🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: evidence

evidence, ˈɛ.vɪ.dəns, evidıns - kanıt; delil; işaret
  • The map is evidence he was there.
    _
    Ðə mæp ɪz ˈɛ.vɪ.dəns hiː wəz ðɛr. Dı mep iz evidıns hii vız der.
    Harita, orada olduğunu kanıtlayan bir delildir.
    Ðə mæp ɪz ˈɛ.vɪ.dəns hiː wəz ðɛr. Dı mep iz evidıns hii vız der.
  • There is evidence of rain on the window.
    _
    Ðɛr ɪz ˈɛ.vɪ.dəns əv ˈreɪn ɒn ðə ˈwɪn.doʊ. Der iz evidıns ıv reyn on dı vindov.
    Pencerede yağmur izi var.
    Ðɛr ɪz ˈɛ.vɪ.dəns əv ˈreɪn ɒn ðə ˈwɪn.doʊ. Der iz evidıns ıv reyn on dı vindov.
  • She showed evidence of her work.
    _
    Ʃi ʃəʊd ˈɛ.vɪ.dəns əv hɜːr wɝːk. Şi şıud evidıns ıv hörr vɝk.
    O, çalışmasının kanıtlarını gösterdi.
    Ʃi ʃəʊd ˈɛ.vɪ.dəns əv hɜːr wɝːk. Şi şıud evidıns ıv hörr vɝk.
  • The scientist presented evidence to support his theory about climate change.
    _
    Ðə ˈsaɪ.ən.tɪst ˌpriːˈzent.ɪd ˈɛ.vɪ.dəns tu ˈsəˈpɔːrt ˈhɪz ˈθiː.ə.ri əˈbaʊt ˈklaɪ.mət tʃeɪndʒ. Dı sayıntist priizentid evidıns tu sıpoort hiz tiiıri ıbavt klaymıt çeync.
    Bilim insanı, iklim değişikliği hakkındaki teorisini desteklemek için kanıt sundu.
    Ðə ˈsaɪ.ən.tɪst ˌpriːˈzent.ɪd ˈɛ.vɪ.dəns tu ˈsəˈpɔːrt ˈhɪz ˈθiː.ə.ri əˈbaʊt ˈklaɪ.mət tʃeɪndʒ. Dı sayıntist priizentid evidıns tu sıpoort hiz tiiıri ıbavt klaymıt çeync.
  • Police are searching for evidence to solve the mystery of the missing person.
    _
    ˌpəˈliːs ɑːr ˈsɜːr.tʃɪŋ fɔːr ˈɛ.vɪ.dəns tu sɒlv ðə ˈmɪs.tər.i əv ðə ˈmɪs.ɪŋ ˈpɜːr.sən. Pıliis aar sörrçing foor evidıns tu solv dı mistıri ıv dı mising pörrsın.
    Polis, kaybolan kişinin gizemini çözmek için delil arıyor.
    ˌpəˈliːs ɑːr ˈsɜːr.tʃɪŋ fɔːr ˈɛ.vɪ.dəns tu sɒlv ðə ˈmɪs.tər.i əv ðə ˈmɪs.ɪŋ ˈpɜːr.sən. Pıliis aar sörrçing foor evidıns tu solv dı mistıri ıv dı mising pörrsın.
  • The report contains strong evidence that exercise improves mental health.
    _
    Ðə ˌrɪˈpɔːrt kənˈteɪnz strɔːŋ ˈɛ.vɪ.dəns ðæt ˈɛk.sə.saɪz ɪmˈpruːvz ˈmen.təl helθ. Dı ripoort kınteynz stroong evidıns det eksısayz impruuvz mentıl helt.
    Rapor, egzersizin zihinsel sağlığı iyileştirdiğine dair güçlü kanıtlar içeriyor.
    Ðə ˌrɪˈpɔːrt kənˈteɪnz strɔːŋ ˈɛ.vɪ.dəns ðæt ˈɛk.sə.saɪz ɪmˈpruːvz ˈmen.təl helθ. Dı ripoort kınteynz stroong evidıns det eksısayz impruuvz mentıl helt.
  • They gathered evidence from ancient ruins to understand how people lived in the past.
    _
    Ðeɪ ˈɡæθ.ərd ˈɛ.vɪ.dəns ˈfrɒm ˈeɪn.ʃənt ˈruː.ɪnz tu ˌʌn.dərˈstænd haʊ ˈpiː.pəl lɪvd ɪn ðə pæst. Dey ɡetırd evidıns from eynşınt ruuinz tu andırstend hav piipıl livd in dı pest.
    Onlar, insanların geçmişte nasıl yaşadığını anlamak için antik harabelerden kanıt topladılar.
    Ðeɪ ˈɡæθ.ərd ˈɛ.vɪ.dəns ˈfrɒm ˈeɪn.ʃənt ˈruː.ɪnz tu ˌʌn.dərˈstænd haʊ ˈpiː.pəl lɪvd ɪn ðə pæst. Dey ɡetırd evidıns from eynşınt ruuinz tu andırstend hav piipıl livd in dı pest.
  • Archaeologists uncovered new evidence that sheds light on the trade routes of ancient civilizations.
    _
    ˌɑːr.kiˈɒl.ə.dʒɪsts ˌʌnˈkʌv.ərd njuː ˈɛ.vɪ.dəns ðæt ʃedz laɪt ɒn ðə treɪd ruːts əv ˈeɪn.ʃənt ˌsɪv.ɪ.laɪˈzeɪ.ʃənz. Aarkiolıcists ankavırd nyuu evidıns det şedz layt on dı treyd ruuts ıv eynşınt sivilayzeyşınz.
