🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: causing

causing, ˈkɔː.zɪŋ, koozing - sebep olan; neden olan; yol açan
  • The earthquake occurred near the danger zone, causing significant damage.
    _
    Ðə ˈɜːrθ.kweɪk əˈkɝːd nɪr ðə ˈdeɪn.dʒər ˈzoʊn ˈkɔː.zɪŋ sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈdæm.ɪdʒ. Dı örrtkveyk ıkɝd nir dı deyncır zovn koozing siɡnifikınt demic.
    Deprem, tehlike bölgesinin yakınında meydana geldi ve önemli hasara yol açtı.
    Ðə ˈɜːrθ.kweɪk əˈkɝːd nɪr ðə ˈdeɪn.dʒər ˈzoʊn ˈkɔː.zɪŋ sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈdæm.ɪdʒ. Dı örrtkveyk ıkɝd nir dı deyncır zovn koozing siɡnifikınt demic.
  • The train was delayed due to heavy rain, causing passengers to wait longer.
    _
    Ðə treɪn wəz dɪˈleɪd djuː tu ˈhev.i ˈreɪn ˈkɔː.zɪŋ ˈpæs.ən.dʒərz tu weɪt ˈlɒŋ.ɡər. Dı treyn vız dileyd dyuu tu hevi reyn koozing pesıncırz tu veyt longɡır.
    Yoğun yağmur nedeniyle tren gecikti ve yolcuların daha uzun süre beklemesine neden oldu.
    Ðə treɪn wəz dɪˈleɪd djuː tu ˈhev.i ˈreɪn ˈkɔː.zɪŋ ˈpæs.ən.dʒərz tu weɪt ˈlɒŋ.ɡər. Dı treyn vız dileyd dyuu tu hevi reyn koozing pesıncırz tu veyt longɡır.
  • The virus spread rapidly through the population, causing widespread concern.
    _
    Ðə ˈvaɪ.rəs spred ˈræp.ɪd.li ˈθruː ðə ˌpɑː.pjəˈleɪ.ʃən ˈkɔː.zɪŋ ˈwaɪd.spred kənˈsɜːrn. Dı vayrıs spred repidli truu dı paapyıleyşın koozing vaydspred kınsörrn.
    Virüs, nüfus arasında hızla yayılarak yaygın bir endişeye neden oldu.
    Ðə ˈvaɪ.rəs spred ˈræp.ɪd.li ˈθruː ðə ˌpɑː.pjəˈleɪ.ʃən ˈkɔː.zɪŋ ˈwaɪd.spred kənˈsɜːrn. Dı vayrıs spred repidli truu dı paapyıleyşın koozing vaydspred kınsörrn.
  • The revolution spread across the country, causing massive changes in governance.
    _
    Ðə ˌrev.əˈluː.ʃən spred əˈkrɒs ðə ˈkʌn.tri ˈkɔː.zɪŋ ˈmæs.ɪv tʃeɪndʒɪz ɪn ˈɡʌv.ər.nəns. Dı revıluuşın spred ıkros dı kantri koozing mesiv çeynciz in ɡavırnıns.
    Devrim ülke çapına yayıldı ve yönetimde büyük değişikliklere neden oldu.
    Ðə ˌrev.əˈluː.ʃən spred əˈkrɒs ðə ˈkʌn.tri ˈkɔː.zɪŋ ˈmæs.ɪv tʃeɪndʒɪz ɪn ˈɡʌv.ər.nəns. Dı revıluuşın spred ıkros dı kantri koozing mesiv çeynciz in ɡavırnıns.
  • Winter storms can be dangerous, causing icy roads and power outages in many areas.
    _
    ˈwɪn.tər ˈstɔːrmz kæn bi ˈdeɪn.dʒər.əs ˈkɔː.zɪŋ ˈaɪ.si roʊdz ænd ˈpaʊ.ər ˈaʊ.tɪdʒ.ɪz ɪn ˈmen.i ˈɛr.i.əz. Vintır stoormz ken bi deyncırıs koozing aysi rovdz end pavır avticiz in meni eriız.
    Kış fırtınaları tehlikeli olabilir ve birçok bölgede buzlu yollar ile elektrik kesintilerine neden olabilir.
    ˈwɪn.tər ˈstɔːrmz kæn bi ˈdeɪn.dʒər.əs ˈkɔː.zɪŋ ˈaɪ.si roʊdz ænd ˈpaʊ.ər ˈaʊ.tɪdʒ.ɪz ɪn ˈmen.i ˈɛr.i.əz. Vintır stoormz ken bi deyncırıs koozing aysi rovdz end pavır avticiz in meni eriız.
  • Climate change is affecting agriculture by causing unpredictable weather patterns.
    _
    ˈklaɪ.mət tʃeɪndʒ ɪz əˈfɛk.tɪŋ ˈæɡ.rɪ.kʌl.tʃər baɪ ˈkɔː.zɪŋ ʌn.prɪˈdɪk.tə.bəl ˈweð.ər ˈpæt.ərnz. Klaymıt çeync iz ıfekting eɡrikalçır bay koozing anpridiktıbıl vedır petırnz.
    İklim değişikliği, tahmin edilemez hava koşullarına neden olarak tarımı etkiliyor.
