🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: he

he, hiː, hii - o; adam; kişi
  • He has a dog.
    _
    Hiː hæz eɪ dɒɡ. Hii hez e doɡ.
    Onun bir köpeği var.
    Hiː hæz eɪ dɒɡ. Hii hez e doɡ.
  • He is playing outside.
    _
    Hiː ɪz ˈpleɪ.ɪŋ ˌaʊtˈsaɪd. Hii iz pleying avtsayd.
    O dışarıda oynuyor.
    Hiː ɪz ˈpleɪ.ɪŋ ˌaʊtˈsaɪd. Hii iz pleying avtsayd.
  • He likes soccer.
    _
    Hiː laɪks ˈsɑː.kɚ. Hii layks saakɚ.
    Futbolu sever.
    Hiː laɪks ˈsɑː.kɚ. Hii layks saakɚ.
  • He is my friend.
    _
    Hiː ɪz maɪ frɛnd. Hii iz may frend.
    O benim arkadaşım.
    Hiː ɪz maɪ frɛnd. Hii iz may frend.
  • I don’t know where he went, but he should be back soon.
    _
    ˈaɪ doʊnt noʊ ˈwer hiː ˈwent bʌt hiː ʃʊd bi bæk ˈsuːn. Ay dovnt nov ver hii vent bat hii şud bi bek suun.
    Onun nereye gittiğini bilmiyorum, ama yakında geri dönmeli.
    ˈaɪ doʊnt noʊ ˈwer hiː ˈwent bʌt hiː ʃʊd bi bæk ˈsuːn. Ay dovnt nov ver hii vent bat hii şud bi bek suun.
  • He works at a restaurant, and he enjoys meeting new people every day.
    _
    Hiː wɝːks æt eɪ ˈres.tə.rɑːnt ænd hiː ɪnˈdʒɔɪz ˈmiː.tɪŋ njuː ˈpiː.pəl ˈɛv.ri deɪ. Hii vɝks et e restıraant end hii incoyz miiting nyuu piipıl evri dey.
    O, bir restoranda çalışıyor ve her gün yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanıyor.
    Hiː wɝːks æt eɪ ˈres.tə.rɑːnt ænd hiː ɪnˈdʒɔɪz ˈmiː.tɪŋ njuː ˈpiː.pəl ˈɛv.ri deɪ. Hii vɝks et e restıraant end hii incoyz miiting nyuu piipıl evri dey.
  • Yesterday, he was feeling sick, but today he is much better.
    _
    ˈjestərdeɪ hiː wəz ˈfiː.lɪŋ sɪk bʌt təˈdeɪ hiː ɪz mʌtʃ ˈbɛtər. Yestırdey hii vız fiiling sik bat tıdey hii iz maç betır.
    Dün kendini kötü hissediyordu ama bugün çok daha iyi.
    ˈjestərdeɪ hiː wəz ˈfiː.lɪŋ sɪk bʌt təˈdeɪ hiː ɪz mʌtʃ ˈbɛtər. Yestırdey hii vız fiiling sik bat tıdey hii iz maç betır.
  • He is going to the store to buy some food for dinner.
    _
    Hiː ɪz ˈɡoʊ.ɪŋ tu ðə ˈstɔːr tu baɪ sʌm fuːd fɔːr ˈdɪn.ər. Hii iz ɡoving tu dı stoor tu bay sam fuud foor dinır.
    O, akşam yemeği için yiyecek almak için dükkâna gidiyor.
    Hiː ɪz ˈɡoʊ.ɪŋ tu ðə ˈstɔːr tu baɪ sʌm fuːd fɔːr ˈdɪn.ər. Hii iz ɡoving tu dı stoor tu bay sam fuud foor dinır.
  • He realized that in order to succeed, he would have to take risks and step outside his comfort zone, embracing new opportunities that came his way.
    _
    Hiː ˈriː.ə.laɪzd ðæt ɪn ˈɔːr.dɚ tu səkˈsiːd hiː wʊd hæv tu teɪk rɪsks ænd ˈstep ˌaʊtˈsaɪd ˈhɪz ˈkʌmfət ˈzoʊn ɪmˈbreɪ.sɪŋ njuː ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz ðæt keɪm ˈhɪz weɪ. Hii riiılayzd det in oordɚ tu sıksiid hii vud hev tu teyk risks end step avtsayd hiz kamfıt zovn imbreysing nyuu opırtuunıtiz det keym hiz vey.
    O, başarılı olmak için risk alması ve rahatlık alanından çıkıp karşısına çıkan yeni fırsatları benimsemesi gerektiğini fark etti.
