🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: bring

bring, brɪŋ, bring - getirmek
  • She will bring her book to class tomorrow.
    _
    Ʃi wɪl brɪŋ hɜːr bʊk tu klæs təˈmɑːr.oʊ. Şi vil bring hörr buk tu kles tımaarov.
    Yarın derse kitabını getirecek.
    Ʃi wɪl brɪŋ hɜːr bʊk tu klæs təˈmɑːr.oʊ. Şi vil bring hörr buk tu kles tımaarov.
  • I always bring my lunch to work.
    _
    ˈaɪ ˈɔːl.weɪz brɪŋ maɪ lʌntʃ tu wɝːk. Ay oolveyz bring may lanç tu vɝk.
    Her zaman öğle yemeğimi işe götürürüm.
    ˈaɪ ˈɔːl.weɪz brɪŋ maɪ lʌntʃ tu wɝːk. Ay oolveyz bring may lanç tu vɝk.
  • Don’t forget to bring your jacket; it’s cold outside.
    _
    Doʊnt fərˈɡɛt tu brɪŋ ˈjʊr ˈdʒæk.ɪt ɪts koʊld ˌaʊtˈsaɪd. Dovnt fırɡet tu bring yur cekit its kovld avtsayd.
    Çıkarken ceketini getirmeyi unutma; dışarıda soğuk.
    Doʊnt fərˈɡɛt tu brɪŋ ˈjʊr ˈdʒæk.ɪt ɪts koʊld ˌaʊtˈsaɪd. Dovnt fırɡet tu bring yur cekit its kovld avtsayd.
  • Please bring me a glass of water.
    _
    ˈpliːz brɪŋ miː eɪ ɡlæs əv ˈwɔː.tər. Pliiz bring mii e ɡles ıv vootır.
    Lütfen bana bir bardak su getir.
    ˈpliːz brɪŋ miː eɪ ɡlæs əv ˈwɔː.tər. Pliiz bring mii e ɡles ıv vootır.
  • She wants to bring fresh ideas to the team to improve the project.
    _
    Ʃi wɑːnts tu brɪŋ frɛʃ ˌaɪˈdiː.əz tu ðə tiːm tu ɪmˈpruːv ðə ˈprɑː.dʒekt. Şi vaants tu bring freş aydiiız tu dı tiim tu impruuv dı praacekt.
    Projeyi geliştirmek için takıma taze fikirler getirmek istiyor.
    Ʃi wɑːnts tu brɪŋ frɛʃ ˌaɪˈdiː.əz tu ðə tiːm tu ɪmˈpruːv ðə ˈprɑː.dʒekt. Şi vaants tu bring freş aydiiız tu dı tiim tu impruuv dı praacekt.
  • The festival will bring people together to celebrate their shared traditions.
    _
    Ðə ˈfes.tə.vəl wɪl brɪŋ ˈpiː.pəl təˈɡeð.ər tu ˈsɛl.ə.breɪt ðɛr ʃeərd trəˈdɪʃ.ənz. Dı festıvıl vil bring piipıl tıɡedır tu selıbreyt der şeyard trıdişınz.
    Festival, insanların ortak geleneklerini kutlamak için bir araya getirecek.
    Ðə ˈfes.tə.vəl wɪl brɪŋ ˈpiː.pəl təˈɡeð.ər tu ˈsɛl.ə.breɪt ðɛr ʃeərd trəˈdɪʃ.ənz. Dı festıvıl vil bring piipıl tıɡedır tu selıbreyt der şeyard trıdişınz.
  • He brought a gift to thank his teacher for her guidance.
    _
    Hiː brɔːt eɪ ɡɪft tu ˈθæŋk ˈhɪz ˈtiː.tʃɚ fɔːr hɜːr ˈɡaɪ.dəns. Hii broot e ɡift tu tengk hiz tiiçɚ foor hörr ɡaydıns.
    Öğretmenine rehberliği için teşekkür etmek amacıyla bir hediye getirdi.
    Hiː brɔːt eɪ ɡɪft tu ˈθæŋk ˈhɪz ˈtiː.tʃɚ fɔːr hɜːr ˈɡaɪ.dəns. Hii broot e ɡift tu tengk hiz tiiçɚ foor hörr ɡaydıns.
  • Technology has brought significant changes to the way we communicate and work.
    _
    Tekˈnɑː.lə.dʒi hæz brɔːt sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt tʃeɪndʒɪz tu ðə weɪ wiː kəˈmjuː.nɪ.keɪt ænd wɝːk. Teknaalıci hez broot siɡnifikınt çeynciz tu dı vey vii kımyuunikeyt end vɝk.
    Teknoloji, iletişim kurma ve çalışma şeklimizde önemli değişiklikler getirdi.
