şeyard ikspiyariınsiz end myuuçuıl sıpoort.
    Paylaşılan deneyimler ve karşılıklı destek yoluyla dostluğun gerçek değerini keşfettiler.
    Ðeɪ dɪˈskʌv.ərd ðə truː ˈvæl.juː əv ˈfrɛnd.ʃɪp ˈθruː ðɛr ʃeərd ɪkˈspɪə.ri.əns.ɪz ænd ˈmjuː.tʃu.əl ˈsəˈpɔːrt. Dey diskavırd dı truu velyuu ıv frendşip truu der şeyard ikspiyariınsiz end myuuçuıl sıpoort.
  • The true value of friendship shone during tough times.
    _
    Ðə truː ˈvæl.juː əv ˈfrɛnd.ʃɪp ʃoʊn ˈdjʊə.rɪŋ tʌf taɪmz. Dı truu velyuu ıv frendşip şovn dyuvaring taf taymz.
    Dostluğun gerçek değeri zor zamanlarda parladı.
    Ðə truː ˈvæl.juː əv ˈfrɛnd.ʃɪp ʃoʊn ˈdjʊə.rɪŋ tʌf taɪmz. Dı truu velyuu ıv frendşip şovn dyuvaring taf taymz.
  • He remained true to his principles despite the challenges and temptations he faced.
    _
    Hiː ˌrɪˈmeɪnd truː tu ˈhɪz ˈprɪn.sɪ.pəlz dɪˈspaɪt ðə ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ænd ˈtempˈteɪ.ʃənz hiː feɪst. Hii rimeynd truu tu hiz prinsipılz dispayt dı çelinciz end tempteyşınz hii feyst.
    Karşılaştığı zorluklara ve cazibelere rağmen ilkelerine sadık kaldı.
    Hiː ˌrɪˈmeɪnd truː tu ˈhɪz ˈprɪn.sɪ.pəlz dɪˈspaɪt ðə ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ænd ˈtempˈteɪ.ʃənz hiː feɪst. Hii rimeynd truu tu hiz prinsipılz dispayt dı çelinciz end tempteyşınz hii feyst.
  • The detective was determined to uncover the true motives behind the elaborate scheme.
    _
    Ðə dɪˈtɛk.tɪv wəz dɪˈtɜː.mɪnd tu ˌʌnˈkʌv.ər ðə truː ˈməʊ.tɪvz bɪˈhaɪnd ðə ɪˈlæb.ər.eɪt skiːm. Dı ditektiv vız ditörmind tu ankavır dı truu mıutivz bihaynd dı ilebıreyt skiim.
    Dedektif, karmaşık planın arkasındaki gerçek nedenleri ortaya çıkarmaya kararlıydı.
    Ðə dɪˈtɛk.tɪv wəz dɪˈtɜː.mɪnd tu ˌʌnˈkʌv.ər ðə truː ˈməʊ.tɪvz bɪˈhaɪnd ðə ɪˈlæb.ər.eɪt skiːm. Dı ditektiv vız ditörmind tu ankavır dı truu mıutivz bihaynd dı ilebıreyt skiim.
  • She conducted experiments to verify the true nature of the elusive substance they had discovered.
    _
    Ʃi kənˈdʌk.tɪd ɪkˈspɛ.rɪ.mənts tu ˈver.ə.faɪ ðə truː ˈneɪ.tʃɚ əv ðə ɪˈluː.sɪv ˈsʌb.stəns ðeɪ hæd dɪˈskʌv.ərd. Şi kındaktid iksperimınts tu verıfay dı truu neyçɚ ıv dı iluusiv sabstıns dey hed diskavırd.
    Zor bulunan maddenin gerçek doğasını doğrulamak için deneyler yaptı.
    Ʃi kənˈdʌk.tɪd ɪkˈspɛ.rɪ.mənts tu ˈver.ə.faɪ ðə truː ˈneɪ.tʃɚ əv ðə ɪˈluː.sɪv ˈsʌb.stəns ðeɪ hæd dɪˈskʌv.ərd. Şi kındaktid iksperimınts tu verıfay dı truu neyçɚ ıv dı iluusiv sabstıns dey hed diskavırd.