    Hiː ˈriː.ə.laɪzd ðæt ɪn ˈɔːr.dɚ tu səkˈsiːd hiː wʊd hæv tu teɪk rɪsks ænd ˈstep ˌaʊtˈsaɪd ˈhɪz ˈkʌmfət ˈzoʊn ɪmˈbreɪ.sɪŋ njuː ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz ðæt keɪm ˈhɪz weɪ. Hii riiılayzd det in oordɚ tu sıksiid hii vud hev tu teyk risks end step avtsayd hiz kamfıt zovn imbreysing nyuu opırtuunıtiz det keym hiz vey.
  • After years of hard work and sacrifice, he is now in a position where he can make a significant impact on both the industry and the community.
    _
    ˈɑːf.tər ˈjɪrz əv hɑːrd wɝːk ænd ˈsæk.rɪ.faɪs hiː ɪz naʊ ɪn eɪ pəˈzɪʃ.ən ˈwer hiː kæn meɪk eɪ sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈɪm.pækt ɒn boʊθ ðə ˈɪn.də.stri ænd ðə kəˈmjuː.nɪ.ti. Aaftır yirz ıv haard vɝk end sekrifays hii iz nav in e pızişın ver hii ken meyk e siɡnifikınt impekt on bovt dı indıstri end dı kımyuuniti.
    Yıllarca süren sıkı çalışma ve fedakarlıktan sonra, şimdi hem sektörde hem de toplumda önemli bir etki yaratabileceği bir konumda.
    ˈɑːf.tər ˈjɪrz əv hɑːrd wɝːk ænd ˈsæk.rɪ.faɪs hiː ɪz naʊ ɪn eɪ pəˈzɪʃ.ən ˈwer hiː kæn meɪk eɪ sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈɪm.pækt ɒn boʊθ ðə ˈɪn.də.stri ænd ðə kəˈmjuː.nɪ.ti. Aaftır yirz ıv haard vɝk end sekrifays hii iz nav in e pızişın ver hii ken meyk e siɡnifikınt impekt on bovt dı indıstri end dı kımyuuniti.
  • He has spent years building his career, and now that he’s at the top of his field, he’s determined to use his influence to bring about positive change.
    _
    Hiː hæz spɛnt ˈjɪrz ˈbɪl.dɪŋ ˈhɪz kəˈrɪr ænd naʊ ðæt hiːz æt ðə tɑːp əv ˈhɪz fild hiːz dɪˈtɜː.mɪnd tu juːs ˈhɪz ˈɪn.flu.əns tu brɪŋ əˈbaʊt ˈpɒz.ɪ.tɪv tʃeɪndʒ. Hii hez spent yirz bilding hiz kırir end nav det hiiz et dı taap ıv hiz fild hiiz ditörmind tu yuus hiz influıns tu bring ıbavt pozitiv çeync.
    O, kariyerini inşa etmek için yıllar harcadı ve şimdi kendi alanında zirvede olduğu için etkisini olumlu değişim sağlamak için kullanmaya kararlı.
    Hiː hæz spɛnt ˈjɪrz ˈbɪl.dɪŋ ˈhɪz kəˈrɪr ænd naʊ ðæt hiːz æt ðə tɑːp əv ˈhɪz fild hiːz dɪˈtɜː.mɪnd tu juːs ˈhɪz ˈɪn.flu.əns tu brɪŋ əˈbaʊt ˈpɒz.ɪ.tɪv tʃeɪndʒ. Hii hez spent yirz bilding hiz kırir end nav det hiiz et dı taap ıv hiz fild hiiz ditörmind tu yuus hiz influıns tu bring ıbavt pozitiv çeync.
  • It’s impressive how much he has learned over the years, especially considering how little he knew when he first started.
    _
    Ɪts ɪmˈpres.ɪv haʊ mʌtʃ hiː hæz ˈlɜːrnd ˈəʊ.vər ðə ˈjɪrz ɪˈspɛʃ.əl.i kənˈsɪd.ərɪŋ haʊ ˈlɪt.əl hiː njuː ˈwen hiː ˈfɜːrst ˈstɑːr.tɪd. Its impresiv hav maç hii hez lörrnd ıuvır dı yirz ispeşıli kınsidıring hav litıl hii nyuu ven hii förrst staartid.
    Yıllar içinde ne kadar öğrendiği, özellikle başlangıçta ne kadar az şey bildiği göz önüne alındığında etkileyici.
