🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: knew

knew, njuː, nyuu - biliyordu; bilmişti
  • He knew with certainty that it was going to rain.
    _
    Hiː njuː wɪð ˈsɜr.tən.ti ðæt ɪt wəz ˈɡoʊ.ɪŋ tu ˈreɪn. Hii nyuu vid sɜrtınti det it vız ɡoving tu reyn.
    Yağmur yağacağından emindi.
    Hiː njuː wɪð ˈsɜr.tən.ti ðæt ɪt wəz ˈɡoʊ.ɪŋ tu ˈreɪn. Hii nyuu vid sɜrtınti det it vız ɡoving tu reyn.
  • She had previously visited the museum and knew the best exhibits.
    _
    Ʃi hæd ˈpriː.vi.əs.li ˈvɪz.ɪ.tɪd ðə mjuːˈziː.əm ænd njuː ðə bɛst ɪɡˈzɪ.bɪts. Şi hed priiviısli vizitid dı myuuziiım end nyuu dı best iɡzibits.
    O, daha önce müzeyi ziyaret etmişti ve en iyi sergileri biliyordu.
    Ʃi hæd ˈpriː.vi.əs.li ˈvɪz.ɪ.tɪd ðə mjuːˈziː.əm ænd njuː ðə bɛst ɪɡˈzɪ.bɪts. Şi hed priiviısli vizitid dı myuuziiım end nyuu dı best iɡzibits.
  • She knew how to handle the situation calmly and without stress.
    _
    Ʃi njuː haʊ tu ˈhæn.dəl ðə ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən ˈkɑːm.li ænd wɪˈðaʊt stres. Şi nyuu hav tu hendıl dı siçueyşın kaamli end vidavt stres.
    O, durumu sakin ve stres olmadan nasıl ele alacağını biliyordu.
    Ʃi njuː haʊ tu ˈhæn.dəl ðə ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən ˈkɑːm.li ænd wɪˈðaʊt stres. Şi nyuu hav tu hendıl dı siçueyşın kaamli end vidavt stres.
  • I felt a headache coming, and I knew it was triggered by stress.
    _
    ˈaɪ felt eɪ ˈhed.eɪk ˈkʌmɪŋ ænd ˈaɪ njuː ɪt wəz ˈtrɪɡ.ərd baɪ stres. Ay felt e hedeyk kaming end ay nyuu it vız triɡırd bay stres.
    Baş ağrısının geldiğini hissettim ve bunun stresten kaynaklandığını biliyordum.
    ˈaɪ felt eɪ ˈhed.eɪk ˈkʌmɪŋ ænd ˈaɪ njuː ɪt wəz ˈtrɪɡ.ərd baɪ stres. Ay felt e hedeyk kaming end ay nyuu it vız triɡırd bay stres.
  • He blamed the delay on traffic, but we all knew it was his fault.
    _
    Hiː bleɪmd ðə dɪˈleɪ ɒn ˈtræf.ɪk bʌt wiː ɔːl njuː ɪt wəz ˈhɪz ˈfɔːlt. Hii bleymd dı diley on trefik bat vii ool nyuu it vız hiz foolt.
    Gecikmeyi trafiğe bağladı, ama hepimiz suçun onda olduğunu biliyorduk.
    Hiː bleɪmd ðə dɪˈleɪ ɒn ˈtræf.ɪk bʌt wiː ɔːl njuː ɪt wəz ˈhɪz ˈfɔːlt. Hii bleymd dı diley on trefik bat vii ool nyuu it vız hiz foolt.
  • She knew it was inevitable that he would find out the truth eventually.
    _
    Ʃi njuː ɪt wəz ɪnˈev.ɪ.tə.bəl ðæt hiː wʊd faɪnd ɑːt ðə truːθ ɪˈvɛn.tʃu.ə.li. Şi nyuu it vız inevitıbıl det hii vud faynd aat dı truut ivençuıli.
    O, sonunda gerçeği öğreneceğinin kaçınılmaz olduğunu biliyordu.
    Ʃi njuː ɪt wəz ɪnˈev.ɪ.tə.bəl ðæt hiː wʊd faɪnd ɑːt ðə truːθ ɪˈvɛn.tʃu.ə.li. Şi nyuu it vız inevitıbıl det hii vud faynd aat dı truut ivençuıli.
  • The explorers knew they were in danger when they saw the storm approaching.
    _
    Ðə ɪkˈsplɔːrərz njuː ðeɪ ˈwɜːr ɪn ˈdeɪn.dʒər ˈwen ðeɪ sɒ ðə ˈstɔːrm əˈproʊtʃɪŋ. Dı iksploorırz nyuu dey vörr in deyncır ven dey so dı stoorm ıprovçing.
    Kaşifler, fırtınanın yaklaştığını gördüklerinde tehlikede olduklarını anladılar.
    Ðə ɪkˈsplɔːrərz njuː ðeɪ ˈwɜːr ɪn ˈdeɪn.dʒər ˈwen ðeɪ sɒ ðə ˈstɔːrm əˈproʊtʃɪŋ. Dı iksploorırz nyuu dey vörr in deyncır ven dey so dı stoorm ıprovçing.
  • He took credit for the painting, but everyone knew it was his sister’s work.
