🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: trade

trade, treɪd, treyd - ticaret; anlaşma; zanaat
  • Trade is important for countries to get what they need.
    _
    Treɪd ɪz ɪmˈpɔːr.tənt fɔːr ˈkʌn.triz tu ɡɛt ˈwʌt ðeɪ niːd. Treyd iz impoortınt foor kantriz tu ɡet vat dey niid.
    Ticaret, ülkelerin ihtiyaç duyduklarını alması için önemlidir.
    Treɪd ɪz ɪmˈpɔːr.tənt fɔːr ˈkʌn.triz tu ɡɛt ˈwʌt ðeɪ niːd. Treyd iz impoortınt foor kantriz tu ɡet vat dey niid.
  • She learned how to trade cards with her friends.
    _
    Ʃi ˈlɜːrnd haʊ tu treɪd kɑrdz wɪð hɜːr frɛndz. Şi lörrnd hav tu treyd kardz vid hörr frendz.
    O, arkadaşlarıyla kart değiştirmeyi öğrendi.
    Ʃi ˈlɜːrnd haʊ tu treɪd kɑrdz wɪð hɜːr frɛndz. Şi lörrnd hav tu treyd kardz vid hörr frendz.
  • He wanted to trade his sandwich for an apple.
    _
    Hiː ˈwɑːn.tɪd tu treɪd ˈhɪz ˈsænd.wɪtʃ fɔːr æn ˈæp.əl. Hii vaantid tu treyd hiz sendviç foor en epıl.
    Her, sandviçini elma ile takas etmek istedi.
    Hiː ˈwɑːn.tɪd tu treɪd ˈhɪz ˈsænd.wɪtʃ fɔːr æn ˈæp.əl. Hii vaantid tu treyd hiz sendviç foor en epıl.
  • They trade goods at the local market every week.
    _
    Ðeɪ treɪd ɡʊdz æt ðə ˈloʊ.kəl ˈmɑːr.kɪt ˈɛv.ri wiːk. Dey treyd ɡudz et dı lovkıl maarkit evri viik.
    Her hafta yerel pazarda mal takası yapıyorlar.
    Ðeɪ treɪd ɡʊdz æt ðə ˈloʊ.kəl ˈmɑːr.kɪt ˈɛv.ri wiːk. Dey treyd ɡudz et dı lovkıl maarkit evri viik.
  • International trade allows countries to exchange resources and strengthen economies.
    _
    ˌɪn.tərˈnæʃ.ən.əl treɪd əˈlaʊz ˈkʌn.triz tu ɪksˈʧeɪndʒ ˈriːˈsɔːrsɪz ænd ˈstreŋkθən ɪˈkɒn.ə.miz. Intırneşınıl treyd ılavz kantriz tu iksʧeync riisoorsiz end strengktın ikonımiz.
    Uluslararası ticaret, ülkelerin kaynakları değiştirmelerine ve ekonomileri güçlendirmelerine olanak tanır.
    ˌɪn.tərˈnæʃ.ən.əl treɪd əˈlaʊz ˈkʌn.triz tu ɪksˈʧeɪndʒ ˈriːˈsɔːrsɪz ænd ˈstreŋkθən ɪˈkɒn.ə.miz. Intırneşınıl treyd ılavz kantriz tu iksʧeync riisoorsiz end strengktın ikonımiz.
  • They studied the history of trade routes used by ancient civilizations.
    _
    Ðeɪ ˈstʌd.id ðə ˈhɪs.tər.i əv treɪd ruːts juːzd baɪ ˈeɪn.ʃənt ˌsɪv.ɪ.laɪˈzeɪ.ʃənz. Dey stadid dı histıri ıv treyd ruuts yuuzd bay eynşınt sivilayzeyşınz.
    Onlar eski medeniyetlerin kullandığı ticaret yollarının tarihini incelediler.
    Ðeɪ ˈstʌd.id ðə ˈhɪs.tər.i əv treɪd ruːts juːzd baɪ ˈeɪn.ʃənt ˌsɪv.ɪ.laɪˈzeɪ.ʃənz. Dey stadid dı histıri ıv treyd ruuts yuuzd bay eynşınt sivilayzeyşınz.
  • The fair promotes trade between small local businesses and global suppliers.
    _
    Ðə feər prəˈmoʊts treɪd bɪˈtwiːn smɔːl ˈloʊ.kəl ˈbɪz.nɪsɪz ænd ˈɡloʊ.bəl ˈsəˈplaɪ.ərz. Dı feyar prımovts treyd bitviin smool lovkıl biznisiz end ɡlovbıl sıplayırz.
    Fuar, küçük yerel işletmeler ile küresel tedarikçiler arasındaki ticareti teşvik eder.
    Ðə feər prəˈmoʊts treɪd bɪˈtwiːn smɔːl ˈloʊ.kəl ˈbɪz.nɪsɪz ænd ˈɡloʊ.bəl ˈsəˈplaɪ.ərz. Dı feyar prımovts treyd bitviin smool lovkıl biznisiz end ɡlovbıl sıplayırz.
  • He specializes in the trade of rare and valuable antiques.
    _
    Hiː ˈspɛʃ.əl.aɪz.ɪz ɪn ðə treɪd əv ˈrer ænd ˈvæl.ju.ə.bəl ænˈtiːks. Hii speşılayziz in dı treyd ıv rer end velyuıbıl entiiks.
