🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: been

been, bɪn, bin - oldu; bulunmuştu; mevcut olmuştu
  • He has been consistent with his work every day.
    _
    Hiː hæz bɪn kənˈsɪs.tənt wɪð ˈhɪz wɝːk ˈɛv.ri deɪ. Hii hez bin kınsistınt vid hiz vɝk evri dey.
    O, her gün işinde tutarlıydı.
    Hiː hæz bɪn kənˈsɪs.tənt wɪð ˈhɪz wɝːk ˈɛv.ri deɪ. Hii hez bin kınsistınt vid hiz vɝk evri dey.
  • The water has been running from the tap all day.
    _
    Ðə ˈwɔː.tər hæz bɪn ˈrʌn.ɪŋ ˈfrɒm ðə tæp ɔːl deɪ. Dı vootır hez bin raning from dı tep ool dey.
    Su suyu bütün gün musluktan akıyordu.
    Ðə ˈwɔː.tər hæz bɪn ˈrʌn.ɪŋ ˈfrɒm ðə tæp ɔːl deɪ. Dı vootır hez bin raning from dı tep ool dey.
  • The weather this year has been unusual, with rain in the desert.
    _
    Ðə ˈweð.ər ˈðɪs jɪr hæz bɪn ʌnˈjuː.ʒu.əl wɪð ˈreɪn ɪn ðə ˈdez.ərt. Dı vedır dis yir hez bin anyuujuıl vid reyn in dı dezırt.
    Bu yıl hava durumu sıradışıydı, çöl bölgesinde yağmur yağdı.
    Ðə ˈweð.ər ˈðɪs jɪr hæz bɪn ʌnˈjuː.ʒu.əl wɪð ˈreɪn ɪn ðə ˈdez.ərt. Dı vedır dis yir hez bin anyuujuıl vid reyn in dı dezırt.
  • He has been feeling depressed lately, and it's affecting his work.
    _
    Hiː hæz bɪn ˈfiː.lɪŋ ˈdɪ.prest ˈleɪt.li ænd ɪts əˈfɛk.tɪŋ ˈhɪz wɝːk. Hii hez bin fiiling diprest leytli end its ıfekting hiz vɝk.
    Son zamanlarda kendini depresif hissediyor ve bu işini etkiliyor.
    Hiː hæz bɪn ˈfiː.lɪŋ ˈdɪ.prest ˈleɪt.li ænd ɪts əˈfɛk.tɪŋ ˈhɪz wɝːk. Hii hez bin fiiling diprest leytli end its ıfekting hiz vɝk.
  • The battle for freedom has been long and difficult for many generations.
    _
    Ðə ˈbæt.əl fɔːr ˈfriː.dəm hæz bɪn lɒŋ ænd ˈdɪ.fɪ.kəlt fɔːr ˈmen.i ˌdʒɛn.əˈreɪ.ʃənz. Dı betıl foor friidım hez bin long end difikılt foor meni cenıreyşınz.
    Özgürlük için verilen mücadele birçok nesil için uzun ve zorlu olmuştur.
    Ðə ˈbæt.əl fɔːr ˈfriː.dəm hæz bɪn lɒŋ ænd ˈdɪ.fɪ.kəlt fɔːr ˈmen.i ˌdʒɛn.əˈreɪ.ʃənz. Dı betıl foor friidım hez bin long end difikılt foor meni cenıreyşınz.
  • The dynamics between the two countries have been tense for years.
    _
    Ðə daɪˈnæm.ɪks bɪˈtwiːn ðə tuː ˈkʌn.triz hæv bɪn ˈtens fɔːr ˈjɪrz. Dı daynemiks bitviin dı tuu kantriz hev bin tens foor yirz.
    İki ülke arasındaki dinamikler yıllardır gergin.
    Ðə daɪˈnæm.ɪks bɪˈtwiːn ðə tuː ˈkʌn.triz hæv bɪn ˈtens fɔːr ˈjɪrz. Dı daynemiks bitviin dı tuu kantriz hev bin tens foor yirz.
  • She has always been fascinated by foreign literature and its unique perspectives.
    _
    Ʃi hæz ˈɔːl.weɪz bɪn ˈfæs.ɪ.neɪ.tɪd baɪ ˈfɔːr.ɪn ˈlɪt.ər.ə.tʃər ænd ɪts juːˈniːk ˌpɜːrˈspɛk.tɪvz. Şi hez oolveyz bin fesineytid bay foorin litırıçır end its yuuniik pörrspektivz.
    O, her zaman yabancı edebiyat ve onun benzersiz bakış açılarıyla büyülenmişti.
    Ʃi hæz ˈɔːl.weɪz bɪn ˈfæs.ɪ.neɪ.tɪd baɪ ˈfɔːr.ɪn ˈlɪt.ər.ə.tʃər ænd ɪts juːˈniːk ˌpɜːrˈspɛk.tɪvz. Şi hez oolveyz bin fesineytid bay foorin litırıçır end its yuuniik pörrspektivz.
  • The weather has been consistently warm this week, with temperatures above 30°C.
    _
    Ðə ˈweð.ər hæz bɪn kənˈsɪs.tənt.li wɔːrm ˈðɪs wiːk wɪð ˈtem.pɚ.ə.tʃɚz əˈbʌv 30°c. Dı vedır hez bin kınsistıntli voorm dis viik vid tempɚıçɚz ıbav 30°c.
    Bu hafta hava sürekli sıcaktı ve sıcaklıklar 30°C'nin üzerindeydi.