  • The scientific community seeks to establish true causality through rigorous testing and empirical evidence, challenging previously held assumptions.
    _
    Ðə ˌsaɪ.ənˈtɪf.ɪk kəˈmjuː.nɪ.ti siːks tu ɪˈstæb.lɪʃ truː kɔːˈzæl.ə.ti ˈθruː ˈrɪɡ.ər.əs ˈtes.tɪŋ ænd ɛmˈpɪ.rɪ.kəl ˈɛ.vɪ.dəns ˈtʃæl.ɪn.dʒɪŋ ˈpriː.vi.əs.li held əˈsʌmp.ʃənz. Dı sayıntifik kımyuuniti siiks tu istebliş truu koozelıti truu riɡırıs testing end empirikıl evidıns çelincing priiviısli held ısampşınz.
    Bilimsel topluluk, daha önce kabul edilen varsayımlara meydan okuyarak, titiz testler ve ampirik kanıtlarla gerçek nedenselliği ortaya koymaya çalışmaktadır.
    Ðə ˌsaɪ.ənˈtɪf.ɪk kəˈmjuː.nɪ.ti siːks tu ɪˈstæb.lɪʃ truː kɔːˈzæl.ə.ti ˈθruː ˈrɪɡ.ər.əs ˈtes.tɪŋ ænd ɛmˈpɪ.rɪ.kəl ˈɛ.vɪ.dəns ˈtʃæl.ɪn.dʒɪŋ ˈpriː.vi.əs.li held əˈsʌmp.ʃənz. Dı sayıntifik kımyuuniti siiks tu istebliş truu koozelıti truu riɡırıs testing end empirikıl evidıns çelincing priiviısli held ısampşınz.
  • Philosophers have long debated the concept of true reality, exploring its implications for human perception and existence.
    _
    ˌfɪˈlɑː.sə.fərz hæv lɒŋ dɪˈbeɪtɪd ðə ˈkɒn.sɛpt əv truː ˈriːˈæl.ɪ.t̬i ɪkˈsplɔːrɪŋ ɪts ˌɪm.plɪˈkeɪ.ʃənz fɔːr ˈhjuː.mən pərˈsep.ʃən ænd ɪɡˈzɪs.təns. Filaasıfırz hev long dibeytid dı konsept ıv truu riielit̬i iksplooring its implikeyşınz foor hyuumın pırsepşın end iɡzistıns.
    Filozoflar, insan algısı ve varoluşu üzerindeki etkilerini keşfederek gerçeklik kavramını uzun zamandır tartışıyorlar.
    ˌfɪˈlɑː.sə.fərz hæv lɒŋ dɪˈbeɪtɪd ðə ˈkɒn.sɛpt əv truː ˈriːˈæl.ɪ.t̬i ɪkˈsplɔːrɪŋ ɪts ˌɪm.plɪˈkeɪ.ʃənz fɔːr ˈhjuː.mən pərˈsep.ʃən ænd ɪɡˈzɪs.təns. Filaasıfırz hev long dibeytid dı konsept ıv truu riielit̬i iksplooring its implikeyşınz foor hyuumın pırsepşın end iɡzistıns.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. true nasıl okunur? true kelimesi yaklaşık olarak «truu» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — truː. Bu sayfada true kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak true kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. true telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. true kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce true ile gerçek cümle örneklerine bakın. true ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise true kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek true ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. true kelimesi için ses eğitmeni. true kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. true içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece true kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için true telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. true Türkçede nasıl telaffuz edilir? true kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «truu», IPA transkripsiyonu truː şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve true içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği true telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. true kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce true ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. true ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. true hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde true kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle true kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada true ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. true içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. true için iki ses. true telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve true kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak true telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. true telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada true sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve true telaffuzunu çevrimdışı çalışın. true kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.