🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: far

far, ˈfɑːr, faar - uzak; ırak; ücra
  • He walked far to see the sunset.
    _
    Hiː wɔːkt ˈfɑːr tu siː ðə ˈsʌn.set. Hii vookt faar tu sii dı sanset.
    Gün batımını görmek için uzağa yürüdü.
    Hiː wɔːkt ˈfɑːr tu siː ðə ˈsʌn.set. Hii vookt faar tu sii dı sanset.
  • The park is far from our new house.
    _
    Ðə pɑːrk ɪz ˈfɑːr ˈfrɒm ɑːr njuː haʊs. Dı paark iz faar from aar nyuu havs.
    Park yeni evimizden uzakta.
    Ðə pɑːrk ɪz ˈfɑːr ˈfrɒm ɑːr njuː haʊs. Dı paark iz faar from aar nyuu havs.
  • They live far away.
    _
    Ðeɪ lɪv ˈfɑːr əˈweɪ. Dey liv faar ıvey.
    Uzakta yaşıyorlar.
    Ðeɪ lɪv ˈfɑːr əˈweɪ. Dey liv faar ıvey.
  • The store is far.
    _
    Ðə ˈstɔːr ɪz ˈfɑːr. Dı stoor iz faar.
    Mağaza uzakta.
    Ðə ˈstɔːr ɪz ˈfɑːr. Dı stoor iz faar.
  • I wish I could go far in my career, achieving all my professional goals.
    _
    ˈaɪ wɪʃ ˈaɪ kəd ɡoʊ ˈfɑːr ɪn maɪ kəˈrɪr əˈtʃiːv.ɪŋ ɔːl maɪ ˌprəˈfeʃ.ən.əl ɡoʊlz. Ay viş ay kıd ɡov faar in may kırir ıçiiving ool may prıfeşınıl ɡovlz.
    Kariyerimde çok ilerlemek ve tüm mesleki hedeflerime ulaşmak istiyorum.
    ˈaɪ wɪʃ ˈaɪ kəd ɡoʊ ˈfɑːr ɪn maɪ kəˈrɪr əˈtʃiːv.ɪŋ ɔːl maɪ ˌprəˈfeʃ.ən.əl ɡoʊlz. Ay viş ay kıd ɡov faar in may kırir ıçiiving ool may prıfeşınıl ɡovlz.
  • They built a bridge to connect the far side of the river, improving accessibility for residents.
    _
    Ðeɪ bɪlt eɪ brɪdʒ tu kəˈnɛkt ðə ˈfɑːr saɪd əv ðə ˈrɪv.ər ɪmˈpruːv.ɪŋ əkˌsɛs.əˈbɪl.ɪ.ti fɔːr ˈrez.ɪ.dənts. Dey bilt e bric tu kınekt dı faar sayd ıv dı rivır impruuving ıksesıbiliti foor rezidınts.
    Nehir kenarını bağlamak için bir köprü inşa ettiler ve sakinlerin erişimini iyileştirdiler.
    Ðeɪ bɪlt eɪ brɪdʒ tu kəˈnɛkt ðə ˈfɑːr saɪd əv ðə ˈrɪv.ər ɪmˈpruːv.ɪŋ əkˌsɛs.əˈbɪl.ɪ.ti fɔːr ˈrez.ɪ.dənts. Dey bilt e bric tu kınekt dı faar sayd ıv dı rivır impruuving ıksesıbiliti foor rezidınts.
  • He looks far into the distance, contemplating his future plans.
    _
    Hiː lʊks ˈfɑːr ˈɪn.tu ðə ˈdɪs.təns ˈkɒn.tɛm.pleɪtɪŋ ˈhɪz ˈfjuː.tʃər plænz. Hii luks faar intu dı distıns kontempleyting hiz fyuuçır plenz.
    Uzaklara bakıyor, gelecekteki planlarını düşünüyor.
    Hiː lʊks ˈfɑːr ˈɪn.tu ðə ˈdɪs.təns ˈkɒn.tɛm.pleɪtɪŋ ˈhɪz ˈfjuː.tʃər plænz. Hii luks faar intu dı distıns kontempleyting hiz fyuuçır plenz.
  • She drove far to visit her grandparents during the summer holidays.
    _
    Ʃi drəʊv ˈfɑːr tu ˈvɪz.ɪt hɜːr ˈɡrændˌper.ənts ˈdjʊə.rɪŋ ðə ˈsʌm.ər ˈhɑː.lɪ.deɪz. Şi drıuv faar tu vizit hörr ɡrendperınts dyuvaring dı samır haalideyz.
    Yaz tatillerinde büyükanne ve büyükbabasını ziyaret etmek için uzağa sürdü.
    Ʃi drəʊv ˈfɑːr tu ˈvɪz.ɪt hɜːr ˈɡrændˌper.ənts ˈdjʊə.rɪŋ ðə ˈsʌm.ər ˈhɑː.lɪ.deɪz. Şi drıuv faar tu vizit hörr ɡrendperınts dyuvaring dı samır haalideyz.
  • The economic policies implemented are expected to drive growth far into the future, ensuring long-term prosperity.
