🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: but

but, bʌt, bat - ama
  • I like pizza, but I don't like tomatoes.
    _
    ˈaɪ laɪk ˈpiːt.sə bʌt ˈaɪ doʊnt laɪk təˈmeɪ.toʊz. Ay layk piitsı bat ay dovnt layk tımeytovz.
    Pizzayı severim, ama domatesi sevmem.
    ˈaɪ laɪk ˈpiːt.sə bʌt ˈaɪ doʊnt laɪk təˈmeɪ.toʊz. Ay layk piitsı bat ay dovnt layk tımeytovz.
  • She is happy, but tired.
    _
    Ʃi ɪz ˈhæp.i bʌt taɪrd. Şi iz hepi bat tayrd.
    O mutlu ama yorgun.
    Ʃi ɪz ˈhæp.i bʌt taɪrd. Şi iz hepi bat tayrd.
  • He is tall, but not strong.
    _
    Hiː ɪz tɔːl bʌt nɒt strɔːŋ. Hii iz tool bat not stroong.
    O uzun, ama güçlü değil.
    Hiː ɪz tɔːl bʌt nɒt strɔːŋ. Hii iz tool bat not stroong.
  • We went to the park, but it was raining.
    _
    Wiː ˈwent tu ðə pɑːrk bʌt ɪt wəz ˈreɪ.nɪŋ. Vii vent tu dı paark bat it vız reyning.
    Parka gittik, ama yağmur yağıyordu.
    Wiː ˈwent tu ðə pɑːrk bʌt ɪt wəz ˈreɪ.nɪŋ. Vii vent tu dı paark bat it vız reyning.
  • I studied hard for the exam, but I still didn’t get a good grade.
    _
    ˈaɪ ˈstʌd.id hɑːrd fɔːr ðə ɪɡˈzæm bʌt ˈaɪ ˈstɪl ˈdɪd.nt ɡɛt eɪ ɡʊd ɡreɪd. Ay stadid haard foor dı iɡzem bat ay stil didnt ɡet e ɡud ɡreyd.
    Sınava çok çalıştım, ama yine de iyi bir not almadım.
    ˈaɪ ˈstʌd.id hɑːrd fɔːr ðə ɪɡˈzæm bʌt ˈaɪ ˈstɪl ˈdɪd.nt ɡɛt eɪ ɡʊd ɡreɪd. Ay stadid haard foor dı iɡzem bat ay stil didnt ɡet e ɡud ɡreyd.
  • She wanted to go to the beach, but the weather was too cold.
    _
    Ʃi ˈwɑːn.tɪd tu ɡoʊ tu ðə biːtʃ bʌt ðə ˈweð.ər wəz tuː koʊld. Şi vaantid tu ɡov tu dı biiç bat dı vedır vız tuu kovld.
    O, sahile gitmek istedi, ama hava çok soğuktu.
    Ʃi ˈwɑːn.tɪd tu ɡoʊ tu ðə biːtʃ bʌt ðə ˈweð.ər wəz tuː koʊld. Şi vaantid tu ɡov tu dı biiç bat dı vedır vız tuu kovld.
  • He enjoys playing soccer, but he doesn’t like watching it on TV.
    _
    Hiː ɪnˈdʒɔɪz ˈpleɪ.ɪŋ ˈsɑː.kɚ bʌt hiː ˈdʌz.ənt laɪk ˈwɒtʃ.ɪŋ ɪt ɒn ˌtiːˈviː. Hii incoyz pleying saakɚ bat hii dazınt layk voçing it on tiivii.
    O, futbol oynamayı seviyor ama televizyonda izlemeyi sevmiyor.
    Hiː ɪnˈdʒɔɪz ˈpleɪ.ɪŋ ˈsɑː.kɚ bʌt hiː ˈdʌz.ənt laɪk ˈwɒtʃ.ɪŋ ɪt ɒn ˌtiːˈviː. Hii incoyz pleying saakɚ bat hii dazınt layk voçing it on tiivii.
  • We tried to call him, but his phone was turned off.
