🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: soon

soon, ˈsuːn, suun - çok yakında; kısa sürede; hemen
  • The flowers will bloom soon after the rain.
    _
    Ðə ˈflaʊərz wɪl bluːm ˈsuːn ˈɑːf.tər ðə ˈreɪn. Dı flavırz vil bluum suun aaftır dı reyn.
    Çiçekler yağmurdan kısa bir süre sonra açacak.
    Ðə ˈflaʊərz wɪl bluːm ˈsuːn ˈɑːf.tər ðə ˈreɪn. Dı flavırz vil bluum suun aaftır dı reyn.
  • She hopes to see her family very soon.
    _
    Ʃi hoʊps tu siː hɜːr ˈfæm.ɪ.li ˈver.i ˈsuːn. Şi hovps tu sii hörr femili veri suun.
    O, ailesini çok yakında görebilmeyi umuyor.
    Ʃi hoʊps tu siː hɜːr ˈfæm.ɪ.li ˈver.i ˈsuːn. Şi hovps tu sii hörr femili veri suun.
  • The bus will arrive soon, so don’t be late.
    _
    Ðə bʌs wɪl əˈraɪv ˈsuːn soʊ doʊnt bi leɪt. Dı bas vil ırayv suun sov dovnt bi leyt.
    Otobüs yakında gelecek, o yüzden geç kalma.
    Ðə bʌs wɪl əˈraɪv ˈsuːn soʊ doʊnt bi leɪt. Dı bas vil ırayv suun sov dovnt bi leyt.
  • We will eat dinner soon, so get ready.
    _
    Wiː wɪl iːt ˈdɪn.ər ˈsuːn soʊ ɡɛt ˈred.i. Vii vil iit dinır suun sov ɡet redi.
    Yakında akşam yemeği yiyeceğiz, o yüzden hazırlan.
    Wiː wɪl iːt ˈdɪn.ər ˈsuːn soʊ ɡɛt ˈred.i. Vii vil iit dinır suun sov ɡet redi.
  • Soon, the leaves will turn orange, signaling the arrival of autumn.
    _
    ˈsuːn ðə liːvz wɪl tɜːrn ˈɔːr.ɪndʒ ˈsɪɡ.nəl.ɪŋ ðə əˈraɪ.vəl əv ˈɔː.təm. Suun dı liivz vil törrn oorinc siɡnıling dı ırayvıl ıv ootım.
    Yakında yapraklar turuncu olacak ve sonbaharın gelişini haber verecek.
    ˈsuːn ðə liːvz wɪl tɜːrn ˈɔːr.ɪndʒ ˈsɪɡ.nəl.ɪŋ ðə əˈraɪ.vəl əv ˈɔː.təm. Suun dı liivz vil törrn oorinc siɡnıling dı ırayvıl ıv ootım.
  • The town will soon host its annual festival, filled with music, food, and laughter.
    _
    Ðə taʊn wɪl ˈsuːn hoʊst ɪts ˈæn.ju.əl ˈfes.tə.vəl fɪld wɪð ˈmjuː.zɪk fuːd ænd ˈlæf.tər. Dı tavn vil suun hovst its enyuıl festıvıl fild vid myuuzik fuud end leftır.
    Şehir yakında müzik, yemek ve kahkahalarla dolu yıllık festivaline ev sahipliği yapacak.
    Ðə taʊn wɪl ˈsuːn hoʊst ɪts ˈæn.ju.əl ˈfes.tə.vəl fɪld wɪð ˈmjuː.zɪk fuːd ænd ˈlæf.tər. Dı tavn vil suun hovst its enyuıl festıvıl fild vid myuuzik fuud end leftır.
  • They will soon learn the truth about what really happened that day.
    _
    Ðeɪ wɪl ˈsuːn lɜːrn ðə truːθ əˈbaʊt ˈwʌt ˈriː.ə.li ˈhæp.ənd ðæt deɪ. Dey vil suun lörrn dı truut ıbavt vat riiıli hepınd det dey.
    Onlar kısa süre içinde o gün gerçekten ne olduğunu öğrenmiş olacaklar.
    Ðeɪ wɪl ˈsuːn lɜːrn ðə truːθ əˈbaʊt ˈwʌt ˈriː.ə.li ˈhæp.ənd ðæt deɪ. Dey vil suun lörrn dı truut ıbavt vat riiıli hepınd det dey.
  • He promised to call her soon after his flight landed safely.
    _
    Hiː ˈprɑː.mɪst tu kɔːl hɜːr ˈsuːn ˈɑːf.tər ˈhɪz ˈflaɪt ˈlændɪd ˈseɪf.li. Hii praamist tu kool hörr suun aaftır hiz flayt lendid seyfli.
    Uçuğunun güvenli bir şekilde inmesinin hemen ardından ona telefon edeceğine söz verdi.
    Hiː ˈprɑː.mɪst tu kɔːl hɜːr ˈsuːn ˈɑːf.tər ˈhɪz ˈflaɪt ˈlændɪd ˈseɪf.li. Hii praamist tu kool hörr suun aaftır hiz flayt lendid seyfli.
