🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: didn’t

didn’t, ˈdɪd.nt, didnt - yapmadı; gerçekleştirmedi; ilgilenmedi
  • The flowers were dead because they didn’t get water.
    _
    Ðə ˈflaʊərz ˈwɜːr ˈded bɪˈkɒz ðeɪ ˈdɪd.nt ɡɛt ˈwɔː.tər. Dı flavırz vörr ded bikoz dey didnt ɡet vootır.
    Çiçekler su almadıkları için solmuştu.
    Ðə ˈflaʊərz ˈwɜːr ˈded bɪˈkɒz ðeɪ ˈdɪd.nt ɡɛt ˈwɔː.tər. Dı flavırz vörr ded bikoz dey didnt ɡet vootır.
  • The bus arrived early, so I didn’t have to wait long.
    _
    Ðə bʌs əˈraɪvd ˈɜːr.li soʊ ˈaɪ ˈdɪd.nt hæv tu weɪt lɒŋ. Dı bas ırayvd örrli sov ay didnt hev tu veyt long.
    Otobüs erken geldi, bu yüzden uzun süre beklemek zorunda kalmadım.
    Ðə bʌs əˈraɪvd ˈɜːr.li soʊ ˈaɪ ˈdɪd.nt hæv tu weɪt lɒŋ. Dı bas ırayvd örrli sov ay didnt hev tu veyt long.
  • He made it clear that he didn’t agree with the decision but would follow through.
    _
    Hiː meɪd ɪt klɪər ðæt hiː ˈdɪd.nt əˈɡriː wɪð ðə dɪˈsɪʒən bʌt wʊd ˈfɒl.oʊ ˈθruː. Hii meyd it kliyar det hii didnt ıɡrii vid dı disijın bat vud folov truu.
    Bunu açıkça ifade etti, kararla aynı fikirde olmadığını ama takip edeceğini söyledi.
    Hiː meɪd ɪt klɪər ðæt hiː ˈdɪd.nt əˈɡriː wɪð ðə dɪˈsɪʒən bʌt wʊd ˈfɒl.oʊ ˈθruː. Hii meyd it kliyar det hii didnt ıɡrii vid dı disijın bat vud folov truu.
  • The rain didn’t stop them; they continued playing soccer in the muddy field.
    _
    Ðə ˈreɪn ˈdɪd.nt ˈstɑːp ðɛm ðeɪ kənˈtɪn.juːd ˈpleɪ.ɪŋ ˈsɑː.kɚ ɪn ðə ˈmʌd.i fild. Dı reyn didnt staap dem dey kıntinyuud pleying saakɚ in dı madi fild.
    Yağmur onları durdurmadı; çamurlu alanda futbol oynamaya devam ettiler.
    Ðə ˈreɪn ˈdɪd.nt ˈstɑːp ðɛm ðeɪ kənˈtɪn.juːd ˈpleɪ.ɪŋ ˈsɑː.kɚ ɪn ðə ˈmʌd.i fild. Dı reyn didnt staap dem dey kıntinyuud pleying saakɚ in dı madi fild.
  • Although she didn’t feel well, she went to school to take the test.
    _
    Ɔːlˈðoʊ ʃi ˈdɪd.nt fil wel ʃi ˈwent tu skuːl tu teɪk ðə ˈtest. Ooldov şi didnt fil vel şi vent tu skuul tu teyk dı test.
    Kendini iyi hissetmese de sınava girmek için okula gitti.
    Ɔːlˈðoʊ ʃi ˈdɪd.nt fil wel ʃi ˈwent tu skuːl tu teɪk ðə ˈtest. Ooldov şi didnt fil vel şi vent tu skuul tu teyk dı test.
  • The performance was so captivating that the audience didn’t miss a single moment.
    _
    Ðə pərˈfɔːr.məns wəz soʊ ˈkæp.tɪ.veɪ.tɪŋ ðæt ðə ˈɔː.di.əns ˈdɪd.nt mɪs eɪ ˈsɪŋ.ɡəl ˈmoʊ.mənt. Dı pırfoormıns vız sov keptiveyting det dı oodiıns didnt mis e singɡıl movmınt.
    Performans o kadar büyüleyiciydi ki, izleyiciler tek bir anı bile kaçırmadı.
    Ðə pərˈfɔːr.məns wəz soʊ ˈkæp.tɪ.veɪ.tɪŋ ðæt ðə ˈɔː.di.əns ˈdɪd.nt mɪs eɪ ˈsɪŋ.ɡəl ˈmoʊ.mənt. Dı pırfoormıns vız sov keptiveyting det dı oodiıns didnt mis e singɡıl movmınt.
  • The last page of the book revealed a surprising twist that I didn’t see coming.
    _
    Ðə læst peɪdʒ əv ðə bʊk rɪˈviːld eɪ ˈsərˈpraɪz.ɪŋ twɪst ðæt ˈaɪ ˈdɪd.nt siː ˈkʌmɪŋ. Dı lest peyc ıv dı buk riviild e sırprayzing tvist det ay didnt sii kaming.
    Kitabın son sayfasında beklemediğim bir sürpriz ortaya çıktı.