    _
    Wiː traɪd tu kɔːl ˈhɪm bʌt ˈhɪz ˈfoʊn wəz tɜːrnd ɒf. Vii trayd tu kool him bat hiz fovn vız törrnd of.
    Onu aramaya çalıştık, ancak telefonu kapalıydı.
    Wiː traɪd tu kɔːl ˈhɪm bʌt ˈhɪz ˈfoʊn wəz tɜːrnd ɒf. Vii trayd tu kool him bat hiz fovn vız törrnd of.
  • It’s not always easy to balance work and life, but with careful planning, it’s possible to find harmony.
    _
    Ɪts nɒt ˈɔːl.weɪz ˈiː.zi tu ˈbæl.əns wɝːk ænd laɪf bʌt wɪð ˈkɛər.fəl ˈplæn.ɪŋ ɪts ˈpɒs.ə.bəl tu faɪnd ˈhɑːr.mə.ni. Its not oolveyz iizi tu belıns vɝk end layf bat vid keırfıl plening its posıbıl tu faynd haarmıni.
    İş ve yaşam dengesini sağlamak her zaman kolay değildir, ancak dikkatli bir planlama ile uyum bulmak mümkündür.
    Ɪts nɒt ˈɔːl.weɪz ˈiː.zi tu ˈbæl.əns wɝːk ænd laɪf bʌt wɪð ˈkɛər.fəl ˈplæn.ɪŋ ɪts ˈpɒs.ə.bəl tu faɪnd ˈhɑːr.mə.ni. Its not oolveyz iizi tu belıns vɝk end layf bat vid keırfıl plening its posıbıl tu faynd haarmıni.
  • She knew that achieving her goals would take time and effort, but she was determined to overcome the obstacles in her path and succeed.
    _
    Ʃi njuː ðæt əˈtʃiːv.ɪŋ hɜːr ɡoʊlz wʊd teɪk taɪm ænd ˈɛf.ərt bʌt ʃi wəz dɪˈtɜː.mɪnd tu ˌəʊ.vərˈkʌm ðə ˈɑːb.stə.kəlz ɪn hɜːr pæθ ænd səkˈsiːd. Şi nyuu det ıçiiving hörr ɡovlz vud teyk taym end efırt bat şi vız ditörmind tu ıuvırkam dı aabstıkılz in hörr pet end sıksiid.
    O, hedeflerine ulaşmak için zaman ve çaba harcaması gerektiğini biliyordu, ancak yolundaki engelleri aşmaya ve başarılı olmaya kararlıydı.
    Ʃi njuː ðæt əˈtʃiːv.ɪŋ hɜːr ɡoʊlz wʊd teɪk taɪm ænd ˈɛf.ərt bʌt ʃi wəz dɪˈtɜː.mɪnd tu ˌəʊ.vərˈkʌm ðə ˈɑːb.stə.kəlz ɪn hɜːr pæθ ænd səkˈsiːd. Şi nyuu det ıçiiving hörr ɡovlz vud teyk taym end efırt bat şi vız ditörmind tu ıuvırkam dı aabstıkılz in hörr pet end sıksiid.
  • The idea of moving to a new city was exciting, but the thought of leaving family and friends behind made it difficult to decide.
    _
    Ðə ˌaɪˈdiː.ə əv ˈmuː.vɪŋ tu eɪ njuː ˈsɪt.i wəz ɪkˈsaɪ.tɪŋ bʌt ðə ˈθɔːt əv ˈliː.vɪŋ ˈfæm.ɪ.li ænd frɛndz bɪˈhaɪnd meɪd ɪt ˈdɪ.fɪ.kəlt tu dɪˈsaɪd. Dı aydiiı ıv muuving tu e nyuu siti vız iksayting bat dı toot ıv liiving femili end frendz bihaynd meyd it difikılt tu disayd.
    Yeni bir şehre taşınma fikri heyecan vericiydi, ancak ailesini ve arkadaşlarını geride bırakma düşüncesi kararı zorlaştırdı.
