🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: fully

fully, ˈfʊl.i, fuli - tamamen; bütünüyle; eksiksiz
  • He was fully prepared for the exam.
    _
    Hiː wəz ˈfʊl.i ˌpriːˈperd fɔːr ðə ɪɡˈzæm. Hii vız fuli priiperd foor dı iɡzem.
    O, sınav için tamamen hazırdı.
    Hiː wəz ˈfʊl.i ˌpriːˈperd fɔːr ðə ɪɡˈzæm. Hii vız fuli priiperd foor dı iɡzem.
  • The car is now fully repaired and ready to use.
    _
    Ðə kɑːr ɪz naʊ ˈfʊl.i ˌrɪˈperd ænd ˈred.i tu juːs. Dı kaar iz nav fuli riperd end redi tu yuus.
    Araba şimdi tamamen onarıldı ve kullanılmaya hazır.
    Ðə kɑːr ɪz naʊ ˈfʊl.i ˌrɪˈperd ænd ˈred.i tu juːs. Dı kaar iz nav fuli riperd end redi tu yuus.
  • She fully understood the lesson after the teacher explained it again.
    _
    Ʃi ˈfʊl.i ˌʌn.dərˈstʊd ðə ˈles.ən ˈɑːf.tər ðə ˈtiː.tʃɚ ɪkˈ.spleɪnd ɪt əˈɡɛn. Şi fuli andırstud dı lesın aaftır dı tiiçɚ ikspleynd it ıɡen.
    Öğretmen tekrar açıkladıktan sonra dersi tamamen anladı.
    Ʃi ˈfʊl.i ˌʌn.dərˈstʊd ðə ˈles.ən ˈɑːf.tər ðə ˈtiː.tʃɚ ɪkˈ.spleɪnd ɪt əˈɡɛn. Şi fuli andırstud dı lesın aaftır dı tiiçɚ ikspleynd it ıɡen.
  • The room was fully decorated for the party.
    _
    Ðə ˌruːm wəz ˈfʊl.i ˈdɛk.ə.reɪtɪd fɔːr ðə ˈpɑːr.ti. Dı ruum vız fuli dekıreytid foor dı paarti.
    Oda, parti için tamamen dekore edilmişti.
    Ðə ˌruːm wəz ˈfʊl.i ˈdɛk.ə.reɪtɪd fɔːr ðə ˈpɑːr.ti. Dı ruum vız fuli dekıreytid foor dı paarti.
  • The project was fully funded by generous donations from the community.
    _
    Ðə ˈprɑː.dʒekt wəz ˈfʊl.i ˈfʌn.dɪd baɪ ˈdʒɛn.ər.əs doʊˈneɪ.ʃənz ˈfrɒm ðə kəˈmjuː.nɪ.ti. Dı praacekt vız fuli fandid bay cenırıs dovneyşınz from dı kımyuuniti.
    Proje, topluluktan yapılan cömert bağışlarla tamamen finanse edildi.
    Ðə ˈprɑː.dʒekt wəz ˈfʊl.i ˈfʌn.dɪd baɪ ˈdʒɛn.ər.əs doʊˈneɪ.ʃənz ˈfrɒm ðə kəˈmjuː.nɪ.ti. Dı praacekt vız fuli fandid bay cenırıs dovneyşınz from dı kımyuuniti.
  • The house was fully restored to its original beauty after months of work.
    _
    Ðə haʊs wəz ˈfʊl.i ˈriːˈstɔːrd tu ɪts əˈrɪdʒ.ən.əl ˈbjuː.ti ˈɑːf.tər mʌnθs əv wɝːk. Dı havs vız fuli riistoord tu its ıricınıl byuuti aaftır mants ıv vɝk.
    Ev, birkaç aylık çalışmanın ardından orijinal güzelliğine tamamen restore edildi.
    Ðə haʊs wəz ˈfʊl.i ˈriːˈstɔːrd tu ɪts əˈrɪdʒ.ən.əl ˈbjuː.ti ˈɑːf.tər mʌnθs əv wɝːk. Dı havs vız fuli riistoord tu its ıricınıl byuuti aaftır mants ıv vɝk.
  • She was fully aware of the risks involved in the experiment.
    _
    Ʃi wəz ˈfʊl.i əˈwɛər əv ðə rɪsks ɪnˈvɑːlvd ɪn ðə ɪkˈspɛ.rɪ.mənt. Şi vız fuli ıveır ıv dı risks invaalvd in dı iksperimınt.
    O, deneye dahil olan tüm risklerin farkındaydı.
    Ʃi wəz ˈfʊl.i əˈwɛər əv ðə rɪsks ɪnˈvɑːlvd ɪn ðə ɪkˈspɛ.rɪ.mənt. Şi vız fuli ıveır ıv dı risks invaalvd in dı iksperimınt.
  • The team is fully committed to achieving its objectives for the year.
    _
    Ðə tiːm ɪz ˈfʊl.i kəˈmɪt.ɪd tu əˈtʃiːv.ɪŋ ɪts əbˈdʒek.tɪvz fɔːr ðə jɪr. Dı tiim iz fuli kımitid tu ıçiiving its ıbcektivz foor dı yir.
    Takım, bu yılki hedeflerine ulaşmaya tamamen kararlıdır.
