🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: europe

europe, ˈjʊə.rəp, yuvarıp - Avrupa; kıta; bölge
  • The country exports cars to Europe.
    _
    Ðə ˈkʌn.tri ˈɛkspɔrts kɑːrz tu ˈjʊə.rəp. Dı kantri ekspɔrts kaarz tu yuvarıp.
    Ülke, Avrupa'ya araba ihraç ediyor.
    Ðə ˈkʌn.tri ˈɛkspɔrts kɑːrz tu ˈjʊə.rəp. Dı kantri ekspɔrts kaarz tu yuvarıp.
  • Europe is a continent with many different countries.
    _
    ˈjʊə.rəp ɪz eɪ ˈkɒn.tɪ.nənt wɪð ˈmen.i ˈdɪ.fə.rənt ˈkʌn.triz. Yuvarıp iz e kontinınt vid meni difırınt kantriz.
    Avrupa, birçok farklı ülkenin bulunduğu bir kıtadır.
    ˈjʊə.rəp ɪz eɪ ˈkɒn.tɪ.nənt wɪð ˈmen.i ˈdɪ.fə.rənt ˈkʌn.triz. Yuvarıp iz e kontinınt vid meni difırınt kantriz.
  • He decided to import the goods from Europe to sell them locally.
    _
    Hiː dɪˈsaɪdɪd tu ˈɪm.pɔːrt ðə ɡʊdz ˈfrɒm ˈjʊə.rəp tu sel ðɛm ˈloʊ.kəl.i. Hii disaydid tu impoort dı ɡudz from yuvarıp tu sel dem lovkıli.
    Avrupa'dan malları ithal edip yerel olarak satmaya karar verdi.
    Hiː dɪˈsaɪdɪd tu ˈɪm.pɔːrt ðə ɡʊdz ˈfrɒm ˈjʊə.rəp tu sel ðɛm ˈloʊ.kəl.i. Hii disaydid tu impoort dı ɡudz from yuvarıp tu sel dem lovkıli.
  • They created a scrapbook full of pictures from their trip around Europe.
    _
    Ðeɪ kriˈeɪtɪd eɪ ˈskræp.bʊk ˈfʊl əv ˈpɪk.tʃərz ˈfrɒm ðɛr trɪp əˈraʊnd ˈjʊə.rəp. Dey krieytid e skrepbuk ful ıv pikçırz from der trip ıravnd yuvarıp.
    Avrupa gezilerinden fotoğraflarla dolu bir albüm hazırladılar.
    Ðeɪ kriˈeɪtɪd eɪ ˈskræp.bʊk ˈfʊl əv ˈpɪk.tʃərz ˈfrɒm ðɛr trɪp əˈraʊnd ˈjʊə.rəp. Dey krieytid e skrepbuk ful ıv pikçırz from der trip ıravnd yuvarıp.
  • The Renaissance was an era of art, science, and cultural growth in Europe.
    _
    Ðə ˌren.əˈsɑːns wəz æn ˈɪə.rə əv ɑːrt ˈsaɪ.əns ænd ˈkʌl.tʃər.əl ɡroʊθ ɪn ˈjʊə.rəp. Dı renısaans vız en iyarı ıv aart sayıns end kalçırıl ɡrovt in yuvarıp.
    Rönesans, Avrupa'da sanat, bilim ve kültürel gelişim çağıydı.
    Ðə ˌren.əˈsɑːns wəz æn ˈɪə.rə əv ɑːrt ˈsaɪ.əns ænd ˈkʌl.tʃər.əl ɡroʊθ ɪn ˈjʊə.rəp. Dı renısaans vız en iyarı ıv aart sayıns end kalçırıl ɡrovt in yuvarıp.
  • She kept a notebook filled with notes from her travel adventures across Europe.
    _
    Ʃi kept eɪ ˈnoʊt.bʊk fɪld wɪð noʊts ˈfrɒm hɜːr ˈtræv.əl ədˈvɛn.tʃərz əˈkrɒs ˈjʊə.rəp. Şi kept e novtbuk fild vid novts from hörr trevıl ıdvençırz ıkros yuvarıp.
    Avrupa'daki seyahat maceralarıyla dolu bir not defteri tutuyordu.
    Ʃi kept eɪ ˈnoʊt.bʊk fɪld wɪð noʊts ˈfrɒm hɜːr ˈtræv.əl ədˈvɛn.tʃərz əˈkrɒs ˈjʊə.rəp. Şi kept e novtbuk fild vid novts from hörr trevıl ıdvençırz ıkros yuvarıp.
  • Someone on the train shared a fascinating story about their travels across Europe.
    _
    ˈsʌm.wʌn ɒn ðə treɪn ʃeərd eɪ ˈfæs.ɪ.neɪ.tɪŋ ˈstɔːr.i əˈbaʊt ðɛr ˈtræv.əlz əˈkrɒs ˈjʊə.rəp. Samvan on dı treyn şeyard e fesineyting stoori ıbavt der trevılz ıkros yuvarıp.
    Trende birisi Avrupa'daki seyahatleri hakkında büyüleyici bir hikaye paylaştı.
    ˈsʌm.wʌn ɒn ðə treɪn ʃeərd eɪ ˈfæs.ɪ.neɪ.tɪŋ ˈstɔːr.i əˈbaʊt ðɛr ˈtræv.əlz əˈkrɒs ˈjʊə.rəp. Samvan on dı treyn şeyard e fesineyting stoori ıbavt der trevılz ıkros yuvarıp.
