🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: deal

deal, diːl, diil - anlaşma; uzlaşma; ilgilenmek
  • She made a deal with her friend.
    _
    Ʃi meɪd eɪ diːl wɪð hɜːr frɛnd. Şi meyd e diil vid hörr frend.
    O, arkadaşıyla bir anlaşma yaptı.
    Ʃi meɪd eɪ diːl wɪð hɜːr frɛnd. Şi meyd e diil vid hörr frend.
  • I want to make a good deal with you.
    _
    ˈaɪ wɑːnt tu meɪk eɪ ɡʊd diːl wɪð ˈjuː. Ay vaant tu meyk e ɡud diil vid yuu.
    Seninle iyi bir anlaşma yapmak istiyorum.
    ˈaɪ wɑːnt tu meɪk eɪ ɡʊd diːl wɪð ˈjuː. Ay vaant tu meyk e ɡud diil vid yuu.
  • I will deal with this later.
    _
    ˈaɪ wɪl diːl wɪð ˈðɪs ˈleɪ.tər. Ay vil diil vid dis leytır.
    Bunu daha sonra halledeceğim.
    ˈaɪ wɪl diːl wɪð ˈðɪs ˈleɪ.tər. Ay vil diil vid dis leytır.
  • Let’s deal with the problem.
    _
    Lets diːl wɪð ðə ˈprɑːb.ləm. Lets diil vid dı praablım.
    Hadi problemi ele alalım.
    Lets diːl wɪð ðə ˈprɑːb.ləm. Lets diil vid dı praablım.
  • They finalized a deal to share renewable energy technology.
    _
    Ðeɪ ˈfaɪ.nəl.aɪzd eɪ diːl tu ʃeər ˌrɪˈnuː.ə.bəl ˈɛn.ər.dʒi tekˈnɑː.lə.dʒi. Dey faynılayzd e diil tu şeyar rinuuıbıl enırci teknaalıci.
    Yenilenebilir enerji teknolojisini paylaşmak için bir anlaşmayı sonuçlandırdılar.
    Ðeɪ ˈfaɪ.nəl.aɪzd eɪ diːl tu ʃeər ˌrɪˈnuː.ə.bəl ˈɛn.ər.dʒi tekˈnɑː.lə.dʒi. Dey faynılayzd e diil tu şeyar rinuuıbıl enırci teknaalıci.
  • He had to deal with a difficult situation at work this morning.
    _
    Hiː hæd tu diːl wɪð eɪ ˈdɪ.fɪ.kəlt ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən æt wɝːk ˈðɪs ˈmɔː.nɪŋ. Hii hed tu diil vid e difikılt siçueyşın et vɝk dis mooning.
    Bu sabah işte zor bir durumla başa çıkmak zorunda kaldı.
    Hiː hæd tu diːl wɪð eɪ ˈdɪ.fɪ.kəlt ˌsɪtʃ.uˈeɪ.ʃən æt wɝːk ˈðɪs ˈmɔː.nɪŋ. Hii hed tu diil vid e difikılt siçueyşın et vɝk dis mooning.
  • They reached a deal to share the cost of the trip equally.
    _
    Ðeɪ ˈriːtʃt eɪ diːl tu ʃeər ðə kɒst əv ðə trɪp ˈiː.kwə.li. Dey riiçt e diil tu şeyar dı kost ıv dı trip iikvıli.
    Gezi masraflarını eşit şekilde paylaşmak için bir anlaşma yaptılar.
    Ðeɪ ˈriːtʃt eɪ diːl tu ʃeər ðə kɒst əv ðə trɪp ˈiː.kwə.li. Dey riiçt e diil tu şeyar dı kost ıv dı trip iikvıli.
  • The politician promised to deal with the issue of homelessness in the city.
    _
    Ðə ˌpɑː.ləˈtɪʃ.ən ˈprɑː.mɪst tu diːl wɪð ðə ˈɪʃ.uː əv ˈhoʊm.ləs.nəs ɪn ðə ˈsɪt.i. Dı paalıtişın praamist tu diil vid dı işuu ıv hovmlısnıs in dı siti.
    Siyasetçi, şehirdeki evsizlik sorunuyla ilgilenmeye söz verdi.
    Ðə ˌpɑː.ləˈtɪʃ.ən ˈprɑː.mɪst tu diːl wɪð ðə ˈɪʃ.uː əv ˈhoʊm.ləs.nəs ɪn ðə ˈsɪt.i. Dı paalıtişın praamist tu diil vid dı işuu ıv hovmlısnıs in dı siti.
  • Negotiating a fair deal in business requires careful preparation and strong communication skills.
    _
    Nɪˈɡoʊ.ʃi.eɪ.tɪŋ eɪ feər diːl ɪn ˈbɪz.nɪs rɪˈkwaɪərz ˈkɛər.fəl ˌprep.əˈreɪ.ʃən ænd strɔːŋ kəˌmjuː.nɪˈkeɪ.ʃən skɪlz. Niɡovşieyting e feyar diil in biznis rikvayırz keırfıl prepıreyşın end stroong kımyuunikeyşın skilz.