    Ðə tiːm ɪz ˈfʊl.i kəˈmɪt.ɪd tu əˈtʃiːv.ɪŋ ɪts əbˈdʒek.tɪvz fɔːr ðə jɪr. Dı tiim iz fuli kımitid tu ıçiiving its ıbcektivz foor dı yir.
  • Being fully engaged in a task often leads to higher levels of productivity and creativity.
    _
    ˈbiːɪŋ ˈfʊl.i ɪnˈɡeɪdʒd ɪn eɪ tæsk ˈɒf.ən liːdz tu ˈhaɪ.ər ˈlev.əlz əv ˌprə.dʌkˈtɪv.ə.ti ænd ˌkriː.eɪˈtɪv.ɪ.ti. Biiing fuli inɡeycd in e tesk ofın liidz tu hayır levılz ıv prıdaktivıti end kriieytiviti.
    Göreve tamamen dahil olmak genellikle daha yüksek verimlilik ve yaratıcılık seviyelerine yol açar.
    ˈbiːɪŋ ˈfʊl.i ɪnˈɡeɪdʒd ɪn eɪ tæsk ˈɒf.ən liːdz tu ˈhaɪ.ər ˈlev.əlz əv ˌprə.dʌkˈtɪv.ə.ti ænd ˌkriː.eɪˈtɪv.ɪ.ti. Biiing fuli inɡeycd in e tesk ofın liidz tu hayır levılz ıv prıdaktivıti end kriieytiviti.
  • Policies must be fully transparent to gain public trust and ensure accountability.
    _
    ˈpɑː.lə.siz mʌst bi ˈfʊl.i trænsˈpær.ənt tu ɡeɪn ˈpʌb.lɪk trʌst ænd ɪnˈʃʊr əˌkaʊn.təˈbɪl.ɪ.ti. Paalısiz mast bi fuli trensperınt tu ɡeyn pablik trast end inşur ıkavntıbiliti.
    Politikalar, kamu güvenini kazanmak ve hesap verebilirliği sağlamak için tamamen şeffaf olmalıdır.
    ˈpɑː.lə.siz mʌst bi ˈfʊl.i trænsˈpær.ənt tu ɡeɪn ˈpʌb.lɪk trʌst ænd ɪnˈʃʊr əˌkaʊn.təˈbɪl.ɪ.ti. Paalısiz mast bi fuli trensperınt tu ɡeyn pablik trast end inşur ıkavntıbiliti.
  • Fully understanding a complex issue often requires extensive research and collaboration.
    _
    ˈfʊl.i ˌʌn.dərˈstæn.dɪŋ eɪ ˈkɒm.pleks ˈɪʃ.uː ˈɒf.ən rɪˈkwaɪərz ɪkˈstɛnsɪv rɪˈsɜːrtʃ ænd kəˌlæb.əˈreɪ.ʃən. Fuli andırstending e kompleks işuu ofın rikvayırz ikstensiv risörrç end kılebıreyşın.
    Kompleks bir sorunu tam olarak anlamak genellikle kapsamlı araştırma ve işbirliği gerektirir.
    ˈfʊl.i ˌʌn.dərˈstæn.dɪŋ eɪ ˈkɒm.pleks ˈɪʃ.uː ˈɒf.ən rɪˈkwaɪərz ɪkˈstɛnsɪv rɪˈsɜːrtʃ ænd kəˌlæb.əˈreɪ.ʃən. Fuli andırstending e kompleks işuu ofın rikvayırz ikstensiv risörrç end kılebıreyşın.
  • A leader must fully consider all perspectives before making a critical decision.
    _
    Eɪ ˈliː.dər mʌst ˈfʊl.i kənˈsɪd.ər ɔːl ˌpɜːrˈspɛk.tɪvz bɪˈfɔːr ˈmeɪ.kɪŋ eɪ ˈkrɪt.ɪ.kəl dɪˈsɪʒən. E liidır mast fuli kınsidır ool pörrspektivz bifoor meyking e kritikıl disijın.
    Bir lider, önemli bir karar vermeden önce tüm bakış açılarını tamamen göz önünde bulundurmalıdır.
    Eɪ ˈliː.dər mʌst ˈfʊl.i kənˈsɪd.ər ɔːl ˌpɜːrˈspɛk.tɪvz bɪˈfɔːr ˈmeɪ.kɪŋ eɪ ˈkrɪt.ɪ.kəl dɪˈsɪʒən. E liidır mast fuli kınsidır ool pörrspektivz bifoor meyking e kritikıl disijın.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. fully nasıl okunur? fully kelimesi yaklaşık olarak «fuli» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — ˈfʊl.i. Bu sayfada fully kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak fully kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. fully telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. fully kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce fully ile gerçek cümle örneklerine bakın. fully ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise fully kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek fully ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. fully kelimesi için ses eğitmeni. fully kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. fully içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece fully kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için fully telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. fully Türkçede nasıl telaffuz edilir? fully kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «fuli», IPA transkripsiyonu ˈfʊl.i şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve fully içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği fully telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. fully kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce fully ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. fully ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. fully hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde fully kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle fully kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada fully ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. fully içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. fully için iki ses. fully telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve fully kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak fully telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. fully telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada fully sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve fully telaffuzunu çevrimdışı çalışın. fully kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.