    Ɪts ɪmˈpres.ɪv haʊ mʌtʃ hiː hæz ˈlɜːrnd ˈəʊ.vər ðə ˈjɪrz ɪˈspɛʃ.əl.i kənˈsɪd.ərɪŋ haʊ ˈlɪt.əl hiː njuː ˈwen hiː ˈfɜːrst ˈstɑːr.tɪd. Its impresiv hav maç hii hez lörrnd ıuvır dı yirz ispeşıli kınsidıring hav litıl hii nyuu ven hii förrst staartid.
  • He is known for his ability to solve complex problems, and his reputation in the field continues to grow.
    _
    Hiː ɪz noʊn fɔːr ˈhɪz əˈbɪl.ɪ.ti tu sɒlv ˈkɒm.pleks ˈprɑːb.ləmz ænd ˈhɪz ˌrep.jəˈteɪ.ʃən ɪn ðə fild kənˈtɪn.juːz tu ɡroʊ. Hii iz novn foor hiz ıbiliti tu solv kompleks praablımz end hiz repyıteyşın in dı fild kıntinyuuz tu ɡrov.
    Karmaşık problemleri çözme yeteneği ile tanınır ve bu alandaki itibarı büyümeye devam ediyor.
    Hiː ɪz noʊn fɔːr ˈhɪz əˈbɪl.ɪ.ti tu sɒlv ˈkɒm.pleks ˈprɑːb.ləmz ænd ˈhɪz ˌrep.jəˈteɪ.ʃən ɪn ðə fild kənˈtɪn.juːz tu ɡroʊ. Hii iz novn foor hiz ıbiliti tu solv kompleks praablımz end hiz repyıteyşın in dı fild kıntinyuuz tu ɡrov.
  • Even though he faced many obstacles, he continued to pursue his dream of becoming a successful entrepreneur.
    _
    ˈiː.vən ˈðoʊ hiː feɪst ˈmen.i ˈɑːb.stə.kəlz hiː kənˈtɪn.juːd tu ˈpɝːˈsuː ˈhɪz driːm əv bɪˈkʌm.ɪŋ eɪ səkˈses.fəl ˌɒn.trə.prəˈnɜːr. Iivın dov hii feyst meni aabstıkılz hii kıntinyuud tu pɝsuu hiz driim ıv bikaming e sıksesfıl ontrıprınörr.
    Birçok engele rağmen, başarılı bir girişimci olma hayalini sürdürmeye devam etti.
    ˈiː.vən ˈðoʊ hiː feɪst ˈmen.i ˈɑːb.stə.kəlz hiː kənˈtɪn.juːd tu ˈpɝːˈsuː ˈhɪz driːm əv bɪˈkʌm.ɪŋ eɪ səkˈses.fəl ˌɒn.trə.prəˈnɜːr. Iivın dov hii feyst meni aabstıkılz hii kıntinyuud tu pɝsuu hiz driim ıv bikaming e sıksesfıl ontrıprınörr.
  • He has been working on this project for months, and he is finally seeing the results of his effort.
    _
    Hiː hæz bɪn ˈwɝː.kɪŋ ɒn ˈðɪs ˈprɑː.dʒekt fɔːr mʌnθs ænd hiː ɪz ˈfaɪ.nəl.i ˈsiː.ɪŋ ðə ˈriːˈzʌlts əv ˈhɪz ˈɛf.ərt. Hii hez bin vɝking on dis praacekt foor mants end hii iz faynıli siiing dı riizalts ıv hiz efırt.
    Bu projede aylarca çalıştı ve nihayet çabalarının sonuçlarını görüyor.
    Hiː hæz bɪn ˈwɝː.kɪŋ ɒn ˈðɪs ˈprɑː.dʒekt fɔːr mʌnθs ænd hiː ɪz ˈfaɪ.nəl.i ˈsiː.ɪŋ ðə ˈriːˈzʌlts əv ˈhɪz ˈɛf.ərt. Hii hez bin vɝking on dis praacekt foor mants end hii iz faynıli siiing dı riizalts ıv hiz efırt.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. he — transkripsiyon ve telaffuz. he kelimesinin fonetik transkripsiyonu: hiː. Türkçede he yaklaşık olarak «hii» şeklinde okunur. he kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. he kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. he kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce he ile gerçek cümle örneklerine bakın. he ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise he kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek he ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. he kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: he içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. he ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. he içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. he kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. he nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «hii», fonetik transkripsiyon: hiː. Sayfada he içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. he — bağlam ve eşdizimlilikler. he kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce he kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada he ile eşdizimlilikler ve he kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. he kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için he ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. he içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. he ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. he kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, he için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. he içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. he kelimesiyle MP3 indirin. he telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken he dinleyin. he ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.