🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: began

began, bɪˈɡæn, biɡen - başladı; başladı; girişti
  • The baby began to laugh very loudly.
    _
    Ðə ˈbeɪ.bi bɪˈɡæn tu læf ˈver.i ˈlaʊd.li. Dı beybi biɡen tu lef veri lavdli.
    Bebek yüksek sesle gülmeye başladı.
    Ðə ˈbeɪ.bi bɪˈɡæn tu læf ˈver.i ˈlaʊd.li. Dı beybi biɡen tu lef veri lavdli.
  • The plane began to lower as it prepared to land.
    _
    Ðə pleɪn bɪˈɡæn tu ˈləʊ.ər æz ɪt ˌpriːˈperd tu lænd. Dı pleyn biɡen tu lıuır ez it priiperd tu lend.
    Uçak, inişe hazırlanırken alçalmaya başladı.
    Ðə pleɪn bɪˈɡæn tu ˈləʊ.ər æz ɪt ˌpriːˈperd tu lænd. Dı pleyn biɡen tu lıuır ez it priiperd tu lend.
  • The topic shifted when they began discussing their favorite movies.
    _
    Ðə ˈtɑː.pɪk ˈʃɪf.tɪd ˈwen ðeɪ bɪˈɡæn dɪˈskʌs.ɪŋ ðɛr ˈfeɪ.vər.ɪt ˈmuː.viz. Dı taapik şiftid ven dey biɡen diskasing der feyvırit muuviz.
    Konu, en sevdikleri filmler hakkında konuşmaya başladıklarında değişti.
    Ðə ˈtɑː.pɪk ˈʃɪf.tɪd ˈwen ðeɪ bɪˈɡæn dɪˈskʌs.ɪŋ ðɛr ˈfeɪ.vər.ɪt ˈmuː.viz. Dı taapik şiftid ven dey biɡen diskasing der feyvırit muuviz.
  • The sun began to set, painting the sky with beautiful shades of orange and pink.
    _
    Ðə ˈsʌn bɪˈɡæn tu set ˈpeɪn.tɪŋ ðə skaɪ wɪð ˈbjuː.tɪ.fəl ʃeɪdz əv ˈɔːr.ɪndʒ ænd pɪŋk. Dı san biɡen tu set peynting dı skay vid byuutifıl şeydz ıv oorinc end pingk.
    Güneş batmaya başladı ve gökyüzünü güzel turuncu ve pembe tonlarla boyadı.
    Ðə ˈsʌn bɪˈɡæn tu set ˈpeɪn.tɪŋ ðə skaɪ wɪð ˈbjuː.tɪ.fəl ʃeɪdz əv ˈɔːr.ɪndʒ ænd pɪŋk. Dı san biɡen tu set peynting dı skay vid byuutifıl şeydz ıv oorinc end pingk.
  • He decided to stay at the party until the guests began to leave.
    _
    Hiː dɪˈsaɪdɪd tu ˈsteɪ æt ðə ˈpɑːr.ti ʌnˈtɪl ðə ɡests bɪˈɡæn tu liːv. Hii disaydid tu stey et dı paarti antil dı ɡests biɡen tu liiv.
    Misafirler ayrılmaya başlayana kadar partide kalmaya karar verdi.
    Hiː dɪˈsaɪdɪd tu ˈsteɪ æt ðə ˈpɑːr.ti ʌnˈtɪl ðə ɡests bɪˈɡæn tu liːv. Hii disaydid tu stey et dı paarti antil dı ɡests biɡen tu liiv.
  • The changes in the environment began to manifest after the storm.
    _
    Ðə tʃeɪndʒɪz ɪn ðə ɪnˈvaɪ.rən.mənt bɪˈɡæn tu ˈmæn.ɪ.fest ˈɑːf.tər ðə ˈstɔːrm. Dı çeynciz in dı invayrınmınt biɡen tu menifest aaftır dı stoorm.
    Fırtınadan sonra çevredeki değişiklikler kendini göstermeye başladı.
    Ðə tʃeɪndʒɪz ɪn ðə ɪnˈvaɪ.rən.mənt bɪˈɡæn tu ˈmæn.ɪ.fest ˈɑːf.tər ðə ˈstɔːrm. Dı çeynciz in dı invayrınmınt biɡen tu menifest aaftır dı stoorm.
  • People began to notice the changing weather patterns caused by climate change.
    _
    ˈpiː.pəl bɪˈɡæn tu ˈnoʊ.tɪs ðə ˈtʃeɪn.dʒɪŋ ˈweð.ər ˈpæt.ərnz kɔːzd baɪ ˈklaɪ.mət tʃeɪndʒ. Piipıl biɡen tu novtis dı çeyncing vedır petırnz koozd bay klaymıt çeync.
    İnsanlar iklim değişikliğinin neden olduğu hava değişikliklerini fark etmeye başladı.
    ˈpiː.pəl bɪˈɡæn tu ˈnoʊ.tɪs ðə ˈtʃeɪn.dʒɪŋ ˈweð.ər ˈpæt.ərnz kɔːzd baɪ ˈklaɪ.mət tʃeɪndʒ. Piipıl biɡen tu novtis dı çeyncing vedır petırnz koozd bay klaymıt çeync.
