🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: no

no, nəʊ, nıu - hayır; hiç; değil
  • There is no one here.
    _
    Ðɛr ɪz nəʊ wʌn ˈhɪr. Der iz nıu van hir.
    Burada kimse yok.
    Ðɛr ɪz nəʊ wʌn ˈhɪr. Der iz nıu van hir.
  • She has no time to play.
    _
    Ʃi hæz nəʊ taɪm tu pleɪ. Şi hez nıu taym tu pley.
    Onun oynayacak zamanı yok.
    Ʃi hæz nəʊ taɪm tu pleɪ. Şi hez nıu taym tu pley.
  • There is no milk in the fridge.
    _
    Ðɛr ɪz nəʊ mɪlk ɪn ðə frɪdʒ. Der iz nıu milk in dı fric.
    Buzdolabında süt yok.
    Ðɛr ɪz nəʊ mɪlk ɪn ðə frɪdʒ. Der iz nıu milk in dı fric.
  • I have no money.
    _
    ˈaɪ hæv nəʊ ˈmʌn.i. Ay hev nıu mani.
    Benim param yok.
    ˈaɪ hæv nəʊ ˈmʌn.i. Ay hev nıu mani.
  • There is no reason to worry because the plan is on track.
    _
    Ðɛr ɪz nəʊ ˈriː.zən tu ˈwɜːr.i bɪˈkɒz ðə plæn ɪz ɒn træk. Der iz nıu riizın tu vörri bikoz dı plen iz on trek.
    Endişelenmek için bir neden yok, çünkü plan yolunda.
    Ðɛr ɪz nəʊ ˈriː.zən tu ˈwɜːr.i bɪˈkɒz ðə plæn ɪz ɒn træk. Der iz nıu riizın tu vörri bikoz dı plen iz on trek.
  • He said he had no plans for the weekend.
    _
    Hiː sɛd hiː hæd nəʊ plænz fɔːr ðə ˌwiːkˈend. Hii sed hii hed nıu plenz foor dı viikend.
    Ha hafta sonu için planı olmadığını söyledi.
    Hiː sɛd hiː hæd nəʊ plænz fɔːr ðə ˌwiːkˈend. Hii sed hii hed nıu plenz foor dı viikend.
  • We can’t go to the park because there is no sunshine today.
    _
    Wiː kænt ɡoʊ tu ðə pɑːrk bɪˈkɒz ðɛr ɪz nəʊ ˈsʌn.ʃaɪn təˈdeɪ. Vii kent ɡov tu dı paark bikoz der iz nıu sanşayn tıdey.
    Bugün güneş ışığı olmadığı için parka gidemeyiz.
    Wiː kænt ɡoʊ tu ðə pɑːrk bɪˈkɒz ðɛr ɪz nəʊ ˈsʌn.ʃaɪn təˈdeɪ. Vii kent ɡov tu dı paark bikoz der iz nıu sanşayn tıdey.
  • I have no idea what to do next in the game.
    _
    ˈaɪ hæv nəʊ ˌaɪˈdiː.ə ˈwʌt tu duː nɛkst ɪn ðə ɡeɪm. Ay hev nıu aydiiı vat tu duu nekst in dı ɡeym.
    Oyunda ne yapacağımı bilmiyorum.
    ˈaɪ hæv nəʊ ˌaɪˈdiː.ə ˈwʌt tu duː nɛkst ɪn ðə ɡeɪm. Ay hev nıu aydiiı vat tu duu nekst in dı ɡeym.
  • There’s no reason to be upset; we can always try again and improve next time.
    _
    Ðɛrz nəʊ ˈriː.zən tu bi ʌpˈset wiː kæn ˈɔːl.weɪz traɪ əˈɡɛn ænd ɪmˈpruːv nɛkst taɪm. Derz nıu riizın tu bi apset vii ken oolveyz tray ıɡen end impruuv nekst taym.
    Üzülmek için bir neden yok; her zaman tekrar deneyebilir ve bir dahaki sefere daha iyi hale gelebiliriz.