    İş dünyasında adil bir anlaşma müzakeresi, dikkatli hazırlık ve güçlü iletişim becerileri gerektirir.
    Nɪˈɡoʊ.ʃi.eɪ.tɪŋ eɪ feər diːl ɪn ˈbɪz.nɪs rɪˈkwaɪərz ˈkɛər.fəl ˌprep.əˈreɪ.ʃən ænd strɔːŋ kəˌmjuː.nɪˈkeɪ.ʃən skɪlz. Niɡovşieyting e feyar diil in biznis rikvayırz keırfıl prepıreyşın end stroong kımyuunikeyşın skilz.
  • How societies deal with environmental issues reflects their values and priorities.
    _
    Haʊ səˈsaɪ.ə.tiz diːl wɪð ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˈɪʃ.uːz rɪˈflekt ðɛr ˈvæl.juːz ænd ˌpraɪˈɔːr.ɪ.tiz. Hav sısayıtiz diil vid invayrınmentl̩ işuuz riflekt der velyuuz end prayooritiz.
    Toplumlar çevresel sorunlarla nasıl başa çıkarsa, bu onların değerlerini ve önceliklerini yansıtır.
    Haʊ səˈsaɪ.ə.tiz diːl wɪð ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˈɪʃ.uːz rɪˈflekt ðɛr ˈvæl.juːz ænd ˌpraɪˈɔːr.ɪ.tiz. Hav sısayıtiz diil vid invayrınmentl̩ işuuz riflekt der velyuuz end prayooritiz.
  • The deal struck between the two countries included provisions for trade, cultural exchange, and cooperation on climate initiatives.
    _
    Ðə diːl strʌk bɪˈtwiːn ðə tuː ˈkʌn.triz ɪnˈkluːd.ɪd ˌprəˈvɪʒ.ənz fɔːr treɪd ˈkʌl.tʃər.əl ɪksˈʧeɪndʒ ænd kəʊˌɒp.əˈreɪ.ʃən ɒn ˈklaɪ.mət ɪˈnɪʃ.ə.tɪvz. Dı diil strak bitviin dı tuu kantriz inkluudid prıvijınz foor treyd kalçırıl iksʧeync end kıuopıreyşın on klaymıt inişıtivz.
    İki ülke arasında yapılan anlaşma, ticaret, kültürel değişim ve iklim girişimlerinde işbirliği ile ilgili hükümler içeriyordu.
    Ðə diːl strʌk bɪˈtwiːn ðə tuː ˈkʌn.triz ɪnˈkluːd.ɪd ˌprəˈvɪʒ.ənz fɔːr treɪd ˈkʌl.tʃər.əl ɪksˈʧeɪndʒ ænd kəʊˌɒp.əˈreɪ.ʃən ɒn ˈklaɪ.mət ɪˈnɪʃ.ə.tɪvz. Dı diil strak bitviin dı tuu kantriz inkluudid prıvijınz foor treyd kalçırıl iksʧeync end kıuopıreyşın on klaymıt inişıtivz.
  • Philosophical debates often deal with abstract concepts such as existence, free will, and the nature of reality.
    _
    ˌfɪl.əˈsɑː.fɪ.kəl ˈdɪ.beɪts ˈɒf.ən diːl wɪð ˈæb.strækt ˈkɒn.sɛpts sʌtʃ æz ɪɡˈzɪs.təns ˈfriː wɪl ænd ðə ˈneɪ.tʃɚ əv ˈriːˈæl.ɪ.t̬i. Filısaafikıl dibeyts ofın diil vid ebstrekt konsepts saç ez iɡzistıns frii vil end dı neyçɚ ıv riielit̬i.
    Felsefi tartışmalar genellikle varlık, özgür irade ve gerçekliğin doğası gibi soyut kavramlarla ilgilidir.
    ˌfɪl.əˈsɑː.fɪ.kəl ˈdɪ.beɪts ˈɒf.ən diːl wɪð ˈæb.strækt ˈkɒn.sɛpts sʌtʃ æz ɪɡˈzɪs.təns ˈfriː wɪl ænd ðə ˈneɪ.tʃɚ əv ˈriːˈæl.ɪ.t̬i. Filısaafikıl dibeyts ofın diil vid ebstrekt konsepts saç ez iɡzistıns frii vil end dı neyçɚ ıv riielit̬i.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. deal nasıl okunur? deal kelimesi yaklaşık olarak «diil» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — diːl. Bu sayfada deal kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak deal kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. deal telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. deal kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce deal ile gerçek cümle örneklerine bakın. deal ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise deal kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek deal ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. deal kelimesi için ses eğitmeni. deal kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. deal içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece deal kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için deal telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. deal Türkçede nasıl telaffuz edilir? deal kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «diil», IPA transkripsiyonu diːl şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve deal içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği deal telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. deal kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce deal ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. deal ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. deal hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde deal kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle deal kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada deal ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. deal içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. deal için iki ses. deal telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve deal kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak deal telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. deal telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada deal sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve deal telaffuzunu çevrimdışı çalışın. deal kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.