🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: ran

ran, ˈræn, ren - koştu; acele etti; yönetti
  • The car ran out of gas on the road.
    _
    Ðə kɑːr ˈræn ɑːt əv ɡæs ɒn ðə roʊd. Dı kaar ren aat ıv ɡes on dı rovd.
    Araba, yolda gaz bitince durdu.
    Ðə kɑːr ˈræn ɑːt əv ɡæs ɒn ðə roʊd. Dı kaar ren aat ıv ɡes on dı rovd.
  • The cat ran away to escape the dog.
    _
    Ðə kæt ˈræn əˈweɪ tu ɪˈskeɪp ðə dɒɡ. Dı ket ren ıvey tu iskeyp dı doɡ.
    Kedi, köpekten kaçmak için koştu.
    Ðə kæt ˈræn əˈweɪ tu ɪˈskeɪp ðə dɒɡ. Dı ket ren ıvey tu iskeyp dı doɡ.
  • The meeting ran late, and consequently, we had to reschedule the conference.
    _
    Ðə ˈmiː.tɪŋ ˈræn leɪt ænd ˈkɒn.sɪ.kwənt.li wiː hæd tu ˌriːˈʃɛd.juːl ðə ˈkɒn.fər.əns. Dı miiting ren leyt end konsikvıntli vii hed tu riişedyuul dı konfırıns.
    Toplantı uzadı ve bu nedenle konferansı yeniden planlamak zorunda kaldık.
    Ðə ˈmiː.tɪŋ ˈræn leɪt ænd ˈkɒn.sɪ.kwənt.li wiː hæd tu ˌriːˈʃɛd.juːl ðə ˈkɒn.fər.əns. Dı miiting ren leyt end konsikvıntli vii hed tu riişedyuul dı konfırıns.
  • The horse's tail swished back and forth as it ran.
    _
    Ðə ˈhɔːrs.ɪz teɪl swɪʃt bæk ænd ˈfɔːrθ æz ɪt ˈræn. Dı hoorsiz teyl svişt bek end foort ez it ren.
    At koşarken kuyruğunu sağa sola sallıyordu.
    Ðə ˈhɔːrs.ɪz teɪl swɪʃt bæk ænd ˈfɔːrθ æz ɪt ˈræn. Dı hoorsiz teyl svişt bek end foort ez it ren.
  • The machine stopped working because it ran out of oil.
    _
    Ðə məˈʃiːn ˈstɒpt ˈwɝː.kɪŋ bɪˈkɒz ɪt ˈræn ɑːt əv ɔɪl. Dı mışiin stopt vɝking bikoz it ren aat ıv oyl.
    Makine, yağı bittiği için çalışmayı durdurdu.
    Ðə məˈʃiːn ˈstɒpt ˈwɝː.kɪŋ bɪˈkɒz ɪt ˈræn ɑːt əv ɔɪl. Dı mışiin stopt vɝking bikoz it ren aat ıv oyl.
  • The cat ran quickly across the street, narrowly avoiding the car.
    _
    Ðə kæt ˈræn ˈkwɪk.li əˈkrɒs ðə ˈstriːt ˈnær.oʊ.li əˈvɔɪ.dɪŋ ðə kɑːr. Dı ket ren kvikli ıkros dı striit nerovli ıvoyding dı kaar.
    Kedi hızla caddeden geçti ve arabadan kıl payı kurtuldu.
    Ðə kæt ˈræn ˈkwɪk.li əˈkrɒs ðə ˈstriːt ˈnær.oʊ.li əˈvɔɪ.dɪŋ ðə kɑːr. Dı ket ren kvikli ıkros dı striit nerovli ıvoyding dı kaar.
  • The boy ran to catch the kite that had fallen in the neighbor’s yard.
    _
    Ðə bɔɪ ˈræn tu kætʃ ðə kaɪt ðæt hæd ˈfɔː.lən ɪn ðə ˈneɪ.bərz jɑːrd. Dı boy ren tu keç dı kayt det hed foolın in dı neybırz yaard.
    Çocuk, komşusunun bahçesine düşen uçurtmayı yakalamak için koştu.
    Ðə bɔɪ ˈræn tu kætʃ ðə kaɪt ðæt hæd ˈfɔː.lən ɪn ðə ˈneɪ.bərz jɑːrd. Dı boy ren tu keç dı kayt det hed foolın in dı neybırz yaard.
  • The dog quickly ran to fetch the ball thrown by its owner.
    _
    Ðə dɒɡ ˈkwɪk.li ˈræn tu fetʃ ðə bɔːl ˈθroʊn baɪ ɪts ˈoʊ.nər. Dı doɡ kvikli ren tu feç dı bool trovn bay its ovnır.
    Köpek, sahibi tarafından atılan topu almak için hızla koştu.
    Ðə dɒɡ ˈkwɪk.li ˈræn tu fetʃ ðə bɔːl ˈθroʊn baɪ ɪts ˈoʊ.nər. Dı doɡ kvikli ren tu feç dı bool trovn bay its ovnır.
  • The IT team spent hours installing and configuring the new software to ensure everything ran smoothly.