    Ðə læst peɪdʒ əv ðə bʊk rɪˈviːld eɪ ˈsərˈpraɪz.ɪŋ twɪst ðæt ˈaɪ ˈdɪd.nt siː ˈkʌmɪŋ. Dı lest peyc ıv dı buk riviild e sırprayzing tvist det ay didnt sii kaming.
  • He didn’t seem interested in the movie we suggested last night.
    _
    Hiː ˈdɪd.nt siːm ˈɪn.tər.ə.stɪd ɪn ðə ˈmuː.vi wiː ˈsəɡˈdʒest.ɪd læst naɪt. Hii didnt siim intırıstid in dı muuvi vii sıɡcestid lest nayt.
    Gece önce önerdiğimiz filme ilgisiz görünüyordu.
    Hiː ˈdɪd.nt siːm ˈɪn.tər.ə.stɪd ɪn ðə ˈmuː.vi wiː ˈsəɡˈdʒest.ɪd læst naɪt. Hii didnt siim intırıstid in dı muuvi vii sıɡcestid lest nayt.
  • She didn’t want to leave her friends behind but knew it was the right decision for her future.
    _
    Ʃi ˈdɪd.nt wɑːnt tu liːv hɜːr frɛndz bɪˈhaɪnd bʌt njuː ɪt wəz ðə raɪt dɪˈsɪʒən fɔːr hɜːr ˈfjuː.tʃər. Şi didnt vaant tu liiv hörr frendz bihaynd bat nyuu it vız dı rayt disijın foor hörr fyuuçır.
    Arkadaşlarını geride bırakmak istemedi, ancak bunun geleceği için doğru karar olduğunu biliyordu.
    Ʃi ˈdɪd.nt wɑːnt tu liːv hɜːr frɛndz bɪˈhaɪnd bʌt njuː ɪt wəz ðə raɪt dɪˈsɪʒən fɔːr hɜːr ˈfjuː.tʃər. Şi didnt vaant tu liiv hörr frendz bihaynd bat nyuu it vız dı rayt disijın foor hörr fyuuçır.
  • She didn’t get the chance to explain her side of the story before the meeting ended abruptly.
    _
    Ʃi ˈdɪd.nt ɡɛt ðə tʃæns tu ɪkˈ.spleɪn hɜːr saɪd əv ðə ˈstɔːr.i bɪˈfɔːr ðə ˈmiː.tɪŋ ˈɛn.dɪd əˈbrʌptli. Şi didnt ɡet dı çens tu ikspleyn hörr sayd ıv dı stoori bifoor dı miiting endid ıbraptli.
    Toplantı ani bitmeden önce görüşünü açıklama şansı olmadı.
    Ʃi ˈdɪd.nt ɡɛt ðə tʃæns tu ɪkˈ.spleɪn hɜːr saɪd əv ðə ˈstɔːr.i bɪˈfɔːr ðə ˈmiː.tɪŋ ˈɛn.dɪd əˈbrʌptli. Şi didnt ɡet dı çens tu ikspleyn hörr sayd ıv dı stoori bifoor dı miiting endid ıbraptli.
  • He didn’t realize the true value of his friendships until he moved away and felt the distance profoundly.
    _
    Hiː ˈdɪd.nt ˈriː.ə.laɪz ðə truː ˈvæl.juː əv ˈhɪz ˈfrɛnd.ʃɪps ʌnˈtɪl hiː muːvd əˈweɪ ænd felt ðə ˈdɪs.təns ˌprəˈfaʊnd.li. Hii didnt riiılayz dı truu velyuu ıv hiz frendşips antil hii muuvd ıvey end felt dı distıns prıfavndli.
    Arkadaşlıklarının gerçek değerini ancak taşınıp mesafeyi derinden hissettikten sonra fark etti.
    Hiː ˈdɪd.nt ˈriː.ə.laɪz ðə truː ˈvæl.juː əv ˈhɪz ˈfrɛnd.ʃɪps ʌnˈtɪl hiː muːvd əˈweɪ ænd felt ðə ˈdɪs.təns ˌprəˈfaʊnd.li. Hii didnt riiılayz dı truu velyuu ıv hiz frendşips antil hii muuvd ıvey end felt dı distıns prıfavndli.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. didn’t nasıl okunur? didn’t kelimesi yaklaşık olarak «didnt» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — ˈdɪd.nt. Bu sayfada didn’t kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak didn’t kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. didn’t telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. didn’t kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda didn’t kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. didn’t içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak didn’t ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. didn’t kelimesi için ses eğitmeni. didn’t kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. didn’t içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece didn’t kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için didn’t telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. didn’t Türkçede nasıl telaffuz edilir? didn’t kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «didnt», IPA transkripsiyonu ˈdɪd.nt şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve didn’t içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği didn’t telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. didn’t kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce didn’t ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. didn’t ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. didn’t hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde didn’t kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle didn’t kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada didn’t ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. didn’t içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. didn’t için iki ses. didn’t telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve didn’t kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak didn’t telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. didn’t telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada didn’t sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve didn’t telaffuzunu çevrimdışı çalışın. didn’t kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.