    _
    Ðə ˌiː.kəˈnɒm.ɪk ˈpɑː.lə.siz ˈɪm.plə.mənt.ɪd ɑːr ɪkˈspɛk.tɪd tu draɪv ɡroʊθ ˈfɑːr ˈɪn.tu ðə ˈfjuː.tʃər ɪnˈʃʊr.ɪŋ ˌlɒŋˈtɜːrm prɑːˈsper.ɪ.ti. Dı iikınomik paalısiz implımıntid aar ikspektid tu drayv ɡrovt faar intu dı fyuuçır inşuring longtörrm praasperiti.
    O çevreyi seviyor.
    Ðə ˌiː.kəˈnɒm.ɪk ˈpɑː.lə.siz ˈɪm.plə.mənt.ɪd ɑːr ɪkˈspɛk.tɪd tu draɪv ɡroʊθ ˈfɑːr ˈɪn.tu ðə ˈfjuː.tʃər ɪnˈʃʊr.ɪŋ ˌlɒŋˈtɜːrm prɑːˈsper.ɪ.ti. Dı iikınomik paalısiz implımıntid aar ikspektid tu drayv ɡrovt faar intu dı fyuuçır inşuring longtörrm praasperiti.
  • Advances in aerospace technology have enabled humans to travel far beyond Earth's atmosphere, exploring the cosmos.
    _
    Ədˈvɑːn.sɪz ɪn ˈeə.rəʊ.speɪs tekˈnɑː.lə.dʒi hæv ɪˈneɪ.bəld ˈhjuː.mənz tu ˈtræv.əl ˈfɑːr bɪˈjɒnd ɜːrθz ˈæt.məsˌfɪr ɪkˈsplɔːrɪŋ ðə ˈkɒz.mɒs. Idvaansiz in eyarıuspeys teknaalıci hev ineybıld hyuumınz tu trevıl faar biyond örrtz etmısfir iksplooring dı kozmos.
    Uygulanan ekonomik politikaların, uzun vadeli refahı garanti ederek gelecekte büyümeyi artırması bekleniyor.
    Ədˈvɑːn.sɪz ɪn ˈeə.rəʊ.speɪs tekˈnɑː.lə.dʒi hæv ɪˈneɪ.bəld ˈhjuː.mənz tu ˈtræv.əl ˈfɑːr bɪˈjɒnd ɜːrθz ˈæt.məsˌfɪr ɪkˈsplɔːrɪŋ ðə ˈkɒz.mɒs. Idvaansiz in eyarıuspeys teknaalıci hev ineybıld hyuumınz tu trevıl faar biyond örrtz etmısfir iksplooring dı kozmos.
  • The explorers ventured far into the uncharted wilderness, seeking new discoveries and adventures.
    _
    Ðə ɪkˈsplɔːrərz ˈven.tʃərd ˈfɑːr ˈɪn.tu ðə ˌʌnˈtʃɑːr.tɪd ˈwɪl.dər.nəs ˈsiː.kɪŋ njuː dɪˈskʌv.ər.iz ænd ədˈvɛn.tʃərz. Dı iksploorırz vençırd faar intu dı ançaartid vildırnıs siiking nyuu diskavıriz end ıdvençırz.
    Sektörde liderlik rollerini hedefleyerek, mevcut konumunun çok ötesinde hedefler belirledi.
    Ðə ɪkˈsplɔːrərz ˈven.tʃərd ˈfɑːr ˈɪn.tu ðə ˌʌnˈtʃɑːr.tɪd ˈwɪl.dər.nəs ˈsiː.kɪŋ njuː dɪˈskʌv.ər.iz ænd ədˈvɛn.tʃərz. Dı iksploorırz vençırd faar intu dı ançaartid vildırnıs siiking nyuu diskavıriz end ıdvençırz.
  • The signal traveled far to connect remote mountain villages.
    _
    Ðə ˈsɪɡ.nəl ˈtræv.əld ˈfɑːr tu kəˈnɛkt ˌrɪˈmoʊt ˈmaʊn.tɪn ˈvɪl.ɪ.dʒɪz. Dı siɡnıl trevıld faar tu kınekt rimovt mavntin viliciz.
    Sinyal, uzak dağ köylerini bağlamak için çok uzağa gitti.
    Ðə ˈsɪɡ.nəl ˈtræv.əld ˈfɑːr tu kəˈnɛkt ˌrɪˈmoʊt ˈmaʊn.tɪn ˈvɪl.ɪ.dʒɪz. Dı siɡnıl trevıld faar tu kınekt rimovt mavntin viliciz.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. far — transkripsiyon ve telaffuz. far kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈfɑːr. Türkçede far yaklaşık olarak «faar» şeklinde okunur. far kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. far kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. far kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce far ile gerçek cümle örneklerine bakın. far ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise far kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek far ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. far kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: far içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. far ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. far içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. far kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. far nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «faar», fonetik transkripsiyon: ˈfɑːr. Sayfada far içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. far — bağlam ve eşdizimlilikler. far kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce far kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada far ile eşdizimlilikler ve far kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. far kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için far ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. far içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. far ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. far kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, far için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. far içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. far kelimesiyle MP3 indirin. far telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken far dinleyin. far ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.