  • She realized soon enough that the key to solving the puzzle lay hidden in plain sight.
    _
    Ʃi ˈriː.ə.laɪzd ˈsuːn ɪˈnʌf ðæt ðə kiː tu ˈsɒlv.ɪŋ ðə ˈpʌz.əl leɪ ˈhɪd.ən ɪn pleɪn saɪt. Şi riiılayzd suun inaf det dı kii tu solving dı pazıl ley hidın in pleyn sayt.
    O hemen fark etti ki, bulmacayı çözmenin anahtarı göz önündeydi.
    Ʃi ˈriː.ə.laɪzd ˈsuːn ɪˈnʌf ðæt ðə kiː tu ˈsɒlv.ɪŋ ðə ˈpʌz.əl leɪ ˈhɪd.ən ɪn pleɪn saɪt. Şi riiılayzd suun inaf det dı kii tu solving dı pazıl ley hidın in pleyn sayt.
  • He knew that soon, the city would awaken, bustling with life as the morning sun rose above the horizon.
    _
    Hiː njuː ðæt ˈsuːn ðə ˈsɪt.i wʊd əˈweɪ.kən ˈbʌs.lɪŋ wɪð laɪf æz ðə ˈmɔː.nɪŋ ˈsʌn ˌroʊz əˈbʌv ðə həˈraɪ.zən. Hii nyuu det suun dı siti vud ıveykın basling vid layf ez dı mooning san rovz ıbav dı hırayzın.
    Biliyordu ki yakında şehir uyanacak, sabah güneşi ufkun üstüne yükseldiğinde hayatla dolup taşacak.
    Hiː njuː ðæt ˈsuːn ðə ˈsɪt.i wʊd əˈweɪ.kən ˈbʌs.lɪŋ wɪð laɪf æz ðə ˈmɔː.nɪŋ ˈsʌn ˌroʊz əˈbʌv ðə həˈraɪ.zən. Hii nyuu det suun dı siti vud ıveykın basling vid layf ez dı mooning san rovz ıbav dı hırayzın.
  • The stories of old taught that soon after the first frost, a rare comet would appear, a symbol of change.
    _
    Ðə ˈstɔːr.iz əv əʊld tɔːt ðæt ˈsuːn ˈɑːf.tər ðə ˈfɜːrst ˈfrɒst eɪ ˈrer ˈkɒmɪt wʊd əˈpɪr eɪ ˈsɪm.bəl əv tʃeɪndʒ. Dı stooriz ıv ıuld toot det suun aaftır dı förrst frost e rer komit vud ıpir e simbıl ıv çeync.
    Eski hikayeler, ilk donun ardından kısa süre sonra nadir bir kuyruklu yıldızın görüneceğini, değişimin sembolü olduğunu öğretirdi.
    Ðə ˈstɔːr.iz əv əʊld tɔːt ðæt ˈsuːn ˈɑːf.tər ðə ˈfɜːrst ˈfrɒst eɪ ˈrer ˈkɒmɪt wʊd əˈpɪr eɪ ˈsɪm.bəl əv tʃeɪndʒ. Dı stooriz ıv ıuld toot det suun aaftır dı förrst frost e rer komit vud ıpir e simbıl ıv çeync.
  • The storm clouds began to gather, and soon the sky darkened, signaling an imminent downpour.
    _
    Ðə ˈstɔːrm klaʊdz bɪˈɡæn tu ˈɡæθ.ər ænd ˈsuːn ðə skaɪ ˈdɑːr.kənd ˈsɪɡ.nəl.ɪŋ æn ˈɪm.ɪ.nənt ˈdaʊn.pɔːr. Dı stoorm klavdz biɡen tu ɡetır end suun dı skay daarkınd siɡnıling en iminınt davnpoor.
    Fırtına bulutları toplanmaya başladı ve kısa süre sonra gökyüzü karardı, yaklaşan sağanak yağmuru işaret etti.
    Ðə ˈstɔːrm klaʊdz bɪˈɡæn tu ˈɡæθ.ər ænd ˈsuːn ðə skaɪ ˈdɑːr.kənd ˈsɪɡ.nəl.ɪŋ æn ˈɪm.ɪ.nənt ˈdaʊn.pɔːr. Dı stoorm klavdz biɡen tu ɡetır end suun dı skay daarkınd siɡnıling en iminınt davnpoor.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. soon — transkripsiyon ve telaffuz. soon kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈsuːn. Türkçede soon yaklaşık olarak «suun» şeklinde okunur. soon kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. soon kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. soon kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda soon kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. soon içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak soon ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. soon kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: soon içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. soon ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. soon içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. soon kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. soon nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «suun», fonetik transkripsiyon: ˈsuːn. Sayfada soon içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. soon — bağlam ve eşdizimlilikler. soon kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce soon kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada soon ile eşdizimlilikler ve soon kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. soon kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için soon ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. soon içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. soon ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. soon kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, soon için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. soon içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. soon kelimesiyle MP3 indirin. soon telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken soon dinleyin. soon ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.