  • He is actually planning to travel to Europe next summer, not Asia as he had thought.
    _
    Hiː ɪz ˈæk.tʃu.ə.li ˈplæn.ɪŋ tu ˈtræv.əl tu ˈjʊə.rəp nɛkst ˈsʌm.ər nɒt ˈeɪ.ʒə æz hiː hæd ˈθɔːt. Hii iz ekçuıli plening tu trevıl tu yuvarıp nekst samır not eyjı ez hii hed toot.
    Film, beklediğimden daha iyiydi, şaşırtıcı bir olay örgüsüyle.
    Hiː ɪz ˈæk.tʃu.ə.li ˈplæn.ɪŋ tu ˈtræv.əl tu ˈjʊə.rəp nɛkst ˈsʌm.ər nɒt ˈeɪ.ʒə æz hiː hæd ˈθɔːt. Hii iz ekçuıli plening tu trevıl tu yuvarıp nekst samır not eyjı ez hii hed toot.
  • Her initial plan to travel to Europe changed after she found a better opportunity elsewhere.
    _
    Hɜːr ɪˈnɪʃ.əl plæn tu ˈtræv.əl tu ˈjʊə.rəp tʃeɪndʒd ˈɑːf.tər ʃi ˈfaʊnd eɪ ˈbɛtər ˌɒp.ərˈtuː.nə.ti ˌɛlsˈwɛər. Hörr inişıl plen tu trevıl tu yuvarıp çeyncd aaftır şi favnd e betır opırtuunıti elsveır.
    İlk Avrupa seyahati planı, başka bir yerde daha iyi bir fırsat bulduktan sonra değişti.
    Hɜːr ɪˈnɪʃ.əl plæn tu ˈtræv.əl tu ˈjʊə.rəp tʃeɪndʒd ˈɑːf.tər ʃi ˈfaʊnd eɪ ˈbɛtər ˌɒp.ərˈtuː.nə.ti ˌɛlsˈwɛər. Hörr inişıl plen tu trevıl tu yuvarıp çeyncd aaftır şi favnd e betır opırtuunıti elsveır.
  • The historian’s research focused on how religion shaped political systems in medieval Europe.
    _
    Ðə hɪˈstɔːr.i.ənz rɪˈsɜːrtʃ ˈfoʊ.kəst ɒn haʊ ˌrɪˈlɪdʒ.ən ʃeɪpt ˌpəˈlɪt.ɪ.kəl ˈsɪs.təmz ɪn ˌmiː.diˈiː.vəl ˈjʊə.rəp. Dı histooriınz risörrç fovkıst on hav rilicın şeypt pılitikıl sistımz in miidiiivıl yuvarıp.
    Tarihçinin araştırması, dinin ortaçağ Avrupa'sındaki siyasi sistemleri nasıl şekillendirdiğine odaklanmıştı.
    Ðə hɪˈstɔːr.i.ənz rɪˈsɜːrtʃ ˈfoʊ.kəst ɒn haʊ ˌrɪˈlɪdʒ.ən ʃeɪpt ˌpəˈlɪt.ɪ.kəl ˈsɪs.təmz ɪn ˌmiː.diˈiː.vəl ˈjʊə.rəp. Dı histooriınz risörrç fovkıst on hav rilicın şeypt pılitikıl sistımz in miidiiivıl yuvarıp.
  • After years of saving, she was finally able to afford the luxurious trip to Europe she had always dreamed of.
    _
    ˈɑːf.tər ˈjɪrz əv ˈseɪ.vɪŋ ʃi wəz ˈfaɪ.nəl.i ˈeɪ.bəl tu əˈfɔːrd ðə lʌkˈʃʊr.i.əs trɪp tu ˈjʊə.rəp ʃi hæd ˈɔːl.weɪz driːmd əv. Aaftır yirz ıv seyving şi vız faynıli eybıl tu ıfoord dı lakşuriıs trip tu yuvarıp şi hed oolveyz driimd ıv.
    Yıllarca tasarruf yaptıktan sonra, sonunda her zaman hayalini kurduğu lüks Avrupa gezisini yapabildi.
    ˈɑːf.tər ˈjɪrz əv ˈseɪ.vɪŋ ʃi wəz ˈfaɪ.nəl.i ˈeɪ.bəl tu əˈfɔːrd ðə lʌkˈʃʊr.i.əs trɪp tu ˈjʊə.rəp ʃi hæd ˈɔːl.weɪz driːmd əv. Aaftır yirz ıv seyving şi vız faynıli eybıl tu ıfoord dı lakşuriıs trip tu yuvarıp şi hed oolveyz driimd ıv.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. europe nasıl okunur? europe kelimesi yaklaşık olarak «yuvarıp» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — ˈjʊə.rəp. Bu sayfada europe kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak europe kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. europe telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. europe kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda europe kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. europe içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak europe ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. europe kelimesi için ses eğitmeni. europe kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. europe içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece europe kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için europe telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. europe Türkçede nasıl telaffuz edilir? europe kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «yuvarıp», IPA transkripsiyonu ˈjʊə.rəp şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve europe içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği europe telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. europe kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce europe ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. europe ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. europe hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde europe kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle europe kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada europe ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. europe içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. europe için iki ses. europe telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve europe kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak europe telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. europe telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada europe sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve europe telaffuzunu çevrimdışı çalışın. europe kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.