🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: hard

hard, hɑːrd, haard - sert; zor; ağır
  • This test is hard, but I will try my best.
    _
    ˈðɪs ˈtest ɪz hɑːrd bʌt ˈaɪ wɪl traɪ maɪ bɛst. Dis test iz haard bat ay vil tray may best.
    Bu test zor, ama elimden gelenin en iyisini yapacağım.
    ˈðɪs ˈtest ɪz hɑːrd bʌt ˈaɪ wɪl traɪ maɪ bɛst. Dis test iz haard bat ay vil tray may best.
  • She works hard to achieve her goals.
    _
    Ʃi wɝːks hɑːrd tu əˈtʃiːv hɜːr ɡoʊlz. Şi vɝks haard tu ıçiiv hörr ɡovlz.
    Zor final sınavlarına hazırlanmak için bütün gece çalıştı.
    Ʃi wɝːks hɑːrd tu əˈtʃiːv hɜːr ɡoʊlz. Şi vɝks haard tu ıçiiv hörr ɡovlz.
  • It is hard to lift this heavy box alone.
    _
    Ɪt ɪz hɑːrd tu lɪft ˈðɪs ˈhev.i bɒks əˈloʊn. It iz haard tu lift dis hevi boks ılovn.
    Bu ağır kutuyu tek başına kaldırmak zor.
    Ɪt ɪz hɑːrd tu lɪft ˈðɪs ˈhev.i bɒks əˈloʊn. It iz haard tu lift dis hevi boks ılovn.
  • Running uphill is very hard for beginners.
    _
    ˈrʌn.ɪŋ ʌpˈhɪl ɪz ˈver.i hɑːrd fɔːr bɪˈɡɪn.ərz. Raning aphil iz veri haard foor biɡinırz.
    Tepede koşmak, yeni başlayanlar için çok zor.
    ˈrʌn.ɪŋ ʌpˈhɪl ɪz ˈver.i hɑːrd fɔːr bɪˈɡɪn.ərz. Raning aphil iz veri haard foor biɡinırz.
  • He studied hard all night to prepare for his final exams, which were very challenging.
    _
    Hiː ˈstʌd.id hɑːrd ɔːl naɪt tu ˌpriːˈper fɔːr ˈhɪz ˈfaɪ.nəl ɪɡˈzæmz ˈwɪtʃ ˈwɜːr ˈver.i ˈtʃæl.ɪn.dʒɪŋ. Hii stadid haard ool nayt tu priiper foor hiz faynıl iɡzemz viç vörr veri çelincing.
    Gece boyunca çok çalışarak final sınavlarına hazırlık yaptı, bunlar çok zorluydu.
    Hiː ˈstʌd.id hɑːrd ɔːl naɪt tu ˌpriːˈper fɔːr ˈhɪz ˈfaɪ.nəl ɪɡˈzæmz ˈwɪtʃ ˈwɜːr ˈver.i ˈtʃæl.ɪn.dʒɪŋ. Hii stadid haard ool nayt tu priiper foor hiz faynıl iɡzemz viç vörr veri çelincing.
  • The problem was so hard that it took us hours to figure out a solution.
    _
    Ðə ˈprɑːb.ləm wəz soʊ hɑːrd ðæt ɪt tʊk ʌs ˈaʊərz tu ˈfɪɡ.jər ɑːt eɪ səˈluː.ʃən. Dı praablım vız sov haard det it tuk as avırz tu fiɡyır aat e sıluuşın.
    Problem o kadar zordu ki bir çözüm bulmamız saatler aldı.
    Ðə ˈprɑːb.ləm wəz soʊ hɑːrd ðæt ɪt tʊk ʌs ˈaʊərz tu ˈfɪɡ.jər ɑːt eɪ səˈluː.ʃən. Dı praablım vız sov haard det it tuk as avırz tu fiɡyır aat e sıluuşın.
  • She found it hard to say goodbye to her old friends when she moved to another city.
    _
    Ʃi ˈfaʊnd ɪt hɑːrd tu seɪ ˌɡʊdˈbaɪ tu hɜːr əʊld frɛndz ˈwen ʃi muːvd tu əˈnʌð.ər ˈsɪt.i. Şi favnd it haard tu sey ɡudbay tu hörr ıuld frendz ven şi muuvd tu ınadır siti.
    Başka bir şehre taşındığında eski arkadaşlarına veda etmekte zorlandı.
    Ʃi ˈfaʊnd ɪt hɑːrd tu seɪ ˌɡʊdˈbaɪ tu hɜːr əʊld frɛndz ˈwen ʃi muːvd tu əˈnʌð.ər ˈsɪt.i. Şi favnd it haard tu sey ɡudbay tu hörr ıuld frendz ven şi muuvd tu ınadır siti.
  • It’s hard to change habits, but it’s worth the effort for a healthier life.
    _
    Ɪts hɑːrd tu tʃeɪndʒ ˈhæb.ɪts bʌt ɪts wɜːrθ ðə ˈɛf.ərt fɔːr eɪ ˈhel.θi.ər laɪf. Its haard tu çeync hebits bat its vörrt dı efırt foor e heltiır layf.
