🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: also

also, ˈɔːl.soʊ, oolsov - ayrıca; bununla birlikte; da
  • He also plays football.
    _
    Hiː ˈɔːl.soʊ pleɪz ˈfʊt.bɔːl. Hii oolsov pleyz futbool.
    O da futbol oynuyor.
    Hiː ˈɔːl.soʊ pleɪz ˈfʊt.bɔːl. Hii oolsov pleyz futbool.
  • We also went to the park.
    _
    Wiː ˈɔːl.soʊ ˈwent tu ðə pɑːrk. Vii oolsov vent tu dı paark.
    Biz de parka gittik.
    Wiː ˈɔːl.soʊ ˈwent tu ðə pɑːrk. Vii oolsov vent tu dı paark.
  • She also has a dog.
    _
    Ʃi ˈɔːl.soʊ hæz eɪ dɒɡ. Şi oolsov hez e doɡ.
    Onun da bir köpeği var.
    Ʃi ˈɔːl.soʊ hæz eɪ dɒɡ. Şi oolsov hez e doɡ.
  • I also like ice cream.
    _
    ˈaɪ ˈɔːl.soʊ laɪk ˈaɪs kriːm. Ay oolsov layk ays kriim.
    Ben de dondurmayı seviyorum.
    ˈaɪ ˈɔːl.soʊ laɪk ˈaɪs kriːm. Ay oolsov layk ays kriim.
  • They also visited the museum on their trip.
    _
    Ðeɪ ˈɔːl.soʊ ˈvɪz.ɪ.tɪd ðə mjuːˈziː.əm ɒn ðɛr trɪp. Dey oolsov vizitid dı myuuziiım on der trip.
    Onlar da seyahatleri sırasında müzeyi ziyaret ettiler.
    Ðeɪ ˈɔːl.soʊ ˈvɪz.ɪ.tɪd ðə mjuːˈziː.əm ɒn ðɛr trɪp. Dey oolsov vizitid dı myuuziiım on der trip.
  • We should also bring some snacks to the picnic.
    _
    Wiː ʃʊd ˈɔːl.soʊ brɪŋ sʌm snæks tu ðə ˈpɪk.nɪk. Vii şud oolsov bring sam sneks tu dı piknik.
    Biz de pikniğe biraz atıştırmalık getirmeliyiz.
    Wiː ʃʊd ˈɔːl.soʊ brɪŋ sʌm snæks tu ðə ˈpɪk.nɪk. Vii şud oolsov bring sam sneks tu dı piknik.
  • He is not only my friend, but he also helps me with my homework.
    _
    Hiː ɪz nɒt ˈəʊn.li maɪ frɛnd bʌt hiː ˈɔːl.soʊ helps miː wɪð maɪ ˈhoʊm.wɜːrk. Hii iz not ıunli may frend bat hii oolsov helps mii vid may hovmvörrk.
    O sadece benim arkadaşım değil, aynı zamanda ödevlerimde de bana yardımcı oluyor.
    Hiː ɪz nɒt ˈəʊn.li maɪ frɛnd bʌt hiː ˈɔːl.soʊ helps miː wɪð maɪ ˈhoʊm.wɜːrk. Hii iz not ıunli may frend bat hii oolsov helps mii vid may hovmvörrk.
  • I also want to go to the concert this weekend.
    _
    ˈaɪ ˈɔːl.soʊ wɑːnt tu ɡoʊ tu ðə ˈkɒn.sɜːrt ˈðɪs ˌwiːkˈend. Ay oolsov vaant tu ɡov tu dı konsörrt dis viikend.
    Ben de bu hafta sonu konsere gitmek istiyorum.
    ˈaɪ ˈɔːl.soʊ wɑːnt tu ɡoʊ tu ðə ˈkɒn.sɜːrt ˈðɪs ˌwiːkˈend. Ay oolsov vaant tu ɡov tu dı konsörrt dis viikend.
  • The new regulations could improve industry standards, but they also present challenges for businesses trying to adapt to the changes.
    _
    Ðə njuː ˈreɡ.jəˈleɪ.ʃənz kəd ɪmˈpruːv ˈɪn.də.stri ˈstæn.dərdz bʌt ðeɪ ˈɔːl.soʊ ˈprez.ənt ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz fɔːr ˈbɪz.nɪsɪz ˈtraɪ.ɪŋ tu əˈdæpt tu ðə tʃeɪndʒɪz. Dı nyuu reɡyıleyşınz kıd impruuv indıstri stendırdz bat dey oolsov prezınt çelinciz foor biznisiz traying tu ıdept tu dı çeynciz.
    Yeni düzenlemeler sektör standartlarını iyileştirebilir, ancak değişikliklere uyum sağlamaya çalışan işletmeler için de zorluklar sunar.
    Ðə njuː ˈreɡ.jəˈleɪ.ʃənz kəd ɪmˈpruːv ˈɪn.də.stri ˈstæn.dərdz bʌt ðeɪ ˈɔːl.soʊ ˈprez.ənt ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz fɔːr ˈbɪz.nɪsɪz ˈtraɪ.ɪŋ tu əˈdæpt tu ðə tʃeɪndʒɪz. Dı nyuu reɡyıleyşınz kıd impruuv indıstri stendırdz bat dey oolsov prezınt çelinciz foor biznisiz traying tu ıdept tu dı çeynciz.
