🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: couldn’t

couldn’t, ˈkʊd.ənt, kudınt - yapamazdı; mümkün değil
  • She looked everywhere but couldn’t find her keys.
    _
    Ʃi lʊkt ˈɛv.ri.wɛər bʌt ˈkʊd.ənt faɪnd hɜːr kiːz. Şi lukt evriveır bat kudınt faynd hörr kiiz.
    Her yerde aradı ama anahtarlarını bulamadı.
    Ʃi lʊkt ˈɛv.ri.wɛər bʌt ˈkʊd.ənt faɪnd hɜːr kiːz. Şi lukt evriveır bat kudınt faynd hörr kiiz.
  • His voice was low, so I couldn’t hear him clearly.
    _
    ˈhɪz vɔɪs wəz ləʊ soʊ ˈaɪ ˈkʊd.ənt hɪr ˈhɪm ˈklɪər.li. Hiz voys vız lıu sov ay kudınt hir him kliyarli.
    Onun sesi düşüktü, bu yüzden onu net bir şekilde duyamadım.
    ˈhɪz vɔɪs wəz ləʊ soʊ ˈaɪ ˈkʊd.ənt hɪr ˈhɪm ˈklɪər.li. Hiz voys vız lıu sov ay kudınt hir him kliyarli.
  • He found the book extremely interesting and couldn’t put it down.
    _
    Hiː ˈfaʊnd ðə bʊk ɪkˈstriːm.li ˈɪn.tər.ə.stɪŋ ænd ˈkʊd.ənt ˈpʊt ɪt daʊn. Hii favnd dı buk ikstriimli intırısting end kudınt put it davn.
    Kitabı son derece ilginç buldu ve elinden bırakamadı.
    Hiː ˈfaʊnd ðə bʊk ɪkˈstriːm.li ˈɪn.tər.ə.stɪŋ ænd ˈkʊd.ənt ˈpʊt ɪt daʊn. Hii favnd dı buk ikstriimli intırısting end kudınt put it davn.
  • They couldn’t stop laughing at the joke, even though it wasn’t very funny.
    _
    Ðeɪ ˈkʊd.ənt ˈstɑːp ˈlæf.ɪŋ æt ðə dʒoʊk ˈiː.vən ˈðoʊ ɪt ˈwɒz.ənt ˈver.i ˈfʌn.i. Dey kudınt staap lefing et dı covk iivın dov it vozınt veri fani.
    Şaka çok komik olmasa da gülmeyi durduramıyorlardı.
    Ðeɪ ˈkʊd.ənt ˈstɑːp ˈlæf.ɪŋ æt ðə dʒoʊk ˈiː.vən ˈðoʊ ɪt ˈwɒz.ənt ˈver.i ˈfʌn.i. Dey kudınt staap lefing et dı covk iivın dov it vozınt veri fani.
  • He couldn’t join us for dinner due to a prior commitment with his family.
    _
    Hiː ˈkʊd.ənt dʒɔɪn ʌs fɔːr ˈdɪn.ər djuː tu eɪ ˈpraɪ.ər kəˈmɪt.mənt wɪð ˈhɪz ˈfæm.ɪ.li. Hii kudınt coyn as foor dinır dyuu tu e prayır kımitmınt vid hiz femili.
    Ailesiyle önceden yaptığı bir anlaşma nedeniyle yemeğe katılamadı.
    Hiː ˈkʊd.ənt dʒɔɪn ʌs fɔːr ˈdɪn.ər djuː tu eɪ ˈpraɪ.ər kəˈmɪt.mənt wɪð ˈhɪz ˈfæm.ɪ.li. Hii kudınt coyn as foor dinır dyuu tu e prayır kımitmınt vid hiz femili.
  • She couldn’t hide her emotion when she heard the good news about her promotion.
    _
    Ʃi ˈkʊd.ənt ˈhaɪd hɜːr ɪˈməʊ.ʃən ˈwen ʃi hɜːrd ðə ɡʊd njuːz əˈbaʊt hɜːr prəˈmoʊ.ʃən. Şi kudınt hayd hörr imıuşın ven şi hörrd dı ɡud nyuuz ıbavt hörr prımovşın.
    Terfi haberi duyduğunda duygularını saklayamadı.
    Ʃi ˈkʊd.ənt ˈhaɪd hɜːr ɪˈməʊ.ʃən ˈwen ʃi hɜːrd ðə ɡʊd njuːz əˈbaʊt hɜːr prəˈmoʊ.ʃən. Şi kudınt hayd hörr imıuşın ven şi hörrd dı ɡud nyuuz ıbavt hörr prımovşın.
  • We couldn’t sleep because of the loud noise outside the window.
    _
    Wiː ˈkʊd.ənt sliːp bɪˈkɒz əv ðə laʊd nɔɪz ˌaʊtˈsaɪd ðə ˈwɪn.doʊ. Vii kudınt sliip bikoz ıv dı lavd noyz avtsayd dı vindov.
    Camın dışındaki yüksek ses yüzünden uyuyamadık.
    Wiː ˈkʊd.ənt sliːp bɪˈkɒz əv ðə laʊd nɔɪz ˌaʊtˈsaɪd ðə ˈwɪn.doʊ. Vii kudınt sliip bikoz ıv dı lavd noyz avtsayd dı vindov.
