🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: things

things, θɪŋz, tingz - şeyler; nesneler; meseleler
  • Things like this don’t usually happen to me.
    _
    Θɪŋz laɪk ˈðɪs doʊnt ˈjuː.ʒu.əl.i ˈhæp.ən tu miː. Tingz layk dis dovnt yuujuıli hepın tu mii.
    Böyle şeyler genellikle bana olmaz.
    Θɪŋz laɪk ˈðɪs doʊnt ˈjuː.ʒu.əl.i ˈhæp.ən tu miː. Tingz layk dis dovnt yuujuıli hepın tu mii.
  • The box includes many things, including toys.
    _
    Ðə bɒks ɪnˈkluːdz ˈmen.i θɪŋz ɪnˈkluːd.ɪŋ tɔɪz. Dı boks inkluudz meni tingz inkluuding toyz.
    Kutu oyuncaklar dahil birçok şey içeriyor.
    Ðə bɒks ɪnˈkluːdz ˈmen.i θɪŋz ɪnˈkluːd.ɪŋ tɔɪz. Dı boks inkluudz meni tingz inkluuding toyz.
  • She realized it was a waste of money to buy things she didn’t really need.
    _
    Ʃi ˈriː.ə.laɪzd ɪt wəz eɪ weɪst əv ˈmʌn.i tu baɪ θɪŋz ʃi ˈdɪd.nt ˈriː.ə.li niːd. Şi riiılayzd it vız e veyst ıv mani tu bay tingz şi didnt riiıli niid.
    O, gerçekten ihtiyacı olmayan şeyleri almanın para israfı olduğunu fark etti.
    Ʃi ˈriː.ə.laɪzd ɪt wəz eɪ weɪst əv ˈmʌn.i tu baɪ θɪŋz ʃi ˈdɪd.nt ˈriː.ə.li niːd. Şi riiılayzd it vız e veyst ıv mani tu bay tingz şi didnt riiıli niid.
  • The theory of evolution explains how living things change over time.
    _
    Ðə ˈθiː.ə.ri əv ˌiː.vəˈluː.ʃən ɪkˈspleɪnz haʊ ˈlɪv.ɪŋ θɪŋz tʃeɪndʒ ˈəʊ.vər taɪm. Dı tiiıri ıv iivıluuşın ikspleynz hav living tingz çeync ıuvır taym.
    Evrim teorisi, canlıların zamanla nasıl değiştiğini açıklar.
    Ðə ˈθiː.ə.ri əv ˌiː.vəˈluː.ʃən ɪkˈspleɪnz haʊ ˈlɪv.ɪŋ θɪŋz tʃeɪndʒ ˈəʊ.vər taɪm. Dı tiiıri ıv iivıluuşın ikspleynz hav living tingz çeync ıuvır taym.
  • We should think positively and believe things will get better.
    _
    Wiː ʃʊd θɪŋk ˈpɒz.ɪ.tɪv.li ænd bɪˈliːv θɪŋz wɪl ɡɛt ˈbɛtər. Vii şud tingk pozitivli end biliiv tingz vil ɡet betır.
    Pozitif düşünmeli ve işlerin daha iyi olacağına inanmalıyız.
    Wiː ʃʊd θɪŋk ˈpɒz.ɪ.tɪv.li ænd bɪˈliːv θɪŋz wɪl ɡɛt ˈbɛtər. Vii şud tingk pozitivli end biliiv tingz vil ɡet betır.
  • Great things happen when people work together toward a common goal.
    _
    Ɡreɪt θɪŋz ˈhæp.ən ˈwen ˈpiː.pəl wɝːk təˈɡeð.ər tɔːrd eɪ ˈkɒm.ən ɡoʊl. Ɡreyt tingz hepın ven piipıl vɝk tıɡedır toord e komın ɡovl.
    Büyük şeyler, insanlar ortak bir hedefe doğru birlikte çalıştığında olur.
    Ɡreɪt θɪŋz ˈhæp.ən ˈwen ˈpiː.pəl wɝːk təˈɡeð.ər tɔːrd eɪ ˈkɒm.ən ɡoʊl. Ɡreyt tingz hepın ven piipıl vɝk tıɡedır toord e komın ɡovl.
  • We did a lot of things during our vacation last summer.
    _
    Wiː dɪd eɪ lɒt əv θɪŋz ˈdjʊə.rɪŋ ɑːr veɪˈkeɪ.ʃən læst ˈsʌm.ər. Vii did e lot ıv tingz dyuvaring aar veykeyşın lest samır.
    Geçen yaz tatilimizde birçok şey yaptık.
    Wiː dɪd eɪ lɒt əv θɪŋz ˈdjʊə.rɪŋ ɑːr veɪˈkeɪ.ʃən læst ˈsʌm.ər. Vii did e lot ıv tingz dyuvaring aar veykeyşın lest samır.
  • They decided to live apart for a while to figure things out.