    _
    Ðə ɪt tiːm spɛnt ˈaʊərz ɪnˈstɔː.lɪŋ ænd kənˈfɪɡ.jər.ɪŋ ðə njuː ˈsɒft.wer tu ɪnˈʃʊr ˈɛv.riˌθɪŋ ˈræn ˈsmuːð.li. Dı it tiim spent avırz instooling end kınfiɡyıring dı nyuu softver tu inşur evriting ren smuudli.
    BT ekibi, her şeyin sorunsuz çalıştığından emin olmak için yeni yazılımı yüklemek ve yapılandırmak için saatler harcadı.
    Ðə ɪt tiːm spɛnt ˈaʊərz ɪnˈstɔː.lɪŋ ænd kənˈfɪɡ.jər.ɪŋ ðə njuː ˈsɒft.wer tu ɪnˈʃʊr ˈɛv.riˌθɪŋ ˈræn ˈsmuːð.li. Dı it tiim spent avırz instooling end kınfiɡyıring dı nyuu softver tu inşur evriting ren smuudli.
  • After a heated debate in parliament, where emotions ran high and the future of the nation was at stake, the resolution was passed by a narrow vote.
    _
    ˈɑːf.tər eɪ ˈhiː.tɪd dɪˈbeɪt ɪn ˈpɑːr.lə.mənt ˈwer ɪˈməʊ.ʃənz ˈræn haɪ ænd ðə ˈfjuː.tʃər əv ðə ˈneɪ.ʃən wəz æt steɪk ðə ˌrez.əˈluː.ʃən wəz pæst baɪ eɪ ˈnær.oʊ voʊt. Aaftır e hiitid dibeyt in paarlımınt ver imıuşınz ren hay end dı fyuuçır ıv dı neyşın vız et steyk dı rezıluuşın vız pest bay e nerov vovt.
    Parlamentoda duyguların yoğun olduğu ve ülkenin geleceğinin tehlikede olduğu hararetli bir tartışmadan sonra karar az farkla kabul edildi.
    ˈɑːf.tər eɪ ˈhiː.tɪd dɪˈbeɪt ɪn ˈpɑːr.lə.mənt ˈwer ɪˈməʊ.ʃənz ˈræn haɪ ænd ðə ˈfjuː.tʃər əv ðə ˈneɪ.ʃən wəz æt steɪk ðə ˌrez.əˈluː.ʃən wəz pæst baɪ eɪ ˈnær.oʊ voʊt. Aaftır e hiitid dibeyt in paarlımınt ver imıuşınz ren hay end dı fyuuçır ıv dı neyşın vız et steyk dı rezıluuşın vız pest bay e nerov vovt.
  • The senior officer was tasked with overseeing the operation, coordinating with multiple teams to ensure everything ran smoothly and according to plan.
    _
    Ðə ˈsiː.ni.ɚ ˈɒf.ɪ.sər wəz tæskt wɪð ˌəʊ.vərˈsiː.ɪŋ ðə ˌɒp.əˈreɪ.ʃən kəʊˈɔː.dɪˌneɪ.tɪŋ wɪð ˈmʌl.tɪ.pəl tiːmz tu ɪnˈʃʊr ˈɛv.riˌθɪŋ ˈræn ˈsmuːð.li ænd əˈkɔː.dɪŋ tu plæn. Dı siiniɚ ofisır vız teskt vid ıuvırsiiing dı opıreyşın kıuoodineyting vid maltipıl tiimz tu inşur evriting ren smuudli end ıkooding tu plen.
    Üst düzey memura operasyonu denetleme ve her şeyin sorunsuz ve planlandığı gibi ilerlemesini sağlamak için birden fazla ekiple koordinasyon kurma görevi verildi.
    Ðə ˈsiː.ni.ɚ ˈɒf.ɪ.sər wəz tæskt wɪð ˌəʊ.vərˈsiː.ɪŋ ðə ˌɒp.əˈreɪ.ʃən kəʊˈɔː.dɪˌneɪ.tɪŋ wɪð ˈmʌl.tɪ.pəl tiːmz tu ɪnˈʃʊr ˈɛv.riˌθɪŋ ˈræn ˈsmuːð.li ænd əˈkɔː.dɪŋ tu plæn. Dı siiniɚ ofisır vız teskt vid ıuvırsiiing dı opıreyşın kıuoodineyting vid maltipıl tiimz tu inşur evriting ren smuudli end ıkooding tu plen.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. ran — transkripsiyon ve telaffuz. ran kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈræn. Türkçede ran yaklaşık olarak «ren» şeklinde okunur. ran kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. ran kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. ran kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda ran kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. ran içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak ran ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. ran kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: ran içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. ran ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. ran içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. ran kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. ran nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «ren», fonetik transkripsiyon: ˈræn. Sayfada ran içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. ran — bağlam ve eşdizimlilikler. ran kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce ran kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada ran ile eşdizimlilikler ve ran kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. ran kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için ran ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. ran içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. ran ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. ran kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, ran için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. ran içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. ran kelimesiyle MP3 indirin. ran telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken ran dinleyin. ran ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.