    Arkeologlar, antik medeniyetlerin ticaret yollarına ışık tutan yeni kanıtlar keşfetti.
    ˌɑːr.kiˈɒl.ə.dʒɪsts ˌʌnˈkʌv.ərd njuː ˈɛ.vɪ.dəns ðæt ʃedz laɪt ɒn ðə treɪd ruːts əv ˈeɪn.ʃənt ˌsɪv.ɪ.laɪˈzeɪ.ʃənz. Aarkiolıcists ankavırd nyuu evidıns det şedz layt on dı treyd ruuts ıv eynşınt sivilayzeyşınz.
  • The absence of direct evidence in certain cases has led researchers to rely on indirect methods to draw conclusions about historical events.
    _
    Ðə ˈæb.səns əv ˈdɪ.rekt ˈɛ.vɪ.dəns ɪn ˈsɜːr.tən keɪsɪz hæz led rɪˈsɜːr.tʃərz tu ˌriːˈlaɪ ɒn ˌɪn.dəˈrekt ˈmeθ.ədz tu drɔː kənˈkluː.ʒənz əˈbaʊt hɪˈstɔːr.ɪ.kəl ɪˈvɛnts. Dı ebsıns ıv direkt evidıns in sörrtın keysiz hez led risörrçırz tu riilay on indırekt metıdz tu droo kınkluujınz ıbavt histoorikıl ivents.
    Doğrudan kanıtların olmadığı bazı durumlarda, araştırmacılar tarihi olaylar hakkında sonuçlar çıkarmak için dolaylı yöntemlere güvenmeye zorlandılar
    Ðə ˈæb.səns əv ˈdɪ.rekt ˈɛ.vɪ.dəns ɪn ˈsɜːr.tən keɪsɪz hæz led rɪˈsɜːr.tʃərz tu ˌriːˈlaɪ ɒn ˌɪn.dəˈrekt ˈmeθ.ədz tu drɔː kənˈkluː.ʒənz əˈbaʊt hɪˈstɔːr.ɪ.kəl ɪˈvɛnts. Dı ebsıns ıv direkt evidıns in sörrtın keysiz hez led risörrçırz tu riilay on indırekt metıdz tu droo kınkluujınz ıbavt histoorikıl ivents.
  • Courts often demand clear and substantial evidence before making judgments in complex legal cases.
    _
    Kɔːrts ˈɒf.ən dɪˈmænd klɪər ænd səbˈstæn.ʃəl ˈɛ.vɪ.dəns bɪˈfɔːr ˈmeɪ.kɪŋ ˈdʒʌdʒ.mənts ɪn ˈkɒm.pleks ˈliː.gəl keɪsɪz. Koorts ofın dimend kliyar end sıbstenşıl evidıns bifoor meyking cacmınts in kompleks liigıl keysiz.
    Hakimler, karmaşık hukuk davalarında karar vermeden önce genellikle açık ve somut deliller talep ederler.
    Kɔːrts ˈɒf.ən dɪˈmænd klɪər ænd səbˈstæn.ʃəl ˈɛ.vɪ.dəns bɪˈfɔːr ˈmeɪ.kɪŋ ˈdʒʌdʒ.mənts ɪn ˈkɒm.pleks ˈliː.gəl keɪsɪz. Koorts ofın dimend kliyar end sıbstenşıl evidıns bifoor meyking cacmınts in kompleks liigıl keysiz.
  • Evidence found at the crime scene played a crucial role in reconstructing the series of events.
    _
    ˈɛ.vɪ.dəns ˈfaʊnd æt ðə kraɪm siːn pleɪd eɪ ˈkruː.ʃəl ˌroʊl ɪn ˌriː.kənˈstrʌk.tɪŋ ðə ˈsɪr.iːz əv ɪˈvɛnts. Evidıns favnd et dı kraym siin pleyd e kruuşıl rovl in riikınstrakting dı siriiz ıv ivents.
    Suç mahallinde bulunan kanıtlar, olayların sırasını yeniden yapılandırmada önemli bir rol oynamıştır.
    ˈɛ.vɪ.dəns ˈfaʊnd æt ðə kraɪm siːn pleɪd eɪ ˈkruː.ʃəl ˌroʊl ɪn ˌriː.kənˈstrʌk.tɪŋ ðə ˈsɪr.iːz əv ɪˈvɛnts. Evidıns favnd et dı kraym siin pleyd e kruuşıl rovl in riikınstrakting dı siriiz ıv ivents.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. evidence — transkripsiyon ve telaffuz. evidence kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈɛ.vɪ.dəns. Türkçede evidence yaklaşık olarak «evidıns» şeklinde okunur. evidence kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. evidence kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. evidence kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda evidence kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. evidence içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak evidence ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. evidence kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: evidence içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. evidence ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. evidence içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. evidence kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. evidence nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «evidıns», fonetik transkripsiyon: ˈɛ.vɪ.dəns. Sayfada evidence içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. evidence — bağlam ve eşdizimlilikler. evidence kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce evidence kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada evidence ile eşdizimlilikler ve evidence kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. evidence kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için evidence ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. evidence içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. evidence ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. evidence kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, evidence için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. evidence içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. evidence kelimesiyle MP3 indirin. evidence telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken evidence dinleyin. evidence ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.