🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: alone

alone, əˈloʊn, ılovn - yalnız; tek başına; bağımsız
  • The puppy didn’t like being left alone.
    _
    Ðə ˈpʌp.i ˈdɪd.nt laɪk ˈbiːɪŋ left əˈloʊn. Dı papi didnt layk biiing left ılovn.
    Yavru, yalnız bırakılmaktan hoşlanmıyordu.
    Ðə ˈpʌp.i ˈdɪd.nt laɪk ˈbiːɪŋ left əˈloʊn. Dı papi didnt layk biiing left ılovn.
  • She walked alone in the park to clear her mind.
    _
    Ʃi wɔːkt əˈloʊn ɪn ðə pɑːrk tu klɪər hɜːr maɪnd. Şi vookt ılovn in dı paark tu kliyar hörr maynd.
    O, parkta yalnız yürüyerek zihnini boşaltıyordu.
    Ʃi wɔːkt əˈloʊn ɪn ðə pɑːrk tu klɪər hɜːr maɪnd. Şi vookt ılovn in dı paark tu kliyar hörr maynd.
  • He prefers to study alone in a quiet room.
    _
    Hiː ˌpriːˈfɜːrz tu ˈstʌd.i əˈloʊn ɪn eɪ ˈkwaɪ.ət ˌruːm. Hii priiförrz tu stadi ılovn in e kvayıt ruum.
    O, sessiz bir odada yalnız çalışmayı tercih eder.
    Hiː ˌpriːˈfɜːrz tu ˈstʌd.i əˈloʊn ɪn eɪ ˈkwaɪ.ət ˌruːm. Hii priiförrz tu stadi ılovn in e kvayıt ruum.
  • She was alone at home while her parents were out.
    _
    Ʃi wəz əˈloʊn æt ˈhoʊm ˈwaɪl hɜːr ˈper.ənts ˈwɜːr ɑːt. Şi vız ılovn et hovm vayl hörr perınts vörr aat.
    O, ebeveynleri dışarıdayken evde yalnızdı.
    Ʃi wəz əˈloʊn æt ˈhoʊm ˈwaɪl hɜːr ˈper.ənts ˈwɜːr ɑːt. Şi vız ılovn et hovm vayl hörr perınts vörr aat.
  • Many people enjoy spending time alone to reflect and recharge.
    _
    ˈmen.i ˈpiː.pəl ɪnˈdʒɔɪ ˈspɛn.dɪŋ taɪm əˈloʊn tu rɪˈflekt ænd ˈriː.tʃɑːrdʒ. Meni piipıl incoy spending taym ılovn tu riflekt end riiçaarc.
    Pek çok insan, düşünmek ve enerji toplamak için yalnız zaman geçirmeyi sever.
    ˈmen.i ˈpiː.pəl ɪnˈdʒɔɪ ˈspɛn.dɪŋ taɪm əˈloʊn tu rɪˈflekt ænd ˈriː.tʃɑːrdʒ. Meni piipıl incoy spending taym ılovn tu riflekt end riiçaarc.
  • He felt alone in the new city until he made some friends.
    _
    Hiː felt əˈloʊn ɪn ðə njuː ˈsɪt.i ʌnˈtɪl hiː meɪd sʌm frɛndz. Hii felt ılovn in dı nyuu siti antil hii meyd sam frendz.
    Yeni şehirde yalnız hissediyordu, ta ki birkaç arkadaş edinene kadar.
    Hiː felt əˈloʊn ɪn ðə njuː ˈsɪt.i ʌnˈtɪl hiː meɪd sʌm frɛndz. Hii felt ılovn in dı nyuu siti antil hii meyd sam frendz.
  • She worked alone on the project, ensuring every detail was perfect.
    _
    Ʃi wɝːkt əˈloʊn ɒn ðə ˈprɑː.dʒekt ɪnˈʃʊr.ɪŋ ˈɛv.ri ˈdiː.teɪl wəz ˈpɜːr.fɪkt. Şi vɝkt ılovn on dı praacekt inşuring evri diiteyl vız pörrfikt.
    O, projede yalnız çalışarak her detayın mükemmel olmasını sağladı.
    Ʃi wɝːkt əˈloʊn ɒn ðə ˈprɑː.dʒekt ɪnˈʃʊr.ɪŋ ˈɛv.ri ˈdiː.teɪl wəz ˈpɜːr.fɪkt. Şi vɝkt ılovn on dı praacekt inşuring evri diiteyl vız pörrfikt.
  • The challenge was too great for him to handle alone, so he asked for help.
    _
    Ðə ˈtʃæl.ɪndʒ wəz tuː ɡreɪt fɔːr ˈhɪm tu ˈhæn.dəl əˈloʊn soʊ hiː æst fɔːr help. Dı çelinc vız tuu ɡreyt foor him tu hendıl ılovn sov hii est foor help.
    Zorluk, onun yalnız başına başa çıkamayacağı kadar büyüktü, bu yüzden yardım istedi.
    Ðə ˈtʃæl.ɪndʒ wəz tuː ɡreɪt fɔːr ˈhɪm tu ˈhæn.dəl əˈloʊn soʊ hiː æst fɔːr help. Dı çelinc vız tuu ɡreyt foor him tu hendıl ılovn sov hii est foor help.
