🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: music

music, ˈmjuː.zɪk, myuuzik - müzik
  • I like to listen to music every day.
    _
    ˈaɪ laɪk tu ˈlɪs.ən tu ˈmjuː.zɪk ˈɛv.ri deɪ. Ay layk tu lisın tu myuuzik evri dey.
    Her gün müzik dinlemeyi seviyorum.
    ˈaɪ laɪk tu ˈlɪs.ən tu ˈmjuː.zɪk ˈɛv.ri deɪ. Ay layk tu lisın tu myuuzik evri dey.
  • She listens to music while doing her homework.
    _
    Ʃi ˈlɪs.ənz tu ˈmjuː.zɪk ˈwaɪl ˈduː.ɪŋ hɜːr ˈhoʊm.wɜːrk. Şi lisınz tu myuuzik vayl duuing hörr hovmvörrk.
    Ödevini yaparken müzik dinliyor.
    Ʃi ˈlɪs.ənz tu ˈmjuː.zɪk ˈwaɪl ˈduː.ɪŋ hɜːr ˈhoʊm.wɜːrk. Şi lisınz tu myuuzik vayl duuing hörr hovmvörrk.
  • The music at the concert was loud and exciting.
    _
    Ðə ˈmjuː.zɪk æt ðə ˈkɒn.sɜːrt wəz laʊd ænd ɪkˈsaɪ.tɪŋ. Dı myuuzik et dı konsörrt vız lavd end iksayting.
    Konserdeki müzik yüksek sesli ve heyecan vericiydi.
    Ðə ˈmjuː.zɪk æt ðə ˈkɒn.sɜːrt wəz laʊd ænd ɪkˈsaɪ.tɪŋ. Dı myuuzik et dı konsörrt vız lavd end iksayting.
  • The music at the party was very loud.
    _
    Ðə ˈmjuː.zɪk æt ðə ˈpɑːr.ti wəz ˈver.i laʊd. Dı myuuzik et dı paarti vız veri lavd.
    Partideki müzik çok yüksekti.
    Ðə ˈmjuː.zɪk æt ðə ˈpɑːr.ti wəz ˈver.i laʊd. Dı myuuzik et dı paarti vız veri lavd.
  • Classical music has a calming effect and helps some people concentrate better.
    _
    ˈklæs.ɪ.kəl ˈmjuː.zɪk hæz eɪ ˈkɑː.mɪŋ ɪˈfɛkt ænd helps sʌm ˈpiː.pəl ˈkɒn.sən.treɪt ˈbɛtər. Klesikıl myuuzik hez e kaaming ifekt end helps sam piipıl konsıntreyt betır.
    Klasik müzik yatıştırıcı bir etkiye sahiptir ve bazı insanların daha iyi odaklanmasına yardımcı olur.
    ˈklæs.ɪ.kəl ˈmjuː.zɪk hæz eɪ ˈkɑː.mɪŋ ɪˈfɛkt ænd helps sʌm ˈpiː.pəl ˈkɒn.sən.treɪt ˈbɛtər. Klesikıl myuuzik hez e kaaming ifekt end helps sam piipıl konsıntreyt betır.
  • He discovered new music from a different culture that he found fascinating.
    _
    Hiː dɪˈskʌv.ərd njuː ˈmjuː.zɪk ˈfrɒm eɪ ˈdɪ.fə.rənt ˈkʌl.tʃər ðæt hiː ˈfaʊnd ˈfæs.ɪ.neɪ.tɪŋ. Hii diskavırd nyuu myuuzik from e difırınt kalçır det hii favnd fesineyting.
    Başka bir kültürden büyüleyici yeni bir müzik keşfetti.
    Hiː dɪˈskʌv.ərd njuː ˈmjuː.zɪk ˈfrɒm eɪ ˈdɪ.fə.rənt ˈkʌl.tʃər ðæt hiː ˈfaʊnd ˈfæs.ɪ.neɪ.tɪŋ. Hii diskavırd nyuu myuuzik from e difırınt kalçır det hii favnd fesineyting.
  • The music played at the event matched the theme perfectly, creating a festive mood.
    _
    Ðə ˈmjuː.zɪk pleɪd æt ðə ɪˈvɛnt mætʃt ðə θiːm ˈpɜːr.fɪkt.li kriˈeɪtɪŋ eɪ ˈfes.tɪv muːd. Dı myuuzik pleyd et dı ivent meçt dı tiim pörrfiktli krieyting e festiv muud.
    Etkinlikte çalınan müzik temaya mükemmel bir şekilde uydu ve kutlama havası yarattı.
    Ðə ˈmjuː.zɪk pleɪd æt ðə ɪˈvɛnt mætʃt ðə θiːm ˈpɜːr.fɪkt.li kriˈeɪtɪŋ eɪ ˈfes.tɪv muːd. Dı myuuzik pleyd et dı ivent meçt dı tiim pörrfiktli krieyting e festiv muud.
  • Their music blended traditional rhythms with modern beats.
    _
    Ðɛr ˈmjuː.zɪk ˈblɛnd.ɪd trəˈdɪʃ.ən.əl ˈrɪð.əmz wɪð ˈmɑː.dɚn biːts. Der myuuzik blendid trıdişınıl ridımz vid maadɚn biits.
