🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: came

came, keɪm, keym - geldi; ulaştı
  • I waited for an hour before the bus came.
    _
    ˈaɪ ˈweɪ.tɪd fɔːr æn ˈaʊər bɪˈfɔːr ðə bʌs keɪm. Ay veytid foor en avır bifoor dı bas keym.
    Otobüs gelmeden önce bir saat bekledim.
    ˈaɪ ˈweɪ.tɪd fɔːr æn ˈaʊər bɪˈfɔːr ðə bʌs keɪm. Ay veytid foor en avır bifoor dı bas keym.
  • I waited, but nobody came to the meeting.
    _
    ˈaɪ ˈweɪ.tɪd bʌt ˈnoʊ.bə.di keɪm tu ðə ˈmiː.tɪŋ. Ay veytid bat novbıdi keym tu dı miiting.
    Bekledim ama kimse toplantıya gelmedi.
    ˈaɪ ˈweɪ.tɪd bʌt ˈnoʊ.bə.di keɪm tu ðə ˈmiː.tɪŋ. Ay veytid bat novbıdi keym tu dı miiting.
  • The rainbow became visible after the rain stopped and the sun came out.
    _
    Ðə ˈreɪn.boʊ bɪˈkeɪm ˈvɪz.ə.bəl ˈɑːf.tər ðə ˈreɪn ˈstɒpt ænd ðə ˈsʌn keɪm ɑːt. Dı reynbov bikeym vizıbıl aaftır dı reyn stopt end dı san keym aat.
    Yağmur durduktan ve güneş çıktıktan sonra gökkuşağı görünür hale geldi.
    Ðə ˈreɪn.boʊ bɪˈkeɪm ˈvɪz.ə.bəl ˈɑːf.tər ðə ˈreɪn ˈstɒpt ænd ðə ˈsʌn keɪm ɑːt. Dı reynbov bikeym vizıbıl aaftır dı reyn stopt end dı san keym aat.
  • He didn't intend to miss the meeting, but something came up.
    _
    Hiː ˈdɪd.nt ɪnˈtend tu mɪs ðə ˈmiː.tɪŋ bʌt ˈsʌm.θɪŋ keɪm ʌp. Hii didnt intend tu mis dı miiting bat samting keym ap.
    Toplantıyı kaçırmak gibi bir niyeti yoktu, ama bir şey oldu.
    Hiː ˈdɪd.nt ɪnˈtend tu mɪs ðə ˈmiː.tɪŋ bʌt ˈsʌm.θɪŋ keɪm ʌp. Hii didnt intend tu mis dı miiting bat samting keym ap.
  • The sudden news of his resignation came as a complete shock to us.
    _
    Ðə ˈsʌd.ən njuːz əv ˈhɪz ˌrez.ɪɡˈneɪ.ʃən keɪm æz eɪ kəmˈpliːt ʃɒk tu ʌs. Dı sadın nyuuz ıv hiz reziɡneyşın keym ez e kımpliit şok tu as.
    İstifa haberi bizi tamamen şoka uğrattı.
    Ðə ˈsʌd.ən njuːz əv ˈhɪz ˌrez.ɪɡˈneɪ.ʃən keɪm æz eɪ kəmˈpliːt ʃɒk tu ʌs. Dı sadın nyuuz ıv hiz reziɡneyşın keym ez e kımpliit şok tu as.
  • The community came together in a collective show of support for the family.
    _
    Ðə kəˈmjuː.nɪ.ti keɪm təˈɡeð.ər ɪn eɪ kəˈlɛk.tɪv ʃəʊ əv ˈsəˈpɔːrt fɔːr ðə ˈfæm.ɪ.li. Dı kımyuuniti keym tıɡedır in e kılektiv şıu ıv sıpoort foor dı femili.
    Topluluk, aileyi desteklemek için kolektif bir şekilde bir araya geldi.
    Ðə kəˈmjuː.nɪ.ti keɪm təˈɡeð.ər ɪn eɪ kəˈlɛk.tɪv ʃəʊ əv ˈsəˈpɔːrt fɔːr ðə ˈfæm.ɪ.li. Dı kımyuuniti keym tıɡedır in e kılektiv şıu ıv sıpoort foor dı femili.
  • The community came together to offer salvation to those in need.
    _
    Ðə kəˈmjuː.nɪ.ti keɪm təˈɡeð.ər tu ˈɒf.ər sælˈveɪ.ʃən tu ˈðoʊz ɪn niːd. Dı kımyuuniti keym tıɡedır tu ofır selveyşın tu dovz in niid.
    Topluluk, ihtiyaç sahiplerine kurtuluş sunmak için bir araya geldi.
    Ðə kəˈmjuː.nɪ.ti keɪm təˈɡeð.ər tu ˈɒf.ər sælˈveɪ.ʃən tu ˈðoʊz ɪn niːd. Dı kımyuuniti keym tıɡedır tu ofır selveyşın tu dovz in niid.
  • They discovered the limit of the park where the walking trail came to an end by the river.
    _
    Ðeɪ dɪˈskʌv.ərd ðə ˈlɪm.ɪt əv ðə pɑːrk ˈwer ðə ˈwɔː.kɪŋ treɪl keɪm tu æn ɛnd baɪ ðə ˈrɪv.ər. Dey diskavırd dı limit ıv dı paark ver dı vooking treyl keym tu en end bay dı rivır.