    Ðə ˈweð.ər hæz bɪn kənˈsɪs.tənt.li wɔːrm ˈðɪs wiːk wɪð ˈtem.pɚ.ə.tʃɚz əˈbʌv 30°c. Dı vedır hez bin kınsistıntli voorm dis viik vid tempɚıçɚz ıbav 30°c.
  • I know that you’ve been working hard on this project, and I appreciate all the effort you’ve put into it.
    _
    ˈaɪ noʊ ðæt ˈjuːv bɪn ˈwɝː.kɪŋ hɑːrd ɒn ˈðɪs ˈprɑː.dʒekt ænd ˈaɪ əˈpriː.ʃi.eɪt ɔːl ðə ˈɛf.ərt ˈjuːv ˈpʊt ˈɪn.tu ɪt. Ay nov det yuuv bin vɝking haard on dis praacekt end ay ıpriişieyt ool dı efırt yuuv put intu it.
    Bu proje üzerinde çok çalıştığını biliyorum ve ona koyduğun tüm çabayı takdir ediyorum.
    ˈaɪ noʊ ðæt ˈjuːv bɪn ˈwɝː.kɪŋ hɑːrd ɒn ˈðɪs ˈprɑː.dʒekt ænd ˈaɪ əˈpriː.ʃi.eɪt ɔːl ðə ˈɛf.ərt ˈjuːv ˈpʊt ˈɪn.tu ɪt. Ay nov det yuuv bin vɝking haard on dis praacekt end ay ıpriişieyt ool dı efırt yuuv put intu it.
  • Hunting has been a part of human history for thousands of years, providing food and resources for survival in ancient times.
    _
    ˈhʌnt.ɪŋ hæz bɪn eɪ pɑːrt əv ˈhjuː.mən ˈhɪs.tər.i fɔːr ˈθaʊ.zəndz əv ˈjɪrz ˌprəˈvaɪ.dɪŋ fuːd ænd ˈriːˈsɔːrsɪz fɔːr ˈsərˈvaɪ.vəl ɪn ˈeɪn.ʃənt taɪmz. Hanting hez bin e paart ıv hyuumın histıri foor tavzındz ıv yirz prıvayding fuud end riisoorsiz foor sırvayvıl in eynşınt taymz.
    Avcılık binlerce yıl boyunca insanlık tarihinin bir parçası olmuş, antik çağlarda hayatta kalmak için gıda ve kaynak sağlamıştır.
    ˈhʌnt.ɪŋ hæz bɪn eɪ pɑːrt əv ˈhjuː.mən ˈhɪs.tər.i fɔːr ˈθaʊ.zəndz əv ˈjɪrz ˌprəˈvaɪ.dɪŋ fuːd ænd ˈriːˈsɔːrsɪz fɔːr ˈsərˈvaɪ.vəl ɪn ˈeɪn.ʃənt taɪmz. Hanting hez bin e paart ıv hyuumın histıri foor tavzındz ıv yirz prıvayding fuud end riisoorsiz foor sırvayvıl in eynşınt taymz.
  • In recent years, sustainable practices have been incorporated into the manufacturing process to reduce environmental impact.
    _
    Ɪn ˈriː.sənt ˈjɪrz səˈsteɪ.nə.bəl ˈpræk.tɪsɪz hæv bɪn ɪnˈkˈɔːr.pə.reɪˈkɩd ˈɪn.tu ðə ˌmæn.jəˈfæk.tʃər.ɪŋ ˈprɑː.ses tu rɪˈdjuːs ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˈɪm.pækt. In riisınt yirz sısteynıbıl prektisiz hev bin inkoorpıreykɩd intu dı menyıfekçıring praases tu ridyuus invayrınmentl̩ impekt.
    Son yıllarda, çevresel etkileri azaltmak için üretim süreçlerine sürdürülebilir uygulamalar dahil edildi.
    Ɪn ˈriː.sənt ˈjɪrz səˈsteɪ.nə.bəl ˈpræk.tɪsɪz hæv bɪn ɪnˈkˈɔːr.pə.reɪˈkɩd ˈɪn.tu ðə ˌmæn.jəˈfæk.tʃər.ɪŋ ˈprɑː.ses tu rɪˈdjuːs ɪnˌvaɪ.rənˈmɛn.tl̩ ˈɪm.pækt. In riisınt yirz sısteynıbıl prektisiz hev bin inkoorpıreykɩd intu dı menyıfekçıring praases tu ridyuus invayrınmentl̩ impekt.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. been nasıl okunur? been kelimesi yaklaşık olarak «bin» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — bɪn. Bu sayfada been kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak been kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. been telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. been kelimesiyle cümle. Bu sayfada İngilizce been kelimesiyle cümle örnekleri toplanmıştır. been kelimesinin gerçek bağlamlarda nasıl kullanıldığını görebilirsiniz — kısa ve basit cümlelerde ve daha karmaşık yapılarda. Örneklerimizi inceledikten sonra been ile cümle kurmak kolaylaşacaktır.
  3. been kelimesi için ses eğitmeni. been kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. been içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece been kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için been telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. been Türkçede nasıl telaffuz edilir? been kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «bin», IPA transkripsiyonu bɪn şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve been içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği been telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. been kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce been ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. been ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. been hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde been kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle been kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada been ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. been içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. been için iki ses. been telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve been kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak been telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. been telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada been sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve been telaffuzunu çevrimdışı çalışın. been kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.