  • Being alone does not always mean being lonely; it can also provide time for self-growth.
    _
    ˈbiːɪŋ əˈloʊn dʌz nɒt ˈɔːl.weɪz miːn ˈbiːɪŋ ˈloʊn.li ɪt kæn ˈɔːl.soʊ ˌprəˈvaɪd taɪm fɔːr ˌselfˈɡroʊθ. Biiing ılovn daz not oolveyz miin biiing lovnli it ken oolsov prıvayd taym foor selfɡrovt.
    Yalnız olmak her zaman yalnız olmak anlamına gelmez; aynı zamanda kişisel gelişim için zaman da sağlayabilir.
    ˈbiːɪŋ əˈloʊn dʌz nɒt ˈɔːl.weɪz miːn ˈbiːɪŋ ˈloʊn.li ɪt kæn ˈɔːl.soʊ ˌprəˈvaɪd taɪm fɔːr ˌselfˈɡroʊθ. Biiing ılovn daz not oolveyz miin biiing lovnli it ken oolsov prıvayd taym foor selfɡrovt.
  • The character in the novel learned to appreciate being alone while stranded on the island.
    _
    Ðə ˈkær.ək.tər ɪn ðə ˈnɒv.əl ˈlɜːrnd tu əˈpriː.ʃi.eɪt ˈbiːɪŋ əˈloʊn ˈwaɪl ˈstræn.dɪd ɒn ðə ˈaɪ.lənd. Dı kerıktır in dı novıl lörrnd tu ıpriişieyt biiing ılovn vayl strendid on dı aylınd.
    Romanın karakteri, adada mahsur kaldığında yalnızlığı takdir etmeyi öğrendi.
    Ðə ˈkær.ək.tər ɪn ðə ˈnɒv.əl ˈlɜːrnd tu əˈpriː.ʃi.eɪt ˈbiːɪŋ əˈloʊn ˈwaɪl ˈstræn.dɪd ɒn ðə ˈaɪ.lənd. Dı kerıktır in dı novıl lörrnd tu ıpriişieyt biiing ılovn vayl strendid on dı aylınd.
  • Leaders often bear the weight of critical decisions alone, facing intense pressure.
    _
    ˈliː.dərz ˈɒf.ən bɛər ðə weɪt əv ˈkrɪt.ɪ.kəl dɪˈsɪʒənz əˈloʊn ˈfeɪ.sɪŋ ɪnˈtens ˈpreʃ.ər. Liidırz ofın beır dı veyt ıv kritikıl disijınz ılovn feysing intens preşır.
    Liderler genellikle kritik kararların yükünü tek başına taşır, yoğun baskıya karşı karşıya kalır.
    ˈliː.dərz ˈɒf.ən bɛər ðə weɪt əv ˈkrɪt.ɪ.kəl dɪˈsɪʒənz əˈloʊn ˈfeɪ.sɪŋ ɪnˈtens ˈpreʃ.ər. Liidırz ofın beır dı veyt ıv kritikıl disijınz ılovn feysing intens preşır.
  • She often feels alone when there is no one around to talk to or share her thoughts with.
    _
    Ʃi ˈɒf.ən filz əˈloʊn ˈwen ðɛr ɪz nəʊ wʌn əˈraʊnd tu tɔːk tu ɔːr ʃeər hɜːr ˈθɔːts wɪð. Şi ofın filz ılovn ven der iz nıu van ıravnd tu took tu oor şeyar hörr toots vid.
    Konuşacak ya da düşüncelerini paylaşacak kimse olmadığında sık sık yalnız hisseder.
    Ʃi ˈɒf.ən filz əˈloʊn ˈwen ðɛr ɪz nəʊ wʌn əˈraʊnd tu tɔːk tu ɔːr ʃeər hɜːr ˈθɔːts wɪð. Şi ofın filz ılovn ven der iz nıu van ıravnd tu took tu oor şeyar hörr toots vid.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. alone — transkripsiyon ve telaffuz. alone kelimesinin fonetik transkripsiyonu: əˈloʊn. Türkçede alone yaklaşık olarak «ılovn» şeklinde okunur. alone kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. alone kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. alone kelimesinin cümlelerdeki kullanım örnekleri. Aşağıda alone kelimesiyle İngilizce cümleler yer almaktadır — en basit ve kısasından daha ayrıntılısına kadar. alone içeren her İngilizce cümle anadili İngilizce olan bir kişi tarafından okunmuştur. Bu örnekleri kullanarak alone ile hangi cümlelerin kurulabileceğini ve hangi bağlamda kullanıldığını anlayın.
  3. alone kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: alone içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. alone ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. alone içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. alone kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. alone nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «ılovn», fonetik transkripsiyon: əˈloʊn. Sayfada alone içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. alone — bağlam ve eşdizimlilikler. alone kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce alone kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada alone ile eşdizimlilikler ve alone kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. alone kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için alone ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. alone içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. alone ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. alone kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, alone için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. alone içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. alone kelimesiyle MP3 indirin. alone telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken alone dinleyin. alone ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.