🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: front

front, ˈfrʌnt, frant - ön; cephe; facade
  • He stood in front of the mirror.
    _
    Hiː ˈstʊd ɪn ˈfrʌnt əv ðə ˈmɪr.ər. Hii stud in frant ıv dı mirır.
    O, aynanın önünde duruyordu.
    Hiː ˈstʊd ɪn ˈfrʌnt əv ðə ˈmɪr.ər. Hii stud in frant ıv dı mirır.
  • The house has a garden in the front.
    _
    Ðə haʊs hæz eɪ ˈɡɑːr.dn ɪn ðə ˈfrʌnt. Dı havs hez e ɡaardn in dı frant.
    Evin önünde bir bahçe var.
    Ðə haʊs hæz eɪ ˈɡɑːr.dn ɪn ðə ˈfrʌnt. Dı havs hez e ɡaardn in dı frant.
  • There is a big tree in front of the school.
    _
    Ðɛr ɪz eɪ bɪɡ triː ɪn ˈfrʌnt əv ðə skuːl. Der iz e biɡ trii in frant ıv dı skuul.
    Okulun önünde büyük bir ağaç var.
    Ðɛr ɪz eɪ bɪɡ triː ɪn ˈfrʌnt əv ðə skuːl. Der iz e biɡ trii in frant ıv dı skuul.
  • She parked the car in front of the shop.
    _
    Ʃi pɑːrkt ðə kɑːr ɪn ˈfrʌnt əv ðə ʃɒp. Şi paarkt dı kaar in frant ıv dı şop.
    Mağazanın önüne arabayı park etti.
    Ʃi pɑːrkt ðə kɑːr ɪn ˈfrʌnt əv ðə ʃɒp. Şi paarkt dı kaar in frant ıv dı şop.
  • They stood at the front of the rally, leading the chant.
    _
    Ðeɪ ˈstʊd æt ðə ˈfrʌnt əv ðə ˈræl.i ˈliː.dɪŋ ðə ˈtʃænt. Dey stud et dı frant ıv dı reli liiding dı çent.
    Rallinin önünde durarak sloganı yönettiler.
    Ðeɪ ˈstʊd æt ðə ˈfrʌnt əv ðə ˈræl.i ˈliː.dɪŋ ðə ˈtʃænt. Dey stud et dı frant ıv dı reli liiding dı çent.
  • The kids played in front of the house while their parents watched from the porch.
    _
    Ðə kɪdz pleɪd ɪn ˈfrʌnt əv ðə haʊs ˈwaɪl ðɛr ˈper.ənts wɒtʃt ˈfrɒm ðə ˈpɔːrtʃ. Dı kidz pleyd in frant ıv dı havs vayl der perınts voçt from dı poorç.
    Çocuklar evin önünde oynarken, ebeveynleri verandadan izliyorlardı.
    Ðə kɪdz pleɪd ɪn ˈfrʌnt əv ðə haʊs ˈwaɪl ðɛr ˈper.ənts wɒtʃt ˈfrɒm ðə ˈpɔːrtʃ. Dı kidz pleyd in frant ıv dı havs vayl der perınts voçt from dı poorç.
  • They put a welcome sign in front of their new store to attract customers.
    _
    Ðeɪ ˈpʊt eɪ ˈwel.kəm saɪn ɪn ˈfrʌnt əv ðɛr njuː ˈstɔːr tu əˈtrækt ˈkʌs.tə.mərz. Dey put e velkım sayn in frant ıv der nyuu stoor tu ıtrekt kastımırz.
    Yeni mağazalarının önüne müşterileri çekmek için hoş geldiniz tabelası koydular.
    Ðeɪ ˈpʊt eɪ ˈwel.kəm saɪn ɪn ˈfrʌnt əv ðɛr njuː ˈstɔːr tu əˈtrækt ˈkʌs.tə.mərz. Dey put e velkım sayn in frant ıv der nyuu stoor tu ıtrekt kastımırz.
  • She sat in the front row at the concert, close enough to see the performers clearly.
    _
    Ʃi sæt ɪn ðə ˈfrʌnt roʊ æt ðə ˈkɒn.sɜːrt kloʊz ɪˈnʌf tu siː ðə pərˈfɔːr.mərz ˈklɪər.li. Şi set in dı frant rov et dı konsörrt klovz inaf tu sii dı pırfoormırz kliyarli.
    Konserde ön sırada oturuyordu, sanatçıları net bir şekilde görebilecek kadar yakındı.
    Ʃi sæt ɪn ðə ˈfrʌnt roʊ æt ðə ˈkɒn.sɜːrt kloʊz ɪˈnʌf tu siː ðə pərˈfɔːr.mərz ˈklɪər.li. Şi set in dı frant rov et dı konsörrt klovz inaf tu sii dı pırfoormırz kliyarli.
  • The soldiers took their positions at the front line before the battle began.
    _
    Ðə ˈsoʊl.dʒərz tʊk ðɛr pəˈzɪʃ.ənz æt ðə ˈfrʌnt laɪn bɪˈfɔːr ðə ˈbæt.əl bɪˈɡæn. Dı sovlcırz tuk der pızişınz et dı frant layn bifoor dı betıl biɡen.
