🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: saw

saw, sɒ, so - gördü; fark etti; gözlemledi
  • I saw her doing yoga in the park this morning.
    _
    ˈaɪ sɒ hɜːr ˈduː.ɪŋ ˈjoʊɡə ɪn ðə pɑːrk ˈðɪs ˈmɔː.nɪŋ. Ay so hörr duuing yovɡı in dı paark dis mooning.
    Bu sabah onu parkta yoga yaparken gördüm.
    ˈaɪ sɒ hɜːr ˈduː.ɪŋ ˈjoʊɡə ɪn ðə pɑːrk ˈðɪs ˈmɔː.nɪŋ. Ay so hörr duuing yovɡı in dı paark dis mooning.
  • We saw a picture of the galaxy in the book.
    _
    Wiː sɒ eɪ ˈpɪk.tʃər əv ðə ˈɡæl.ək.si ɪn ðə bʊk. Vii so e pikçır ıv dı ɡelıksi in dı buk.
    Kitapta galaksinin bir resmini gördük.
    Wiː sɒ eɪ ˈpɪk.tʃər əv ðə ˈɡæl.ək.si ɪn ðə bʊk. Vii so e pikçır ıv dı ɡelıksi in dı buk.
  • We saw many tourists visiting the temple during our trip to India.
    _
    Wiː sɒ ˈmen.i ˈtʊr.əsts ˈvɪz.ɪ.tɪŋ ðə ˈtem.pəl ˈdjʊə.rɪŋ ɑːr trɪp tu ˈɪn.di.ə. Vii so meni turısts viziting dı tempıl dyuvaring aar trip tu indiı.
    Hindistan gezimiz sırasında tapınağı ziyaret eden birçok turisti gördük.
    Wiː sɒ ˈmen.i ˈtʊr.əsts ˈvɪz.ɪ.tɪŋ ðə ˈtem.pəl ˈdjʊə.rɪŋ ɑːr trɪp tu ˈɪn.di.ə. Vii so meni turısts viziting dı tempıl dyuvaring aar trip tu indiı.
  • She looked ahead and saw the sunrise spreading colors across the horizon.
    _
    Ʃi lʊkt əˈhɛd ænd sɒ ðə ˈsʌn.raɪz ˈspred.ɪŋ ˈkʌl.ərz əˈkrɒs ðə həˈraɪ.zən. Şi lukt ıhed end so dı sanrayz spreding kalırz ıkros dı hırayzın.
    İleriye baktı ve güneşin ufuk boyunca renkleri yaydığını gördü.
    Ʃi lʊkt əˈhɛd ænd sɒ ðə ˈsʌn.raɪz ˈspred.ɪŋ ˈkʌl.ərz əˈkrɒs ðə həˈraɪ.zən. Şi lukt ıhed end so dı sanrayz spreding kalırz ıkros dı hırayzın.
  • The explorers knew they were in danger when they saw the storm approaching.
    _
    Ðə ɪkˈsplɔːrərz njuː ðeɪ ˈwɜːr ɪn ˈdeɪn.dʒər ˈwen ðeɪ sɒ ðə ˈstɔːrm əˈproʊtʃɪŋ. Dı iksploorırz nyuu dey vörr in deyncır ven dey so dı stoorm ıprovçing.
    Kaşifler, fırtınanın yaklaştığını gördüklerinde tehlikede olduklarını anladılar.
    Ðə ɪkˈsplɔːrərz njuː ðeɪ ˈwɜːr ɪn ˈdeɪn.dʒər ˈwen ðeɪ sɒ ðə ˈstɔːrm əˈproʊtʃɪŋ. Dı iksploorırz nyuu dey vörr in deyncır ven dey so dı stoorm ıprovçing.
  • We saw a singer perform at the music festival last weekend.
    _
    Wiː sɒ eɪ ˈsɪŋ.ər pərˈfɔːrm æt ðə ˈmjuː.zɪk ˈfes.tə.vəl læst ˌwiːkˈend. Vii so e singır pırfoorm et dı myuuzik festıvıl lest viikend.
    Geçen hafta sonu müzik festivalinde bir şarkıcı gördük.
    Wiː sɒ eɪ ˈsɪŋ.ər pərˈfɔːrm æt ðə ˈmjuː.zɪk ˈfes.tə.vəl læst ˌwiːkˈend. Vii so e singır pırfoorm et dı myuuzik festıvıl lest viikend.
  • They saw the naked truth about the company's financial situation.
    _
    Ðeɪ sɒ ðə ˈneɪ.kɪd truːθ əˈbaʊt ðə ˈkʌm.pəniz faɪˈnæn.ʃəl ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən. Dey so dı neykid truut ıbavt dı kampıniz faynenşıl siçueyşın.
    Şirketin mali durumu hakkında çıplak gerçeği gördüler.
    Ðeɪ sɒ ðə ˈneɪ.kɪd truːθ əˈbaʊt ðə ˈkʌm.pəniz faɪˈnæn.ʃəl ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən. Dey so dı neykid truut ıbavt dı kampıniz faynenşıl siçueyşın.