    _
    Ðeɪ dɪˈsaɪdɪd tu lɪv əˈpɑːrt fɔːr eɪ ˈwaɪl tu ˈfɪɡ.jər θɪŋz ɑːt. Dey disaydid tu liv ıpaart foor e vayl tu fiɡyır tingz aat.
    Bir süre ayrı yaşamaya karar verdiler, böylece her şeyi çözebilirler.
    Ðeɪ dɪˈsaɪdɪd tu lɪv əˈpɑːrt fɔːr eɪ ˈwaɪl tu ˈfɪɡ.jər θɪŋz ɑːt. Dey disaydid tu liv ıpaart foor e vayl tu fiɡyır tingz aat.
  • Our bodies are capable of amazing things, but we often take them for granted until something goes wrong.
    _
    Ɑːr ˈbɒd.iz ɑːr ˈkeɪ.pə.bəl əv əˈmeɪ.zɪŋ θɪŋz bʌt wiː ˈɒf.ən teɪk ðɛm fɔːr ɡrænt.ɪd ʌnˈtɪl ˈsʌm.θɪŋ ɡoʊz rɔːŋ. Aar bodiz aar keypıbıl ıv ımeyzing tingz bat vii ofın teyk dem foor ɡrentid antil samting ɡovz roong.
    Bedenlerimiz harika şeyler yapabilir, ama genellikle bir şeyler ters gidene kadar onları hafife alırız.
    Ɑːr ˈbɒd.iz ɑːr ˈkeɪ.pə.bəl əv əˈmeɪ.zɪŋ θɪŋz bʌt wiː ˈɒf.ən teɪk ðɛm fɔːr ɡrænt.ɪd ʌnˈtɪl ˈsʌm.θɪŋ ɡoʊz rɔːŋ. Aar bodiz aar keypıbıl ıv ımeyzing tingz bat vii ofın teyk dem foor ɡrentid antil samting ɡovz roong.
  • The little things in life often bring the most happiness, such as a warm smile or a kind word from a stranger.
    _
    Ðə ˈlɪt.əl θɪŋz ɪn laɪf ˈɒf.ən brɪŋ ðə məʊst ˈhæp.i.nəs sʌtʃ æz eɪ wɔːrm smaɪl ɔːr eɪ kaɪnd wɝːd ˈfrɒm eɪ ˈstreɪndʒər. Dı litıl tingz in layf ofın bring dı mıust hepinıs saç ez e voorm smayl oor e kaynd vɝd from e streyncır.
    Hayatta küçük şeyler genellikle en büyük mutluluğu getirir, örneğin sıcak bir gülümseme veya bir yabancıdan nazik bir kelime.
    Ðə ˈlɪt.əl θɪŋz ɪn laɪf ˈɒf.ən brɪŋ ðə məʊst ˈhæp.i.nəs sʌtʃ æz eɪ wɔːrm smaɪl ɔːr eɪ kaɪnd wɝːd ˈfrɒm eɪ ˈstreɪndʒər. Dı litıl tingz in layf ofın bring dı mıust hepinıs saç ez e voorm smayl oor e kaynd vɝd from e streyncır.
  • She always had a positive attitude, even when things weren’t going as planned, and it made a huge difference to the team.
    _
    Ʃi ˈɔːl.weɪz hæd eɪ ˈpɒz.ɪ.tɪv ˈæt.ɪˌtjuːd ˈiː.vən ˈwen θɪŋz ˈwɜːrnt ˈɡoʊ.ɪŋ æz plænd ænd ɪt meɪd eɪ hjuːdʒ ˈdɪ.fə.rəns tu ðə tiːm. Şi oolveyz hed e pozitiv etityuud iivın ven tingz vörrnt ɡoving ez plend end it meyd e hyuuc difırıns tu dı tiim.
    Her zaman olumlu bir tutumu vardı, işler planlandığı gibi gitmediğinde bile, bu da takım için büyük bir fark yarattı.
    Ʃi ˈɔːl.weɪz hæd eɪ ˈpɒz.ɪ.tɪv ˈæt.ɪˌtjuːd ˈiː.vən ˈwen θɪŋz ˈwɜːrnt ˈɡoʊ.ɪŋ æz plænd ænd ɪt meɪd eɪ hjuːdʒ ˈdɪ.fə.rəns tu ðə tiːm. Şi oolveyz hed e pozitiv etityuud iivın ven tingz vörrnt ɡoving ez plend end it meyd e hyuuc difırıns tu dı tiim.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. things — transkripsiyon ve telaffuz. things kelimesinin fonetik transkripsiyonu: θɪŋz. Türkçede things yaklaşık olarak «tingz» şeklinde okunur. things kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. things kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. things kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda things kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. things içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak things ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. things kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: things içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. things ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. things içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. things kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. things nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «tingz», fonetik transkripsiyon: θɪŋz. Sayfada things içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. things — bağlam ve eşdizimlilikler. things kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce things kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada things ile eşdizimlilikler ve things kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. things kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için things ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. things içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. things ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. things kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, things için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. things içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. things kelimesiyle MP3 indirin. things telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken things dinleyin. things ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.