  • He couldn’t finish the assignment because the software wasn’t properly installed.
    _
    Hiː ˈkʊd.ənt ˈfɪn.ɪʃ ðə əˈsaɪn.mənt bɪˈkɒz ðə ˈsɒft.wer ˈwɒz.ənt ˈprɑː.pər.li ɪnˈstɔːld. Hii kudınt finiş dı ısaynmınt bikoz dı softver vozınt praapırli instoold.
    Görevini tamamlayamadığı çünkü yazılım doğru şekilde kurulmamıştı.
    Hiː ˈkʊd.ənt ˈfɪn.ɪʃ ðə əˈsaɪn.mənt bɪˈkɒz ðə ˈsɒft.wer ˈwɒz.ənt ˈprɑː.pər.li ɪnˈstɔːld. Hii kudınt finiş dı ısaynmınt bikoz dı softver vozınt praapırli instoold.
  • Despite doing everything possible, she still couldn’t solve the complex problem in time.
    _
    Dɪˈspaɪt ˈduː.ɪŋ ˈɛv.riˌθɪŋ ˈpɒs.ə.bəl ʃi ˈstɪl ˈkʊd.ənt sɒlv ðə ˈkɒm.pleks ˈprɑːb.ləm ɪn taɪm. Dispayt duuing evriting posıbıl şi stil kudınt solv dı kompleks praablım in taym.
    Elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen, karmaşık problemi zamanında çözemedi.
    Dɪˈspaɪt ˈduː.ɪŋ ˈɛv.riˌθɪŋ ˈpɒs.ə.bəl ʃi ˈstɪl ˈkʊd.ənt sɒlv ðə ˈkɒm.pleks ˈprɑːb.ləm ɪn taɪm. Dispayt duuing evriting posıbıl şi stil kudınt solv dı kompleks praablım in taym.
  • He couldn’t stop thinking about the decision, replaying the conversation over and over in his mind.
    _
    Hiː ˈkʊd.ənt ˈstɑːp ˈθɪŋ.kɪŋ əˈbaʊt ðə dɪˈsɪʒən ˌriːˈpleɪ.ɪŋ ðə ˌkɒn.vəˈseɪ.ʃən ˈəʊ.vər ænd ˈəʊ.vər ɪn ˈhɪz maɪnd. Hii kudınt staap tingking ıbavt dı disijın riipleying dı konvıseyşın ıuvır end ıuvır in hiz maynd.
    Karar hakkında düşünmeyi bırakamadı ve konuşmayı aklında defalarca oynattı.
    Hiː ˈkʊd.ənt ˈstɑːp ˈθɪŋ.kɪŋ əˈbaʊt ðə dɪˈsɪʒən ˌriːˈpleɪ.ɪŋ ðə ˌkɒn.vəˈseɪ.ʃən ˈəʊ.vər ænd ˈəʊ.vər ɪn ˈhɪz maɪnd. Hii kudınt staap tingking ıbavt dı disijın riipleying dı konvıseyşın ıuvır end ıuvır in hiz maynd.
  • He was so sick with worry about the outcome of the surgery that he couldn’t focus on anything else.
    _
    Hiː wəz soʊ sɪk wɪð ˈwɜːr.i əˈbaʊt ðə ˈaʊt.kʌm əv ðə ˈsɜːr.dʒər.i ðæt hiː ˈkʊd.ənt ˈfoʊ.kəs ɒn ˈɛniˌθɪŋ ɛls. Hii vız sov sik vid vörri ıbavt dı avtkam ıv dı sörrcıri det hii kudınt fovkıs on eniting els.
    Ameliyatın sonucuyla ilgili o kadar endişeliydi ki başka hiçbir şeye odaklanamıyordu.
    Hiː wəz soʊ sɪk wɪð ˈwɜːr.i əˈbaʊt ðə ˈaʊt.kʌm əv ðə ˈsɜːr.dʒər.i ðæt hiː ˈkʊd.ənt ˈfoʊ.kəs ɒn ˈɛniˌθɪŋ ɛls. Hii vız sov sik vid vörri ıbavt dı avtkam ıv dı sörrcıri det hii kudınt fovkıs on eniting els.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. couldn’t nasıl okunur? couldn’t kelimesi yaklaşık olarak «kudınt» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — ˈkʊd.ənt. Bu sayfada couldn’t kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak couldn’t kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. couldn’t telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. couldn’t kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce couldn’t ile gerçek cümle örneklerine bakın. couldn’t ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise couldn’t kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek couldn’t ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. couldn’t kelimesi için ses eğitmeni. couldn’t kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. couldn’t içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece couldn’t kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için couldn’t telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. couldn’t Türkçede nasıl telaffuz edilir? couldn’t kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «kudınt», IPA transkripsiyonu ˈkʊd.ənt şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve couldn’t içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği couldn’t telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. couldn’t kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce couldn’t ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. couldn’t ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. couldn’t hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde couldn’t kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle couldn’t kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada couldn’t ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. couldn’t içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. couldn’t için iki ses. couldn’t telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve couldn’t kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak couldn’t telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. couldn’t telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada couldn’t sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve couldn’t telaffuzunu çevrimdışı çalışın. couldn’t kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.