    Ðə ˌaɪˈdiː.ə əv ˈmuː.vɪŋ tu eɪ njuː ˈsɪt.i wəz ɪkˈsaɪ.tɪŋ bʌt ðə ˈθɔːt əv ˈliː.vɪŋ ˈfæm.ɪ.li ænd frɛndz bɪˈhaɪnd meɪd ɪt ˈdɪ.fɪ.kəlt tu dɪˈsaɪd. Dı aydiiı ıv muuving tu e nyuu siti vız iksayting bat dı toot ıv liiving femili end frendz bihaynd meyd it difikılt tu disayd.
  • The project seemed simple at first, but it turned out to be much more complex than expected.
    _
    Ðə ˈprɑː.dʒekt siːmd ˈsɪm.pəl æt ˈfɜːrst bʌt ɪt tɜːrnd ɑːt tu bi mʌtʃ mɔːr ˈkɒm.pleks ðæn ɪkˈspɛk.tɪd. Dı praacekt siimd simpıl et förrst bat it törrnd aat tu bi maç moor kompleks den ikspektid.
    Proje ilk başta basit görünüyordu, ancak beklenenden çok daha karmaşık olduğu ortaya çıktı.
    Ðə ˈprɑː.dʒekt siːmd ˈsɪm.pəl æt ˈfɜːrst bʌt ɪt tɜːrnd ɑːt tu bi mʌtʃ mɔːr ˈkɒm.pleks ðæn ɪkˈspɛk.tɪd. Dı praacekt siimd simpıl et förrst bat it törrnd aat tu bi maç moor kompleks den ikspektid.
  • She had many opportunities to succeed, but her fear of failure held her back.
    _
    Ʃi hæd ˈmen.i ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz tu səkˈsiːd bʌt hɜːr fɪr əv ˈfeɪ.ljər held hɜːr bæk. Şi hed meni opırtuunıtiz tu sıksiid bat hörr fir ıv feylyır held hörr bek.
    Başarılı olmak için birçok fırsatı vardı, ancak başarısızlık korkusu onu geride tuttu.
    Ʃi hæd ˈmen.i ˌɒp.ərˈtuː.nə.tiz tu səkˈsiːd bʌt hɜːr fɪr əv ˈfeɪ.ljər held hɜːr bæk. Şi hed meni opırtuunıtiz tu sıksiid bat hörr fir ıv feylyır held hörr bek.
  • They worked hard all year, but the unexpected challenges they faced made their progress slower than anticipated.
    _
    Ðeɪ wɝːkt hɑːrd ɔːl jɪr bʌt ðə ˌʌn.ɪkˈspek.tɪd ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ðeɪ feɪst meɪd ðɛr ˈprɑː.ɡres ˈsləʊ.ər ðæn ænˈtɪs.ɪ.peɪ.tɪd. Dey vɝkt haard ool yir bat dı anikspektid çelinciz dey feyst meyd der praaɡres slıuır den entisipeytid.
    Tüm yıl boyunca çok çalıştılar, ancak karşılaştıkları beklenmedik zorluklar ilerlemelerini beklenenden daha yavaş hale getirdi.
    Ðeɪ wɝːkt hɑːrd ɔːl jɪr bʌt ðə ˌʌn.ɪkˈspek.tɪd ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ðeɪ feɪst meɪd ðɛr ˈprɑː.ɡres ˈsləʊ.ər ðæn ænˈtɪs.ɪ.peɪ.tɪd. Dey vɝkt haard ool yir bat dı anikspektid çelinciz dey feyst meyd der praaɡres slıuır den entisipeytid.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. but — transkripsiyon ve telaffuz. but kelimesinin fonetik transkripsiyonu: bʌt. Türkçede but yaklaşık olarak «bat» şeklinde okunur. but kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. but kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. but kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce but ile gerçek cümle örneklerine bakın. but ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise but kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek but ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. but kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: but içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. but ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. but içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. but kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. but nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «bat», fonetik transkripsiyon: bʌt. Sayfada but içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. but — bağlam ve eşdizimlilikler. but kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce but kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada but ile eşdizimlilikler ve but kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. but kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için but ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. but içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. but ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. but kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, but için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. but içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. but kelimesiyle MP3 indirin. but telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken but dinleyin. but ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.