    Parkın, yürüyüş yolunun nehirde sona erdiği sınırını keşfettiler.
    Ðeɪ dɪˈskʌv.ərd ðə ˈlɪm.ɪt əv ðə pɑːrk ˈwer ðə ˈwɔː.kɪŋ treɪl keɪm tu æn ɛnd baɪ ðə ˈrɪv.ər. Dey diskavırd dı limit ıv dı paark ver dı vooking treyl keym tu en end bay dı rivır.
  • Despite facing numerous obstacles, she remained proud of her roots, never forgetting where she came from or the struggles she overcame.
    _
    Dɪˈspaɪt ˈfeɪ.sɪŋ ˈnjuː.mɚ.əs ˈɑːb.stə.kəlz ʃi ˌrɪˈmeɪnd ˈpraʊd əv hɜːr ˌruːts ˈnev.ər fərˈɡɛt.ɪŋ ˈwer ʃi keɪm ˈfrɒm ɔːr ðə ˈstrʌɡ.əlz ʃi ˌəʊ.vərˈkeɪm. Dispayt feysing nyuumɚıs aabstıkılz şi rimeynd pravd ıv hörr ruuts nevır fırɡeting ver şi keym from oor dı straɡılz şi ıuvırkeym.
    Çok sayıda engele rağmen, kökleriyle gurur duydu ve nereden geldiğini veya hangi zorlukların üstesinden geldiğini asla unutmadı.
    Dɪˈspaɪt ˈfeɪ.sɪŋ ˈnjuː.mɚ.əs ˈɑːb.stə.kəlz ʃi ˌrɪˈmeɪnd ˈpraʊd əv hɜːr ˌruːts ˈnev.ər fərˈɡɛt.ɪŋ ˈwer ʃi keɪm ˈfrɒm ɔːr ðə ˈstrʌɡ.əlz ʃi ˌəʊ.vərˈkeɪm. Dispayt feysing nyuumɚıs aabstıkılz şi rimeynd pravd ıv hörr ruuts nevır fırɡeting ver şi keym from oor dı straɡılz şi ıuvırkeym.
  • Every time she looked at that old painting, memories of her childhood came rushing back like a flood.
    _
    ˈɛv.ri taɪm ʃi lʊkt æt ðæt əʊld ˈpeɪn.tɪŋ ˈmem.ər.iz əv hɜːr ˈtʃaɪld.hʊd keɪm ˈrʌʃ.ɪŋ bæk laɪk eɪ ˈflʌd. Evri taym şi lukt et det ıuld peynting memıriz ıv hörr çayldhud keym raşing bek layk e flad.
    O eski tabloya her baktığında, çocukluk anıları sel gibi geri gelirdi.
    ˈɛv.ri taɪm ʃi lʊkt æt ðæt əʊld ˈpeɪn.tɪŋ ˈmem.ər.iz əv hɜːr ˈtʃaɪld.hʊd keɪm ˈrʌʃ.ɪŋ bæk laɪk eɪ ˈflʌd. Evri taym şi lukt et det ıuld peynting memıriz ıv hörr çayldhud keym raşing bek layk e flad.
  • His inheritance came with responsibilities, as he was tasked with managing the family's vast estate and legacy.
    _
    ˈhɪz ɪnˈher.ɪ.təns keɪm wɪð ˈriːˌspɑːn.səˈbɪl.ə.t̬iz æz hiː wəz tæskt wɪð ˈmæn.ɪ.dʒɪŋ ðə ˈfæm.ɪ.liz væst ɪˈsteɪt ænd ˈleg.ə.si. Hiz inheritıns keym vid riispaansıbilıt̬iz ez hii vız teskt vid menicing dı femiliz vest isteyt end legısi.
    Mirasıyla birlikte sorumluluklar da geldi; ailenin büyük mülkünü ve mirasını yönetmekle görevlendirildi.
    ˈhɪz ɪnˈher.ɪ.təns keɪm wɪð ˈriːˌspɑːn.səˈbɪl.ə.t̬iz æz hiː wəz tæskt wɪð ˈmæn.ɪ.dʒɪŋ ðə ˈfæm.ɪ.liz væst ɪˈsteɪt ænd ˈleg.ə.si. Hiz inheritıns keym vid riispaansıbilıt̬iz ez hii vız teskt vid menicing dı femiliz vest isteyt end legısi.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. came nasıl okunur? came kelimesi yaklaşık olarak «keym» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — keɪm. Bu sayfada came kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak came kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. came telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. came kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce came ile gerçek cümle örneklerine bakın. came ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise came kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek came ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. came kelimesi için ses eğitmeni. came kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. came içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece came kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için came telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. came Türkçede nasıl telaffuz edilir? came kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «keym», IPA transkripsiyonu keɪm şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve came içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği came telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. came kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce came ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. came ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. came hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde came kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle came kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada came ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. came içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. came için iki ses. came telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve came kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak came telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. came telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada came sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve came telaffuzunu çevrimdışı çalışın. came kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.