    _
    Hiː tʊk ˈkrɛd.ɪt fɔːr ðə ˈpeɪn.tɪŋ bʌt ˈɛv.riˌwʌn njuː ɪt wəz ˈhɪz ˈsɪs.tərz wɝːk. Hii tuk kredit foor dı peynting bat evrivan nyuu it vız hiz sistırz vɝk.
    Tablonun kredisini kendine aldı ama herkes bunun kız kardeşinin işi olduğunu biliyordu.
    Hiː tʊk ˈkrɛd.ɪt fɔːr ðə ˈpeɪn.tɪŋ bʌt ˈɛv.riˌwʌn njuː ɪt wəz ˈhɪz ˈsɪs.tərz wɝːk. Hii tuk kredit foor dı peynting bat evrivan nyuu it vız hiz sistırz vɝk.
  • It’s impressive how much he has learned over the years, especially considering how little he knew when he first started.
    _
    Ɪts ɪmˈpres.ɪv haʊ mʌtʃ hiː hæz ˈlɜːrnd ˈəʊ.vər ðə ˈjɪrz ɪˈspɛʃ.əl.i kənˈsɪd.ərɪŋ haʊ ˈlɪt.əl hiː njuː ˈwen hiː ˈfɜːrst ˈstɑːr.tɪd. Its impresiv hav maç hii hez lörrnd ıuvır dı yirz ispeşıli kınsidıring hav litıl hii nyuu ven hii förrst staartid.
    Yıllar içinde ne kadar öğrendiği, özellikle başlangıçta ne kadar az şey bildiği göz önüne alındığında etkileyici.
    Ɪts ɪmˈpres.ɪv haʊ mʌtʃ hiː hæz ˈlɜːrnd ˈəʊ.vər ðə ˈjɪrz ɪˈspɛʃ.əl.i kənˈsɪd.ərɪŋ haʊ ˈlɪt.əl hiː njuː ˈwen hiː ˈfɜːrst ˈstɑːr.tɪd. Its impresiv hav maç hii hez lörrnd ıuvır dı yirz ispeşıli kınsidıring hav litıl hii nyuu ven hii förrst staartid.
  • They always knew that their friendship would last forever, even though they lived in different parts of the world.
    _
    Ðeɪ ˈɔːl.weɪz njuː ðæt ðɛr ˈfrɛnd.ʃɪp wʊd læst fəˈrɛv.ər ˈiː.vən ˈðoʊ ðeɪ lɪvd ɪn ˈdɪ.fə.rənt pɑːrts əv ðə wɝːld. Dey oolveyz nyuu det der frendşip vud lest fırevır iivın dov dey livd in difırınt paarts ıv dı vɝld.
    Dünyanın farklı yerlerinde yaşıyor olsalar bile, arkadaşlıklarının sonsuza dek süreceğini her zaman biliyorlardı.
    Ðeɪ ˈɔːl.weɪz njuː ðæt ðɛr ˈfrɛnd.ʃɪp wʊd læst fəˈrɛv.ər ˈiː.vən ˈðoʊ ðeɪ lɪvd ɪn ˈdɪ.fə.rənt pɑːrts əv ðə wɝːld. Dey oolveyz nyuu det der frendşip vud lest fırevır iivın dov dey livd in difırınt paarts ıv dı vɝld.
  • He knew that soon, the city would awaken, bustling with life as the morning sun rose above the horizon.
    _
    Hiː njuː ðæt ˈsuːn ðə ˈsɪt.i wʊd əˈweɪ.kən ˈbʌs.lɪŋ wɪð laɪf æz ðə ˈmɔː.nɪŋ ˈsʌn ˌroʊz əˈbʌv ðə həˈraɪ.zən. Hii nyuu det suun dı siti vud ıveykın basling vid layf ez dı mooning san rovz ıbav dı hırayzın.
    Biliyordu ki yakında şehir uyanacak, sabah güneşi ufkun üstüne yükseldiğinde hayatla dolup taşacak.
    Hiː njuː ðæt ˈsuːn ðə ˈsɪt.i wʊd əˈweɪ.kən ˈbʌs.lɪŋ wɪð laɪf æz ðə ˈmɔː.nɪŋ ˈsʌn ˌroʊz əˈbʌv ðə həˈraɪ.zən. Hii nyuu det suun dı siti vud ıveykın basling vid layf ez dı mooning san rovz ıbav dı hırayzın.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. knew — transkripsiyon ve telaffuz. knew kelimesinin fonetik transkripsiyonu: njuː. Türkçede knew yaklaşık olarak «nyuu» şeklinde okunur. knew kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. knew kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. knew kelimesiyle cümle. Bu sayfada İngilizce knew kelimesiyle cümle örnekleri toplanmıştır. knew kelimesinin gerçek bağlamlarda nasıl kullanıldığını görebilirsiniz — kısa ve basit cümlelerde ve daha karmaşık yapılarda. Örneklerimizi inceledikten sonra knew ile cümle kurmak kolaylaşacaktır.
  3. knew kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: knew içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. knew ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. knew içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. knew kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. knew nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «nyuu», fonetik transkripsiyon: njuː. Sayfada knew içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. knew — bağlam ve eşdizimlilikler. knew kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce knew kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada knew ile eşdizimlilikler ve knew kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. knew kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için knew ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. knew içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. knew ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. knew kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, knew için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. knew içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. knew kelimesiyle MP3 indirin. knew telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken knew dinleyin. knew ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.