    ˈklaɪ.mət tʃeɪndʒ ɪz əˈfɛk.tɪŋ ˈæɡ.rɪ.kʌl.tʃər baɪ ˈkɔː.zɪŋ ʌn.prɪˈdɪk.tə.bəl ˈweð.ər ˈpæt.ərnz. Klaymıt çeync iz ıfekting eɡrikalçır bay koozing anpridiktıbıl vedır petırnz.
  • The storm raged on for hours, with winds strong enough to uproot trees and flood the streets, causing widespread chaos.
    _
    Ðə ˈstɔːrm ˈreɪdʒd ɒn fɔːr ˈaʊərz wɪð wɪndz strɔːŋ ɪˈnʌf tu ʌpˈruːt triːz ænd ˈflʌd ðə ˈstriːts ˈkɔː.zɪŋ ˈwaɪd.spred ˈkeɪ.ɒs. Dı stoorm reycd on foor avırz vid vindz stroong inaf tu apruut triiz end flad dı striits koozing vaydspred keyos.
    Fırtına saatlerce sürdü, ağaçları kökünden söken ve sokakları sular altında bırakan güçlü rüzgarlarla büyük bir kaosa neden oldu.
    Ðə ˈstɔːrm ˈreɪdʒd ɒn fɔːr ˈaʊərz wɪð wɪndz strɔːŋ ɪˈnʌf tu ʌpˈruːt triːz ænd ˈflʌd ðə ˈstriːts ˈkɔː.zɪŋ ˈwaɪd.spred ˈkeɪ.ɒs. Dı stoorm reycd on foor avırz vid vindz stroong inaf tu apruut triiz end flad dı striits koozing vaydspred keyos.
  • The harmful effects of cigarette smoking are well-documented, causing both short-term and long-term health risks.
    _
    Ðə ˈhɑːrm.fəl ɪˈfɛkts əv ˈsɪɡ.ə.ret ˈsmoʊ.kɪŋ ɑːr ˌwel ˈdɒk.jəˌmen.tɪd ˈkɔː.zɪŋ boʊθ ˌʃɔːrtˈtɜːrm ænd ˌlɒŋˈtɜːrm helθ rɪsks. Dı haarmfıl ifekts ıv siɡıret smovking aar vel dokyımentid koozing bovt şoorttörrm end longtörrm helt risks.
    Sigara içmenin zararlı etkileri iyi belgelenmiştir ve hem kısa vadeli hem uzun vadeli sağlık risklerine yol açar.
    Ðə ˈhɑːrm.fəl ɪˈfɛkts əv ˈsɪɡ.ə.ret ˈsmoʊ.kɪŋ ɑːr ˌwel ˈdɒk.jəˌmen.tɪd ˈkɔː.zɪŋ boʊθ ˌʃɔːrtˈtɜːrm ænd ˌlɒŋˈtɜːrm helθ rɪsks. Dı haarmfıl ifekts ıv siɡıret smovking aar vel dokyımentid koozing bovt şoorttörrm end longtörrm helt risks.
  • After the storm, the power outage was traced back to a fault in the main transformer, causing widespread disruptions in the area.
    _
    ˈɑːf.tər ðə ˈstɔːrm ðə ˈpaʊ.ər ˈaʊ.tɪdʒ wəz treɪst bæk tu eɪ ˈfɔːlt ɪn ðə meɪn trænsˈfɔːr.mər ˈkɔː.zɪŋ ˈwaɪd.spred ˈdɪs.rʌp.ʃənz ɪn ðə ˈɛr.i.ə. Aaftır dı stoorm dı pavır avtic vız treyst bek tu e foolt in dı meyn trensfoormır koozing vaydspred disrapşınz in dı eriı.
    Fırtınadan sonra elektrik kesintisinin ana transformatördeki bir arızadan kaynaklandığı tespit edildi ve bu, bölgede yaygın kesintilere neden oldu.
    ˈɑːf.tər ðə ˈstɔːrm ðə ˈpaʊ.ər ˈaʊ.tɪdʒ wəz treɪst bæk tu eɪ ˈfɔːlt ɪn ðə meɪn trænsˈfɔːr.mər ˈkɔː.zɪŋ ˈwaɪd.spred ˈdɪs.rʌp.ʃənz ɪn ðə ˈɛr.i.ə. Aaftır dı stoorm dı pavır avtic vız treyst bek tu e foolt in dı meyn trensfoormır koozing vaydspred disrapşınz in dı eriı.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. causing nasıl okunur? causing kelimesi yaklaşık olarak «koozing» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — ˈkɔː.zɪŋ. Bu sayfada causing kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak causing kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. causing telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. causing kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce causing ile gerçek cümle örneklerine bakın. causing ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise causing kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek causing ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. causing kelimesi için ses eğitmeni. causing kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. causing içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece causing kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için causing telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. causing Türkçede nasıl telaffuz edilir? causing kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «koozing», IPA transkripsiyonu ˈkɔː.zɪŋ şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve causing içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği causing telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. causing kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce causing ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. causing ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. causing hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde causing kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle causing kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada causing ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. causing içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. causing için iki ses. causing telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve causing kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak causing telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. causing telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada causing sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve causing telaffuzunu çevrimdışı çalışın. causing kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.