🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: hour

hour, ˈaʊər, avır - saat; zaman; an
  • I waited for an hour before the bus came.
    _
    ˈaɪ ˈweɪ.tɪd fɔːr æn ˈaʊər bɪˈfɔːr ðə bʌs keɪm. Ay veytid foor en avır bifoor dı bas keym.
    Otobüs gelmeden önce bir saat bekledim.
    ˈaɪ ˈweɪ.tɪd fɔːr æn ˈaʊər bɪˈfɔːr ðə bʌs keɪm. Ay veytid foor en avır bifoor dı bas keym.
  • The movie lasts for one hour and thirty minutes.
    _
    Ðə ˈmuː.vi læsts fɔːr wʌn ˈaʊər ænd ˈθɜːr.ti ˈmɪn.ɪts. Dı muuvi lests foor van avır end törrti minits.
    Film bir saat otuz dakika sürüyor.
    Ðə ˈmuː.vi læsts fɔːr wʌn ˈaʊər ænd ˈθɜːr.ti ˈmɪn.ɪts. Dı muuvi lests foor van avır end törrti minits.
  • She works one hour a day as a tutor.
    _
    Ʃi wɝːks wʌn ˈaʊər eɪ deɪ æz eɪ ˈtuː.tər. Şi vɝks van avır e dey ez e tuutır.
    Günde bir saat öğretmen olarak çalışıyor.
    Ʃi wɝːks wʌn ˈaʊər eɪ deɪ æz eɪ ˈtuː.tər. Şi vɝks van avır e dey ez e tuutır.
  • The walk through the forest took about an hour, but it felt much shorter because of the beautiful scenery.
    _
    Ðə wɔːk ˈθruː ðə ˈfɔːr.ɪst tʊk əˈbaʊt æn ˈaʊər bʌt ɪt felt mʌtʃ ˈʃɔːr.tər bɪˈkɒz əv ðə ˈbjuː.tɪ.fəl ˈsiː.nər.i. Dı vook truu dı foorist tuk ıbavt en avır bat it felt maç şoortır bikoz ıv dı byuutifıl siinıri.
    Ormanda yürüyüş yaklaşık bir saat sürdü, ancak güzel manzara nedeniyle çok daha kısa hissettirdi.
    Ðə wɔːk ˈθruː ðə ˈfɔːr.ɪst tʊk əˈbaʊt æn ˈaʊər bʌt ɪt felt mʌtʃ ˈʃɔːr.tər bɪˈkɒz əv ðə ˈbjuː.tɪ.fəl ˈsiː.nər.i. Dı vook truu dı foorist tuk ıbavt en avır bat it felt maç şoortır bikoz ıv dı byuutifıl siinıri.
  • They agreed to meet at the cafe an hour before the play started to catch up over coffee.
    _
    Ðeɪ əˈɡriːd tu mit æt ðə kæˈfeɪ æn ˈaʊər bɪˈfɔːr ðə pleɪ ˈstɑːr.tɪd tu kætʃ ʌp ˈəʊ.vər ˈkɒf.i. Dey ıɡriid tu mit et dı kefey en avır bifoor dı pley staartid tu keç ap ıuvır kofi.
    Oyundan bir saat önce kafede buluşup kahve eşliğinde sohbet etmeye karar verdiler.
    Ðeɪ əˈɡriːd tu mit æt ðə kæˈfeɪ æn ˈaʊər bɪˈfɔːr ðə pleɪ ˈstɑːr.tɪd tu kætʃ ʌp ˈəʊ.vər ˈkɒf.i. Dey ıɡriid tu mit et dı kefey en avır bifoor dı pley staartid tu keç ap ıuvır kofi.
  • The train was delayed by an hour due to unexpected weather conditions in the mountains.
    _
    Ðə treɪn wəz dɪˈleɪd baɪ æn ˈaʊər djuː tu ˌʌn.ɪkˈspek.tɪd ˈweð.ər kənˈdɪʃ.ənz ɪn ðə ˈmaʊn.tɪnz. Dı treyn vız dileyd bay en avır dyuu tu anikspektid vedır kındişınz in dı mavntinz.
    Dağlardaki beklenmedik hava koşulları nedeniyle tren bir saat gecikti.
    Ðə treɪn wəz dɪˈleɪd baɪ æn ˈaʊər djuː tu ˌʌn.ɪkˈspek.tɪd ˈweð.ər kənˈdɪʃ.ənz ɪn ðə ˈmaʊn.tɪnz. Dı treyn vız dileyd bay en avır dyuu tu anikspektid vedır kındişınz in dı mavntinz.
  • She spent an hour explaining the recipe to her friends, making sure they understood every detail.
    _
    Ʃi spɛnt æn ˈaʊər ɪkˈ.spleɪ.nɪŋ ðə ˈres.ɪ.pi tu hɜːr frɛndz ˈmeɪ.kɪŋ ˈʃʊr ðeɪ ˌʌn.dərˈstʊd ˈɛv.ri ˈdiː.teɪl. Şi spent en avır ikspleyning dı resipi tu hörr frendz meyking şur dey andırstud evri diiteyl.