  • As the fog lifted, the tall buildings began to emerge from the mist.
    _
    Æz ðə ˈfɒɡ ˈlɪf.tɪd ðə tɔːl ˈbɪl.dɪŋz bɪˈɡæn tu ɪˈmɜːdʒ ˈfrɒm ðə mɪst. Ez dı foɡ liftid dı tool bildingz biɡen tu imörc from dı mist.
    Sis dağıldıkça yüksek binalar ortaya çıkmaya başladı.
    Æz ðə ˈfɒɡ ˈlɪf.tɪd ðə tɔːl ˈbɪl.dɪŋz bɪˈɡæn tu ɪˈmɜːdʒ ˈfrɒm ðə mɪst. Ez dı foɡ liftid dı tool bildingz biɡen tu imörc from dı mist.
  • After a difficult year, the emotional wounds began to heal, as they found comfort in each other and time worked its magic.
    _
    ˈɑːf.tər eɪ ˈdɪ.fɪ.kəlt jɪr ðə ɪˈməʊ.ʃən.l̩ wuːndz bɪˈɡæn tu hiːl æz ðeɪ ˈfaʊnd ˈkʌmfət ɪn iːtʃ ˈʌð.ɚ ænd taɪm wɝːkt ɪts ˈmædʒ.ɪk. Aaftır e difikılt yir dı imıuşınl̩ vuundz biɡen tu hiil ez dey favnd kamfıt in iiç adɚ end taym vɝkt its mecik.
    Zor bir yılın ardından, duygusal yaralar iyileşmeye başladı, birbirlerinde teselli buldular ve zaman büyüsünü yaptı.
    ˈɑːf.tər eɪ ˈdɪ.fɪ.kəlt jɪr ðə ɪˈməʊ.ʃən.l̩ wuːndz bɪˈɡæn tu hiːl æz ðeɪ ˈfaʊnd ˈkʌmfət ɪn iːtʃ ˈʌð.ɚ ænd taɪm wɝːkt ɪts ˈmædʒ.ɪk. Aaftır e difikılt yir dı imıuşınl̩ vuundz biɡen tu hiil ez dey favnd kamfıt in iiç adɚ end taym vɝkt its mecik.
  • Over time, the team's collective vision began to manifest in their successful projects and innovations.
    _
    ˈəʊ.vər taɪm ðə tiːmz kəˈlɛk.tɪv ˈvɪʒ.ən bɪˈɡæn tu ˈmæn.ɪ.fest ɪn ðɛr səkˈses.fəl ˈprɑː.dʒekts ænd ˌɪn.əˈveɪ.ʃənz. Iuvır taym dı tiimz kılektiv vijın biɡen tu menifest in der sıksesfıl praacekts end inıveyşınz.
    Zamanla, ekibin kolektif vizyonu, başarılı projelerinde ve yeniliklerinde kendini göstermeye başladı.
    ˈəʊ.vər taɪm ðə tiːmz kəˈlɛk.tɪv ˈvɪʒ.ən bɪˈɡæn tu ˈmæn.ɪ.fest ɪn ðɛr səkˈses.fəl ˈprɑː.dʒekts ænd ˌɪn.əˈveɪ.ʃənz. Iuvır taym dı tiimz kılektiv vijın biɡen tu menifest in der sıksesfıl praacekts end inıveyşınz.
  • His ideas, once abstract, began to manifest into a full-fledged movement that inspired thousands of people.
    _
    ˈhɪz ˌaɪˈdiː.əz wʌns ˈæb.strækt bɪˈɡæn tu ˈmæn.ɪ.fest ˈɪn.tu eɪ ˈfʊlˌflɛdʒd ˈmuːv.mənt ðæt ɪnˈspaɪərd ˈθaʊ.zəndz əv ˈpiː.pəl. Hiz aydiiız vans ebstrekt biɡen tu menifest intu e fulflecd muuvmınt det inspayırd tavzındz ıv piipıl.
    Onun daha önce soyut olan fikirleri, binlerce kişiye ilham veren tam teşekküllü bir harekete dönüşmeye başladı.
    ˈhɪz ˌaɪˈdiː.əz wʌns ˈæb.strækt bɪˈɡæn tu ˈmæn.ɪ.fest ˈɪn.tu eɪ ˈfʊlˌflɛdʒd ˈmuːv.mənt ðæt ɪnˈspaɪərd ˈθaʊ.zəndz əv ˈpiː.pəl. Hiz aydiiız vans ebstrekt biɡen tu menifest intu e fulflecd muuvmınt det inspayırd tavzındz ıv piipıl.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. began — transkripsiyon ve telaffuz. began kelimesinin fonetik transkripsiyonu: bɪˈɡæn. Türkçede began yaklaşık olarak «biɡen» şeklinde okunur. began kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. began kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. began kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda began kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. began içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak began ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. began kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: began içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. began ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. began içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. began kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. began nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «biɡen», fonetik transkripsiyon: bɪˈɡæn. Sayfada began içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. began — bağlam ve eşdizimlilikler. began kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce began kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada began ile eşdizimlilikler ve began kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. began kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için began ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. began içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. began ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. began kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, began için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. began içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. began kelimesiyle MP3 indirin. began telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken began dinleyin. began ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.