  • She saw the palace from a distance as they approached the city.
    _
    Ʃi sɒ ðə ˈpæl.əs ˈfrɒm eɪ ˈdɪs.təns æz ðeɪ əˈproʊtʃt ðə ˈsɪt.i. Şi so dı pelıs from e distıns ez dey ıprovçt dı siti.
    Şehre yaklaştıklarında, sarayı uzaktan gördü.
    Ʃi sɒ ðə ˈpæl.əs ˈfrɒm eɪ ˈdɪs.təns æz ðeɪ əˈproʊtʃt ðə ˈsɪt.i. Şi so dı pelıs from e distıns ez dey ıprovçt dı siti.
  • Within just a few weeks of starting the program, he saw significant improvements in his fitness and energy levels.
    _
    Wɪˈðɪn dʒʌst eɪ fjuː wiːks əv ˈstɑːr.tɪŋ ðə ˈproʊ.ɡræm hiː sɒ sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ɪmˈpruːv.mənts ɪn ˈhɪz ˈfɪt.nəs ænd ˈɛn.ər.dʒi ˈlev.əlz. Vidin cast e fyuu viiks ıv staarting dı provɡrem hii so siɡnifikınt impruuvmınts in hiz fitnıs end enırci levılz.
    Program başlamasından sadece birkaç hafta sonra, fitness ve enerji seviyelerinde önemli gelişmeler gördü.
    Wɪˈðɪn dʒʌst eɪ fjuː wiːks əv ˈstɑːr.tɪŋ ðə ˈproʊ.ɡræm hiː sɒ sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ɪmˈpruːv.mənts ɪn ˈhɪz ˈfɪt.nəs ænd ˈɛn.ər.dʒi ˈlev.əlz. Vidin cast e fyuu viiks ıv staarting dı provɡrem hii so siɡnifikınt impruuvmınts in hiz fitnıs end enırci levılz.
  • After the replacement of the old equipment, the factory saw a significant increase in efficiency and production rates.
    _
    ˈɑːf.tər ðə ˌrɪˈpleɪs.mənt əv ðə əʊld ɪˈkwɪp.mənt ðə ˈfæk.tər.i sɒ eɪ sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ɪnˈkriːs ɪn ɪˈfɪʃ.ən.si ænd ˌprəˈdʌk.ʃən ˈreɪts. Aaftır dı ripleysmınt ıv dı ıuld ikvipmınt dı fektıri so e siɡnifikınt inkriis in ifişınsi end prıdakşın reyts.
    Eski ekipmanın değiştirilmesinden sonra fabrikada verimlilik ve üretim oranlarında önemli bir artış görüldü.
    ˈɑːf.tər ðə ˌrɪˈpleɪs.mənt əv ðə əʊld ɪˈkwɪp.mənt ðə ˈfæk.tər.i sɒ eɪ sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ɪnˈkriːs ɪn ɪˈfɪʃ.ən.si ænd ˌprəˈdʌk.ʃən ˈreɪts. Aaftır dı ripleysmınt ıv dı ıuld ikvipmınt dı fektıri so e siɡnifikınt inkriis in ifişınsi end prıdakşın reyts.
  • Many people saw the situation as a temporary setback, not realizing it would lead to long-term consequences.
    _
    ˈmen.i ˈpiː.pəl sɒ ðə ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən æz eɪ ˈtem.pəˌrer.i ˈset.bæk nɒt ˈriː.ə.laɪ.zɪŋ ɪt wʊd liːd tu ˌlɒŋˈtɜːrm ˈkɒn.sɪ.kwənsɪz. Meni piipıl so dı siçueyşın ez e tempıreri setbek not riiılayzing it vud liid tu longtörrm konsikvınsiz.
    Birçok kişi durumu geçici bir aksilik olarak gördü, bunun uzun vadeli sonuçlara yol açacağını fark etmedi.
    ˈmen.i ˈpiː.pəl sɒ ðə ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən æz eɪ ˈtem.pəˌrer.i ˈset.bæk nɒt ˈriː.ə.laɪ.zɪŋ ɪt wʊd liːd tu ˌlɒŋˈtɜːrm ˈkɒn.sɪ.kwənsɪz. Meni piipıl so dı siçueyşın ez e tempıreri setbek not riiılayzing it vud liid tu longtörrm konsikvınsiz.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. saw — transkripsiyon ve telaffuz. saw kelimesinin fonetik transkripsiyonu: sɒ. Türkçede saw yaklaşık olarak «so» şeklinde okunur. saw kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. saw kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. saw kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce saw ile gerçek cümle örneklerine bakın. saw ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise saw kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek saw ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. saw kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: saw içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. saw ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. saw içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. saw kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. saw nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «so», fonetik transkripsiyon: sɒ. Sayfada saw içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. saw — bağlam ve eşdizimlilikler. saw kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce saw kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada saw ile eşdizimlilikler ve saw kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. saw kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için saw ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. saw içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. saw ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. saw kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, saw için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. saw içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. saw kelimesiyle MP3 indirin. saw telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken saw dinleyin. saw ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.