    Askerler savaş başlamadan önce ön saflardaki yerlerini aldılar.
    Ðə ˈsoʊl.dʒərz tʊk ðɛr pəˈzɪʃ.ənz æt ðə ˈfrʌnt laɪn bɪˈfɔːr ðə ˈbæt.əl bɪˈɡæn. Dı sovlcırz tuk der pızişınz et dı frant layn bifoor dı betıl biɡen.
  • The front of the ancient castle was covered in ivy, giving it a mysterious and enchanting look.
    _
    Ðə ˈfrʌnt əv ðə ˈeɪn.ʃənt ˈkæs.l̩ wəz ˈkʌv.ərd ɪn ˈaɪ.vi ˈɡɪv.ɪŋ ɪt eɪ mɪˈstɪə.ri.əs ænd ɪnˈtʃɑːn.tɪŋ lʊk. Dı frant ıv dı eynşınt kesl̩ vız kavırd in ayvi ɡiving it e mistiyariıs end inçaanting luk.
    Eski kalenin ön kısmı sarmaşıkla kaplıydı, ona gizemli ve büyüleyici bir görünüm kazandırıyordu.
    Ðə ˈfrʌnt əv ðə ˈeɪn.ʃənt ˈkæs.l̩ wəz ˈkʌv.ərd ɪn ˈaɪ.vi ˈɡɪv.ɪŋ ɪt eɪ mɪˈstɪə.ri.əs ænd ɪnˈtʃɑːn.tɪŋ lʊk. Dı frant ıv dı eynşınt kesl̩ vız kavırd in ayvi ɡiving it e mistiyariıs end inçaanting luk.
  • He took a bold step to the front, ready to face the challenge with unwavering determination.
    _
    Hiː tʊk eɪ boʊld ˈstep tu ðə ˈfrʌnt ˈred.i tu feɪs ðə ˈtʃæl.ɪndʒ wɪð ʌnˈweɪ.vər.ɪŋ dɪˌtɜː.mɪˈneɪ.ʃən. Hii tuk e bovld step tu dı frant redi tu feys dı çelinc vid anveyvıring ditörmineyşın.
    Öne doğru cesur bir adım attı, sarsılmaz bir kararlılıkla zorluğa karşı durmaya hazır.
    Hiː tʊk eɪ boʊld ˈstep tu ðə ˈfrʌnt ˈred.i tu feɪs ðə ˈtʃæl.ɪndʒ wɪð ʌnˈweɪ.vər.ɪŋ dɪˌtɜː.mɪˈneɪ.ʃən. Hii tuk e bovld step tu dı frant redi tu feys dı çelinc vid anveyvıring ditörmineyşın.
  • The front facade of the building was an intricate blend of modern design and traditional craftsmanship, showcasing the evolution of architecture.
    _
    Ðə ˈfrʌnt fəˈsɑːd əv ðə ˈbɪl.dɪŋ wəz æn ˈɪn.trɪ.kət blɛnd əv ˈmɑː.dɚn dɪˈzaɪn ænd trəˈdɪʃ.ən.əl ˈkræfts.mən.ʃɪp ˈʃəʊ.keɪ.sɪŋ ðə ˌiː.vəˈluː.ʃən əv ˈɑːr.kɪ.tek.tʃər. Dı frant fısaad ıv dı bilding vız en intrikıt blend ıv maadɚn dizayn end trıdişınıl kreftsmınşip şıukeysing dı iivıluuşın ıv aarkitekçır.
    Binadanın ön cephesi, modern tasarım ve geleneksel zanaatkarın karmaşık bir karışımıydı ve mimarinin evrimini sergiliyordu.
    Ðə ˈfrʌnt fəˈsɑːd əv ðə ˈbɪl.dɪŋ wəz æn ˈɪn.trɪ.kət blɛnd əv ˈmɑː.dɚn dɪˈzaɪn ænd trəˈdɪʃ.ən.əl ˈkræfts.mən.ʃɪp ˈʃəʊ.keɪ.sɪŋ ðə ˌiː.vəˈluː.ʃən əv ˈɑːr.kɪ.tek.tʃər. Dı frant fısaad ıv dı bilding vız en intrikıt blend ıv maadɚn dizayn end trıdişınıl kreftsmınşip şıukeysing dı iivıluuşın ıv aarkitekçır.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. front — transkripsiyon ve telaffuz. front kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈfrʌnt. Türkçede front yaklaşık olarak «frant» şeklinde okunur. front kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. front kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. front kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce front ile gerçek cümle örneklerine bakın. front ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise front kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek front ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. front kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: front içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. front ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. front içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. front kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. front nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «frant», fonetik transkripsiyon: ˈfrʌnt. Sayfada front içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. front — bağlam ve eşdizimlilikler. front kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce front kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada front ile eşdizimlilikler ve front kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. front kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için front ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. front içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. front ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. front kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, front için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. front içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. front kelimesiyle MP3 indirin. front telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken front dinleyin. front ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.