    Alışkanlıkları değiştirmek zordur, ancak daha sağlıklı bir yaşam için çabaya değer.
    Ɪts hɑːrd tu tʃeɪndʒ ˈhæb.ɪts bʌt ɪts wɜːrθ ðə ˈɛf.ərt fɔːr eɪ ˈhel.θi.ər laɪf. Its haard tu çeync hebits bat its vörrt dı efırt foor e heltiır layf.
  • Hard choices define us, often leading to growth we didn’t know was possible.
    _
    Hɑːrd tʃɔɪsɪz dɪˈfaɪn ʌs ˈɒf.ən ˈliː.dɪŋ tu ɡroʊθ wiː ˈdɪd.nt noʊ wəz ˈpɒs.ə.bəl. Haard çoysiz difayn as ofın liiding tu ɡrovt vii didnt nov vız posıbıl.
    Zor seçimler bizi tanımlar ve genellikle mümkün olduğunu bilmediğimiz bir büyümeye yol açar.
    Hɑːrd tʃɔɪsɪz dɪˈfaɪn ʌs ˈɒf.ən ˈliː.dɪŋ tu ɡroʊθ wiː ˈdɪd.nt noʊ wəz ˈpɒs.ə.bəl. Haard çoysiz difayn as ofın liiding tu ɡrovt vii didnt nov vız posıbıl.
  • The hard realities of life in the mountains demanded both physical strength and resilience.
    _
    Ðə hɑːrd ˈriːˈæl.ɪ.tiz əv laɪf ɪn ðə ˈmaʊn.tɪnz dɪˈmænd.ɪd boʊθ ˈfɪz.ɪ.kəl ˈstreŋkθ ænd ˈriːˈzɪl.jəns. Dı haard riielitiz ıv layf in dı mavntinz dimendid bovt fizikıl strengkt end riizilyıns.
    Dağlarda yaşamın zorlu gerçekleri hem fiziksel güç hem de dayanıklılık gerektiriyordu.
    Ðə hɑːrd ˈriːˈæl.ɪ.tiz əv laɪf ɪn ðə ˈmaʊn.tɪnz dɪˈmænd.ɪd boʊθ ˈfɪz.ɪ.kəl ˈstreŋkθ ænd ˈriːˈzɪl.jəns. Dı haard riielitiz ıv layf in dı mavntinz dimendid bovt fizikıl strengkt end riizilyıns.
  • His hard-hitting novel explored the psychological struggles of living under oppression.
    _
    ˈhɪz ˌhɑːrdˈhɪt.ɪŋ ˈnɒv.əl ɪkˈsplɔrd ðə ˌsaɪ.kəˈlɑː.dʒɪ.kəl ˈstrʌɡ.əlz əv ˈlɪv.ɪŋ ˈʌn.dər əˈpreʃ.ən. Hiz haardhiting novıl iksplɔrd dı saykılaacikıl straɡılz ıv living andır ıpreşın.
    Onun sert romanı, baskı altında yaşamanın psikolojik mücadelesini keşfetti.
    ˈhɪz ˌhɑːrdˈhɪt.ɪŋ ˈnɒv.əl ɪkˈsplɔrd ðə ˌsaɪ.kəˈlɑː.dʒɪ.kəl ˈstrʌɡ.əlz əv ˈlɪv.ɪŋ ˈʌn.dər əˈpreʃ.ən. Hiz haardhiting novıl iksplɔrd dı saykılaacikıl straɡılz ıv living andır ıpreşın.
  • Despite the hard circumstances, she found the strength to rebuild her life from scratch.
    _
    Dɪˈspaɪt ðə hɑːrd ˈsɜː.kəm.stæn.sɪz ʃi ˈfaʊnd ðə ˈstreŋkθ tu ˌriːˈbɪld hɜːr laɪf ˈfrɒm skrætʃ. Dispayt dı haard sörkımstensiz şi favnd dı strengkt tu riibild hörr layf from skreç.
    Zor koşullara rağmen, hayatını sıfırdan inşa edecek gücü buldu.
    Dɪˈspaɪt ðə hɑːrd ˈsɜː.kəm.stæn.sɪz ʃi ˈfaʊnd ðə ˈstreŋkθ tu ˌriːˈbɪld hɜːr laɪf ˈfrɒm skrætʃ. Dispayt dı haard sörkımstensiz şi favnd dı strengkt tu riibild hörr layf from skreç.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. hard — transkripsiyon ve telaffuz. hard kelimesinin fonetik transkripsiyonu: hɑːrd. Türkçede hard yaklaşık olarak «haard» şeklinde okunur. hard kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. hard kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. hard kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce hard ile gerçek cümle örneklerine bakın. hard ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise hard kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek hard ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. hard kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: hard içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. hard ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. hard içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. hard kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. hard nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «haard», fonetik transkripsiyon: hɑːrd. Sayfada hard içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. hard — bağlam ve eşdizimlilikler. hard kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce hard kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada hard ile eşdizimlilikler ve hard kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. hard kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için hard ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. hard içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. hard ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. hard kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, hard için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. hard içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. hard kelimesiyle MP3 indirin. hard telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken hard dinleyin. hard ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.