    Tarifi arkadaşlarına açıklamak için bir saat harcadı ve her detayı anladıklarından emin oldu.
    Ʃi spɛnt æn ˈaʊər ɪkˈ.spleɪ.nɪŋ ðə ˈres.ɪ.pi tu hɜːr frɛndz ˈmeɪ.kɪŋ ˈʃʊr ðeɪ ˌʌn.dərˈstʊd ˈɛv.ri ˈdiː.teɪl. Şi spent en avır ikspleyning dı resipi tu hörr frendz meyking şur dey andırstud evri diiteyl.
  • After spending an hour searching the ancient library, he found the old map that revealed the lost city’s location.
    _
    ˈɑːf.tər ˈspɛn.dɪŋ æn ˈaʊər ˈsɜːr.tʃɪŋ ðə ˈeɪn.ʃənt ˈlaɪ.brer.i hiː ˈfaʊnd ðə əʊld mæp ðæt rɪˈviːld ðə lɒst ˈsɪt.iz loʊˈkeɪ.ʃən. Aaftır spending en avır sörrçing dı eynşınt laybreri hii favnd dı ıuld mep det riviild dı lost sitiz lovkeyşın.
    Eski kütüphanede bir saat aradıktan sonra, kayıp şehrin yerini ortaya çıkaran eski haritayı buldu.
    ˈɑːf.tər ˈspɛn.dɪŋ æn ˈaʊər ˈsɜːr.tʃɪŋ ðə ˈeɪn.ʃənt ˈlaɪ.brer.i hiː ˈfaʊnd ðə əʊld mæp ðæt rɪˈviːld ðə lɒst ˈsɪt.iz loʊˈkeɪ.ʃən. Aaftır spending en avır sörrçing dı eynşınt laybreri hii favnd dı ıuld mep det riviild dı lost sitiz lovkeyşın.
  • The clock on the tower struck the midnight hour, marking the start of a new chapter in her life.
    _
    Ðə klɒk ɒn ðə ˈtaʊ.ər strʌk ðə ˈmɪd.naɪt ˈaʊər ˈmɑːr.kɪŋ ðə stɑːrt əv eɪ njuː ˈtʃæp.tər ɪn hɜːr laɪf. Dı klok on dı tavır strak dı midnayt avır maarking dı staart ıv e nyuu çeptır in hörr layf.
    Kuledeki saat gece yarısını çaldı ve hayatında yeni bir bölümün başlangıcını işaret etti.
    Ðə klɒk ɒn ðə ˈtaʊ.ər strʌk ðə ˈmɪd.naɪt ˈaʊər ˈmɑːr.kɪŋ ðə stɑːrt əv eɪ njuː ˈtʃæp.tər ɪn hɜːr laɪf. Dı klok on dı tavır strak dı midnayt avır maarking dı staart ıv e nyuu çeptır in hörr layf.
  • As the golden hour approached, the light bathed the landscape in a magical glow, perfect for photography.
    _
    Æz ðə ˈɡoʊl.dən ˈaʊər əˈproʊtʃt ðə laɪt beɪðd ðə ˈlænd.skeɪp ɪn eɪ ˈmædʒ.ɪ.kəl ɡloʊ ˈpɜːr.fɪkt fɔːr ˌfəˈtɑː.ɡrə.fi. Ez dı ɡovldın avır ıprovçt dı layt beydd dı lendskeyp in e mecikıl ɡlov pörrfikt foor fıtaaɡrıfi.
    Altın saat yaklaştıkça ışık, manzarayı fotoğraf için mükemmel olan büyülü bir parıltıya boğdu.
    Æz ðə ˈɡoʊl.dən ˈaʊər əˈproʊtʃt ðə laɪt beɪðd ðə ˈlænd.skeɪp ɪn eɪ ˈmædʒ.ɪ.kəl ɡloʊ ˈpɜːr.fɪkt fɔːr ˌfəˈtɑː.ɡrə.fi. Ez dı ɡovldın avır ıprovçt dı layt beydd dı lendskeyp in e mecikıl ɡlov pörrfikt foor fıtaaɡrıfi.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. hour nasıl okunur? hour kelimesi yaklaşık olarak «avır» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — ˈaʊər. Bu sayfada hour kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak hour kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. hour telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. hour kelimesiyle cümle. Bu sayfada İngilizce hour kelimesiyle cümle örnekleri toplanmıştır. hour kelimesinin gerçek bağlamlarda nasıl kullanıldığını görebilirsiniz — kısa ve basit cümlelerde ve daha karmaşık yapılarda. Örneklerimizi inceledikten sonra hour ile cümle kurmak kolaylaşacaktır.
  3. hour kelimesi için ses eğitmeni. hour kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. hour içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece hour kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için hour telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. hour Türkçede nasıl telaffuz edilir? hour kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «avır», IPA transkripsiyonu ˈaʊər şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve hour içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği hour telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. hour kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce hour ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. hour ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. hour hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde hour kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle hour kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada hour ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. hour içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. hour için iki ses. hour telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve hour kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak hour telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. hour telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada hour sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve hour telaffuzunu çevrimdışı çalışın. hour kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.