    Tekˈnɑː.lə.dʒi hæz brɔːt sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt tʃeɪndʒɪz tu ðə weɪ wiː kəˈmjuː.nɪ.keɪt ænd wɝːk. Teknaalıci hez broot siɡnifikınt çeynciz tu dı vey vii kımyuunikeyt end vɝk.
  • The new initiative aims to bring long-lasting improvements to the community’s infrastructure.
    _
    Ðə njuː ɪˈnɪʃ.ə.tɪv eɪmz tu brɪŋ ˌlɒŋˈlæs.tɪŋ ɪmˈpruːv.mənts tu ðə kəˈmjuː.nə.tiz ˈɪn.frəˌstrʌk.tʃər. Dı nyuu inişıtiv eymz tu bring longlesting impruuvmınts tu dı kımyuunıtiz infrıstrakçır.
    Yeni girişim, toplumun altyapısına kalıcı iyileştirmeler getirmeyi amaçlıyor.
    Ðə njuː ɪˈnɪʃ.ə.tɪv eɪmz tu brɪŋ ˌlɒŋˈlæs.tɪŋ ɪmˈpruːv.mənts tu ðə kəˈmjuː.nə.tiz ˈɪn.frəˌstrʌk.tʃər. Dı nyuu inişıtiv eymz tu bring longlesting impruuvmınts tu dı kımyuunıtiz infrıstrakçır.
  • Art has the power to bring out emotions and thoughts that words cannot express.
    _
    Ɑːrt hæz ðə ˈpaʊ.ər tu brɪŋ ɑːt ɪˈməʊ.ʃənz ænd ˈθɔːts ðæt wɝːdz ˈkæn.ɒt ɪkˈsprɛs. Aart hez dı pavır tu bring aat imıuşınz end toots det vɝdz kenot ikspres.
    Sanat, kelimelerle ifade edilemeyen duyguları ve düşünceleri ortaya çıkarma gücüne sahiptir.
    Ɑːrt hæz ðə ˈpaʊ.ər tu brɪŋ ɑːt ɪˈməʊ.ʃənz ænd ˈθɔːts ðæt wɝːdz ˈkæn.ɒt ɪkˈsprɛs. Aart hez dı pavır tu bring aat imıuşınz end toots det vɝdz kenot ikspres.
  • Her ability to bring diverse groups together to solve common problems is remarkable.
    _
    Hɜːr əˈbɪl.ɪ.ti tu brɪŋ dɪˈvɜːs ɡruːps təˈɡeð.ər tu sɒlv ˈkɒm.ən ˈprɑːb.ləmz ɪz ˌrɪˈmɑːr.kə.bəl. Hörr ıbiliti tu bring divörs ɡruups tıɡedır tu solv komın praablımz iz rimaarkıbıl.
    Onun, farklı grupları bir araya getirerek ortak sorunları çözme yeteneği dikkat çekicidir.
    Hɜːr əˈbɪl.ɪ.ti tu brɪŋ dɪˈvɜːs ɡruːps təˈɡeð.ər tu sɒlv ˈkɒm.ən ˈprɑːb.ləmz ɪz ˌrɪˈmɑːr.kə.bəl. Hörr ıbiliti tu bring divörs ɡruups tıɡedır tu solv komın praablımz iz rimaarkıbıl.
  • The innovation is expected to bring a revolution in sustainable energy practices.
    _
    Ðə ˌɪn.əˈveɪ.ʃən ɪz ɪkˈspɛk.tɪd tu brɪŋ eɪ ˌrev.əˈluː.ʃən ɪn səˈsteɪ.nə.bəl ˈɛn.ər.dʒi ˈpræk.tɪsɪz. Dı inıveyşın iz ikspektid tu bring e revıluuşın in sısteynıbıl enırci prektisiz.
    İnovasyonun sürdürülebilir enerji uygulamalarında bir devrim yaratması bekleniyor.
    Ðə ˌɪn.əˈveɪ.ʃən ɪz ɪkˈspɛk.tɪd tu brɪŋ eɪ ˌrev.əˈluː.ʃən ɪn səˈsteɪ.nə.bəl ˈɛn.ər.dʒi ˈpræk.tɪsɪz. Dı inıveyşın iz ikspektid tu bring e revıluuşın in sısteynıbıl enırci prektisiz.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. bring nasıl okunur? bring kelimesi yaklaşık olarak «bring» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — brɪŋ. Bu sayfada bring kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak bring kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. bring telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. bring kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda bring kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. bring içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak bring ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. bring kelimesi için ses eğitmeni. bring kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. bring içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece bring kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için bring telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. bring Türkçede nasıl telaffuz edilir? bring kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «bring», IPA transkripsiyonu brɪŋ şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve bring içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği bring telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. bring kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce bring ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. bring ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. bring hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde bring kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle bring kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada bring ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. bring içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. bring için iki ses. bring telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve bring kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak bring telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. bring telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada bring sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve bring telaffuzunu çevrimdışı çalışın. bring kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.