  • The team has made significant progress on the project, but we also need to think about its sustainability in the future.
    _
    Ðə tiːm hæz meɪd sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈprɑː.ɡres ɒn ðə ˈprɑː.dʒekt bʌt wiː ˈɔːl.soʊ niːd tu θɪŋk əˈbaʊt ɪts səˌsteɪ.nəˈbɪl.ɪ.ti ɪn ðə ˈfjuː.tʃər. Dı tiim hez meyd siɡnifikınt praaɡres on dı praacekt bat vii oolsov niid tu tingk ıbavt its sısteynıbiliti in dı fyuuçır.
    Ekip projede önemli ilerleme kaydetti, ancak gelecekteki sürdürülebilirliği hakkında da düşünmemiz gerekiyor.
    Ðə tiːm hæz meɪd sɪɡˈnɪf.ɪ.kənt ˈprɑː.ɡres ɒn ðə ˈprɑː.dʒekt bʌt wiː ˈɔːl.soʊ niːd tu θɪŋk əˈbaʊt ɪts səˌsteɪ.nəˈbɪl.ɪ.ti ɪn ðə ˈfjuː.tʃər. Dı tiim hez meyd siɡnifikınt praaɡres on dı praacekt bat vii oolsov niid tu tingk ıbavt its sısteynıbiliti in dı fyuuçır.
  • I heard that the company is expanding its operations and also increasing its workforce.
    _
    ˈaɪ hɜːrd ðæt ðə ˈkʌm.pəni ɪz ɪkˈspæn.dɪŋ ɪts ˌɒp.əˈreɪ.ʃənz ænd ˈɔːl.soʊ ɪnˈkriːs.ɪŋ ɪts ˈwɝːk.fɔːrs. Ay hörrd det dı kampıni iz ikspending its opıreyşınz end oolsov inkriising its vɝkfoors.
    Şirketin operasyonlarını genişlettiğini ve iş gücünü artırdığını duydum.
    ˈaɪ hɜːrd ðæt ðə ˈkʌm.pəni ɪz ɪkˈspæn.dɪŋ ɪts ˌɒp.əˈreɪ.ʃənz ænd ˈɔːl.soʊ ɪnˈkriːs.ɪŋ ɪts ˈwɝːk.fɔːrs. Ay hörrd det dı kampıni iz ikspending its opıreyşınz end oolsov inkriising its vɝkfoors.
  • Not only did she finish the project early, but she also received praise for her work.
    _
    Nɒt ˈəʊn.li dɪd ʃi ˈfɪn.ɪʃ ðə ˈprɑː.dʒekt ˈɜːr.li bʌt ʃi ˈɔːl.soʊ ˈriːˈsiːvd ˈpreɪz fɔːr hɜːr wɝːk. Not ıunli did şi finiş dı praacekt örrli bat şi oolsov riisiivd preyz foor hörr vɝk.
    Sadece projeyi erken bitirmekle kalmadı, aynı zamanda çalışması için de övgü aldı.
    Nɒt ˈəʊn.li dɪd ʃi ˈfɪn.ɪʃ ðə ˈprɑː.dʒekt ˈɜːr.li bʌt ʃi ˈɔːl.soʊ ˈriːˈsiːvd ˈpreɪz fɔːr hɜːr wɝːk. Not ıunli did şi finiş dı praacekt örrli bat şi oolsov riisiivd preyz foor hörr vɝk.
  • I also think we should explore other options before making a final decision.
    _
    ˈaɪ ˈɔːl.soʊ θɪŋk wiː ʃʊd ɪkˈ.splɔːr ˈʌð.ɚ ˈɒp.ʃənz bɪˈfɔːr ˈmeɪ.kɪŋ eɪ ˈfaɪ.nəl dɪˈsɪʒən. Ay oolsov tingk vii şud iksploor adɚ opşınz bifoor meyking e faynıl disijın.
    Ben de kesin bir karar vermeden önce diğer seçenekleri keşfetmemiz gerektiğini düşünüyorum.
    ˈaɪ ˈɔːl.soʊ θɪŋk wiː ʃʊd ɪkˈ.splɔːr ˈʌð.ɚ ˈɒp.ʃənz bɪˈfɔːr ˈmeɪ.kɪŋ eɪ ˈfaɪ.nəl dɪˈsɪʒən. Ay oolsov tingk vii şud iksploor adɚ opşınz bifoor meyking e faynıl disijın.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. also — transkripsiyon ve telaffuz. also kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈɔːl.soʊ. Türkçede also yaklaşık olarak «oolsov» şeklinde okunur. also kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. also kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. also kelimesiyle cümle. Bu sayfada İngilizce also kelimesiyle cümle örnekleri toplanmıştır. also kelimesinin gerçek bağlamlarda nasıl kullanıldığını görebilirsiniz — kısa ve basit cümlelerde ve daha karmaşık yapılarda. Örneklerimizi inceledikten sonra also ile cümle kurmak kolaylaşacaktır.
  3. also kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: also içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. also ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. also içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. also kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. also nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «oolsov», fonetik transkripsiyon: ˈɔːl.soʊ. Sayfada also içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. also — bağlam ve eşdizimlilikler. also kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce also kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada also ile eşdizimlilikler ve also kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. also kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için also ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. also içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. also ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. also kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, also için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. also içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. also kelimesiyle MP3 indirin. also telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken also dinleyin. also ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.