    Ðɛrz nəʊ ˈriː.zən tu bi ʌpˈset wiː kæn ˈɔːl.weɪz traɪ əˈɡɛn ænd ɪmˈpruːv nɛkst taɪm. Derz nıu riizın tu bi apset vii ken oolveyz tray ıɡen end impruuv nekst taym.
  • She had no interest in joining the team, but after hearing about the exciting opportunities, she changed her mind.
    _
    Ʃi hæd nəʊ ˈɪn.tər.əst ɪn ˈdʒɔɪn.ɪŋ ðə tiːm bʌt ˈɑːf.tər ˈhɪr.ɪŋ əˈbaʊt ðə ɪkˈsaɪ.tɪŋ ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz ʃi tʃeɪndʒd hɜːr maɪnd. Şi hed nıu intırıst in coyning dı tiim bat aaftır hiring ıbavt dı iksayting opırtuunıtiz şi çeyncd hörr maynd.
    Takımın bir parçası olmaya ilgi duymuyordu, ancak heyecan verici fırsatlar hakkında duyduktan sonra fikrini değiştirdi.
    Ʃi hæd nəʊ ˈɪn.tər.əst ɪn ˈdʒɔɪn.ɪŋ ðə tiːm bʌt ˈɑːf.tər ˈhɪr.ɪŋ əˈbaʊt ðə ɪkˈsaɪ.tɪŋ ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz ʃi tʃeɪndʒd hɜːr maɪnd. Şi hed nıu intırıst in coyning dı tiim bat aaftır hiring ıbavt dı iksayting opırtuunıtiz şi çeyncd hörr maynd.
  • There is no way we can finish the project in just one day, but we can at least make significant progress.
    _
    Ðɛr ɪz nəʊ weɪ wiː kæn ˈfɪn.ɪʃ ðə ˈprɑː.dʒekt ɪn dʒʌst wʌn deɪ bʌt wiː kæn æt liːst meɪk sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈprɑː.ɡres. Der iz nıu vey vii ken finiş dı praacekt in cast van dey bat vii ken et liist meyk siɡnifikınt praaɡres.
    Bir günde projeyi tamamlayamayız, ama en azından önemli ilerleme kaydedebiliriz.
    Ðɛr ɪz nəʊ weɪ wiː kæn ˈfɪn.ɪʃ ðə ˈprɑː.dʒekt ɪn dʒʌst wʌn deɪ bʌt wiː kæn æt liːst meɪk sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈprɑː.ɡres. Der iz nıu vey vii ken finiş dı praacekt in cast van dey bat vii ken et liist meyk siɡnifikınt praaɡres.
  • The manager had no choice but to fire the employee after repeated violations of company policy.
    _
    Ðə ˈmæn.ɪdʒər hæd nəʊ tʃɔɪs bʌt tu ˈfaɪər ðə ɪmˈplɔɪ.iː ˈɑːf.tər ˌrɪˈpiː.tɪd ˌvaɪ.əˈleɪ.ʃənz əv ˈkʌm.pəni ˈpɑː.lə.si. Dı menicır hed nıu çoys bat tu fayır dı imployii aaftır ripiitid vayıleyşınz ıv kampıni paalısi.
    Yönetici, şirket politikalarını tekrar tekrar ihlal ettikten sonra çalışanı kovmaktan başka seçeneği yoktu.
    Ðə ˈmæn.ɪdʒər hæd nəʊ tʃɔɪs bʌt tu ˈfaɪər ðə ɪmˈplɔɪ.iː ˈɑːf.tər ˌrɪˈpiː.tɪd ˌvaɪ.əˈleɪ.ʃənz əv ˈkʌm.pəni ˈpɑː.lə.si. Dı menicır hed nıu çoys bat tu fayır dı imployii aaftır ripiitid vayıleyşınz ıv kampıni paalısi.
  • No matter how hard we tried, there was no escaping the fact that the project was far behind schedule.
    _
    Nəʊ ˈmæt.ər haʊ hɑːrd wiː traɪd ðɛr wəz nəʊ ɪˈskeɪ.pɪŋ ðə fækt ðæt ðə ˈprɑː.dʒekt wəz ˈfɑːr bɪˈhaɪnd ˈskedʒ.uːl. Nıu metır hav haard vii trayd der vız nıu iskeyping dı fekt det dı praacekt vız faar bihaynd skecuul.
    Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, projenin programın çok gerisinde olduğu gerçeğinden kaçış yoktu.
    Nəʊ ˈmæt.ər haʊ hɑːrd wiː traɪd ðɛr wəz nəʊ ɪˈskeɪ.pɪŋ ðə fækt ðæt ðə ˈprɑː.dʒekt wəz ˈfɑːr bɪˈhaɪnd ˈskedʒ.uːl. Nıu metır hav haard vii trayd der vız nıu iskeyping dı fekt det dı praacekt vız faar bihaynd skecuul.
  • The research team found no evidence to support their hypothesis, leading them to revise their theory and start over.
    _
    Ðə rɪˈsɜːrtʃ tiːm ˈfaʊnd nəʊ ˈɛ.vɪ.dəns tu ˈsəˈpɔːrt ðɛr haɪˈpɑː.θə.sɪs ˈliː.dɪŋ ðɛm tu rɪˈvaɪz ðɛr ˈθiː.ə.ri ænd stɑːrt ˈəʊ.vər. Dı risörrç tiim favnd nıu evidıns tu sıpoort der haypaatısis liiding dem tu rivayz der tiiıri end staart ıuvır.
    Araştırma ekibi, hipotezlerini destekleyecek hiçbir kanıt bulamadı ve teorilerini yeniden gözden geçirerek baştan başlamak zorunda kaldı.
    Ðə rɪˈsɜːrtʃ tiːm ˈfaʊnd nəʊ ˈɛ.vɪ.dəns tu ˈsəˈpɔːrt ðɛr haɪˈpɑː.θə.sɪs ˈliː.dɪŋ ðɛm tu rɪˈvaɪz ðɛr ˈθiː.ə.ri ænd stɑːrt ˈəʊ.vər. Dı risörrç tiim favnd nıu evidıns tu sıpoort der haypaatısis liiding dem tu rivayz der tiiıri end staart ıuvır.
  • There is no doubt that persistence and hard work are key factors in achieving long-term success.
    _
    Ðɛr ɪz nəʊ daʊt ðæt ˌpɜːrˈsɪs.təns ænd hɑːrd wɝːk ɑːr kiː ˈfæk.tərz ɪn əˈtʃiːv.ɪŋ ˌlɒŋˈtɜːrm səkˈsɛs. Der iz nıu davt det pörrsistıns end haard vɝk aar kii fektırz in ıçiiving longtörrm sıkses.
    Uzun vadeli başarıya ulaşmada azim ve sıkı çalışma önemli faktörler olduğuna hiç şüphe yoktur.
    Ðɛr ɪz nəʊ daʊt ðæt ˌpɜːrˈsɪs.təns ænd hɑːrd wɝːk ɑːr kiː ˈfæk.tərz ɪn əˈtʃiːv.ɪŋ ˌlɒŋˈtɜːrm səkˈsɛs. Der iz nıu davt det pörrsistıns end haard vɝk aar kii fektırz in ıçiiving longtörrm sıkses.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. no — transkripsiyon ve telaffuz. no kelimesinin fonetik transkripsiyonu: nəʊ. Türkçede no yaklaşık olarak «nıu» şeklinde okunur. no kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. no kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. no kelimesiyle cümle. Bu sayfada İngilizce no kelimesiyle cümle örnekleri toplanmıştır. no kelimesinin gerçek bağlamlarda nasıl kullanıldığını görebilirsiniz — kısa ve basit cümlelerde ve daha karmaşık yapılarda. Örneklerimizi inceledikten sonra no ile cümle kurmak kolaylaşacaktır.
  3. no kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: no içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. no ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. no içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. no kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. no nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «nıu», fonetik transkripsiyon: nəʊ. Sayfada no içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. no — bağlam ve eşdizimlilikler. no kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce no kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada no ile eşdizimlilikler ve no kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. no kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için no ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. no içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. no ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. no kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, no için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. no içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. no kelimesiyle MP3 indirin. no telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken no dinleyin. no ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.