    Müzikleri, geleneksel ritimleri modern beat’lerle harmanladı.
    Ðɛr ˈmjuː.zɪk ˈblɛnd.ɪd trəˈdɪʃ.ən.əl ˈrɪð.əmz wɪð ˈmɑː.dɚn biːts. Der myuuzik blendid trıdişınıl ridımz vid maadɚn biits.
  • The composer’s music blended traditional and modern styles to create something unique.
    _
    Ðə ˈkəm.pəʊ.zərz ˈmjuː.zɪk ˈblɛnd.ɪd trəˈdɪʃ.ən.əl ænd ˈmɑː.dɚn staɪlz tu kriˈeɪt ˈsʌm.θɪŋ juːˈniːk. Dı kımpıuzırz myuuzik blendid trıdişınıl end maadɚn staylz tu krieyt samting yuuniik.
    Bestecinin müziği, geleneksel ve modern tarzları harmanlayarak benzersiz bir şey yarattı.
    Ðə ˈkəm.pəʊ.zərz ˈmjuː.zɪk ˈblɛnd.ɪd trəˈdɪʃ.ən.əl ænd ˈmɑː.dɚn staɪlz tu kriˈeɪt ˈsʌm.θɪŋ juːˈniːk. Dı kımpıuzırz myuuzik blendid trıdişınıl end maadɚn staylz tu krieyt samting yuuniik.
  • The history of music reflects the cultural and social changes of each era.
    _
    Ðə ˈhɪs.tər.i əv ˈmjuː.zɪk rɪˈflekt ðə ˈkʌl.tʃər.əl ænd ˈsoʊ.ʃəl tʃeɪndʒɪz əv iːtʃ ˈɪə.rə. Dı histıri ıv myuuzik riflekt dı kalçırıl end sovşıl çeynciz ıv iiç iyarı.
    Müziğin tarihi, her dönemin kültürel ve sosyal değişimlerini yansıtır.
    Ðə ˈhɪs.tər.i əv ˈmjuː.zɪk rɪˈflekt ðə ˈkʌl.tʃər.əl ænd ˈsoʊ.ʃəl tʃeɪndʒɪz əv iːtʃ ˈɪə.rə. Dı histıri ıv myuuzik riflekt dı kalçırıl end sovşıl çeynciz ıv iiç iyarı.
  • Music is often used as a tool for storytelling, expressing emotions that words cannot.
    _
    ˈmjuː.zɪk ɪz ˈɒf.ən juːzd æz eɪ tuːl fɔːr ˈstɔːr.iˌtel.ɪŋ ɪkˈsprɛsɪŋ ɪˈməʊ.ʃənz ðæt wɝːdz ˈkæn.ɒt. Myuuzik iz ofın yuuzd ez e tuul foor stooriteling ikspresing imıuşınz det vɝdz kenot.
    Müzik, hikaye anlatımı için bir araç olarak sıklıkla kullanılır ve kelimelerle ifade edilemeyen duyguları ifade eder.
    ˈmjuː.zɪk ɪz ˈɒf.ən juːzd æz eɪ tuːl fɔːr ˈstɔːr.iˌtel.ɪŋ ɪkˈsprɛsɪŋ ɪˈməʊ.ʃənz ðæt wɝːdz ˈkæn.ɒt. Myuuzik iz ofın yuuzd ez e tuul foor stooriteling ikspresing imıuşınz det vɝdz kenot.
  • The transformative power of music is evident in its ability to unite and heal.
    _
    Ðə trænsˈfɔːr.mə.tɪv ˈpaʊ.ər əv ˈmjuː.zɪk ɪz ˈɛ.vɪ.dənt ɪn ɪts əˈbɪl.ɪ.ti tu juːˈnaɪt ænd hiːl. Dı trensfoormıtiv pavır ıv myuuzik iz evidınt in its ıbiliti tu yuunayt end hiil.
    Müziğin dönüştürücü gücü, birleştirme ve iyileştirme yeteneğinde açıkça görülür.
    Ðə trænsˈfɔːr.mə.tɪv ˈpaʊ.ər əv ˈmjuː.zɪk ɪz ˈɛ.vɪ.dənt ɪn ɪts əˈbɪl.ɪ.ti tu juːˈnaɪt ænd hiːl. Dı trensfoormıtiv pavır ıv myuuzik iz evidınt in its ıbiliti tu yuunayt end hiil.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. music — transkripsiyon ve telaffuz. music kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈmjuː.zɪk. Türkçede music yaklaşık olarak «myuuzik» şeklinde okunur. music kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. music kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. music kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda music kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. music içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak music ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. music kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: music içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. music ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. music içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. music kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. music nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «myuuzik», fonetik transkripsiyon: ˈmjuː.zɪk. Sayfada music içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. music — bağlam ve eşdizimlilikler. music kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce music kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada music ile eşdizimlilikler ve music kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. music kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için music ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. music içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. music ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. music kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, music için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. music içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. music kelimesiyle MP3 indirin. music telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken music dinleyin. music ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.