    O, nadir ve değerli antikaların ticareti konusunda uzmandır.
    Hiː ˈspɛʃ.əl.aɪz.ɪz ɪn ðə treɪd əv ˈrer ænd ˈvæl.ju.ə.bəl ænˈtiːks. Hii speşılayziz in dı treyd ıv rer end velyuıbıl entiiks.
  • The history of trade highlights the interdependence of nations throughout time.
    _
    Ðə ˈhɪs.tər.i əv treɪd ˈhaɪˌlaɪts ðə ˌɪn.tər.dɪˈpen.dəns əv ˈneɪ.ʃənz ˌθruːˈaʊt taɪm. Dı histıri ıv treyd haylayts dı intırdipendıns ıv neyşınz truuavt taym.
    Ticaret tarihi, zaman içinde ulusların karşılıklı bağımlılığını vurgular.
    Ðə ˈhɪs.tər.i əv treɪd ˈhaɪˌlaɪts ðə ˌɪn.tər.dɪˈpen.dəns əv ˈneɪ.ʃənz ˌθruːˈaʊt taɪm. Dı histıri ıv treyd haylayts dı intırdipendıns ıv neyşınz truuavt taym.
  • Trade agreements between nations often include provisions for environmental standards.
    _
    Treɪd əˈɡriː.mənts bɪˈtwiːn ˈneɪ.ʃənz ˈɒf.ən ɪnˈkluːd ˌprəˈvɪʒ.ənz fɔːr ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˈstæn.dərdz. Treyd ıɡriimınts bitviin neyşınz ofın inkluud prıvijınz foor invayrınmentl̩ stendırdz.
    Ülkeler arasındaki ticaret anlaşmaları genellikle çevresel standartlara ilişkin hükümler içerir.
    Treɪd əˈɡriː.mənts bɪˈtwiːn ˈneɪ.ʃənz ˈɒf.ən ɪnˈkluːd ˌprəˈvɪʒ.ənz fɔːr ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˈstæn.dərdz. Treyd ıɡriimınts bitviin neyşınz ofın inkluud prıvijınz foor invayrınmentl̩ stendırdz.
  • The development of global trade networks transformed the way goods and ideas spread.
    _
    Ðə dɪˈvɛl.əp.mənt əv ˈɡloʊ.bəl treɪd ˈnɛt.wɜːrks trænsˈfɔːrmd ðə weɪ ɡʊdz ænd ˌaɪˈdiː.əz spred. Dı divelıpmınt ıv ɡlovbıl treyd netvörrks trensfoormd dı vey ɡudz end aydiiız spred.
    Küresel ticaret ağlarının gelişimi, malların ve fikirlerin yayılma şeklini dönüştürdü.
    Ðə dɪˈvɛl.əp.mənt əv ˈɡloʊ.bəl treɪd ˈnɛt.wɜːrks trænsˈfɔːrmd ðə weɪ ɡʊdz ænd ˌaɪˈdiː.əz spred. Dı divelıpmınt ıv ɡlovbıl treyd netvörrks trensfoormd dı vey ɡudz end aydiiız spred.
  • Sustainable trade practices focus on balancing economic growth with environmental preservation.
    _
    Səˈsteɪ.nə.bəl treɪd ˈpræk.tɪsɪz ˈfoʊ.kəs ɒn ˈbæl.ən.sɪŋ ˌiː.kəˈnɒm.ɪk ɡroʊθ wɪð ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˌprez.ərˈveɪ.ʃən. Sısteynıbıl treyd prektisiz fovkıs on belınsing iikınomik ɡrovt vid invayrınmentl̩ prezırveyşın.
    Sürdürülebilir ticaret uygulamaları, ekonomik büyüme ile çevresel koruma arasında denge sağlamaya odaklanır.
    Səˈsteɪ.nə.bəl treɪd ˈpræk.tɪsɪz ˈfoʊ.kəs ɒn ˈbæl.ən.sɪŋ ˌiː.kəˈnɒm.ɪk ɡroʊθ wɪð ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˌprez.ərˈveɪ.ʃən. Sısteynıbıl treyd prektisiz fovkıs on belınsing iikınomik ɡrovt vid invayrınmentl̩ prezırveyşın.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. trade nasıl okunur? trade kelimesi yaklaşık olarak «treyd» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — treɪd. Bu sayfada trade kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak trade kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. trade telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. trade kelimesiyle cümle. Bu sayfada İngilizce trade kelimesiyle cümle örnekleri toplanmıştır. trade kelimesinin gerçek bağlamlarda nasıl kullanıldığını görebilirsiniz — kısa ve basit cümlelerde ve daha karmaşık yapılarda. Örneklerimizi inceledikten sonra trade ile cümle kurmak kolaylaşacaktır.
  3. trade kelimesi için ses eğitmeni. trade kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. trade içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece trade kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için trade telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. trade Türkçede nasıl telaffuz edilir? trade kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «treyd», IPA transkripsiyonu treɪd şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve trade içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği trade telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. trade kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce trade ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. trade ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. trade hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde trade kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle trade kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada trade ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. trade içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. trade için iki ses. trade telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve trade kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak trade telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. trade telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada trade sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve trade telaffuzunu çevrimdışı çalışın. trade kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.