🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: allowed

allowed, əˈlaʊd, ılavd - izinli; müsaadeli; kabul edilmiş
  • Smoking is not allowed in this building.
    _
    ˈsmoʊ.kɪŋ ɪz nɒt əˈlaʊd ɪn ˈðɪs ˈbɪl.dɪŋ. Smovking iz not ılavd in dis bilding.
    Bu binada sigara içmek yasaktır.
    ˈsmoʊ.kɪŋ ɪz nɒt əˈlaʊd ɪn ˈðɪs ˈbɪl.dɪŋ. Smovking iz not ılavd in dis bilding.
  • The inheritance allowed her to travel around the world.
    _
    Ðə ɪnˈher.ɪ.təns əˈlaʊd hɜːr tu ˈtræv.əl əˈraʊnd ðə wɝːld. Dı inheritıns ılavd hörr tu trevıl ıravnd dı vɝld.
    Miras, onun dünyayı gezmesini sağladı.
    Ðə ɪnˈher.ɪ.təns əˈlaʊd hɜːr tu ˈtræv.əl əˈraʊnd ðə wɝːld. Dı inheritıns ılavd hörr tu trevıl ıravnd dı vɝld.
  • Early planning allowed them to get discounts on flights and accommodation.
    _
    ˈɜːr.li ˈplæn.ɪŋ əˈlaʊd ðɛm tu ɡɛt ˈdɪs.kaʊnts ɒn ˈflaɪts ænd əˌkɒ.məˈdeɪ.ʃən. Örrli plening ılavd dem tu ɡet diskavnts on flayts end ıkomıdeyşın.
    Erken planlama, uçuşlar ve konaklama için indirim almalarını sağladı.
    ˈɜːr.li ˈplæn.ɪŋ əˈlaʊd ðɛm tu ɡɛt ˈdɪs.kaʊnts ɒn ˈflaɪts ænd əˌkɒ.məˈdeɪ.ʃən. Örrli plening ılavd dem tu ɡet diskavnts on flayts end ıkomıdeyşın.
  • She created a budget that allowed for dining at local restaurants while exploring cities.
    _
    Ʃi kriˈeɪtɪd eɪ ˈbʌdʒ.ɪt ðæt əˈlaʊd fɔːr ˈdaɪ.nɪŋ æt ˈloʊ.kəl ˈres.tə.rɑːnts ˈwaɪl ɪkˈsplɔːrɪŋ ˈsɪt.iz. Şi krieytid e bacit det ılavd foor dayning et lovkıl restıraants vayl iksplooring sitiz.
    Şehirleri keşfederken yerel restoranlarda yemek yemesine izin veren bir bütçe hazırladı.
    Ʃi kriˈeɪtɪd eɪ ˈbʌdʒ.ɪt ðæt əˈlaʊd fɔːr ˈdaɪ.nɪŋ æt ˈloʊ.kəl ˈres.tə.rɑːnts ˈwaɪl ɪkˈsplɔːrɪŋ ˈsɪt.iz. Şi krieytid e bacit det ılavd foor dayning et lovkıl restıraants vayl iksplooring sitiz.
  • The glass door of the café allowed sunlight to flood the room in the morning.
    _
    Ðə ɡlæs dɔːr əv ðə kæˈfeɪ əˈlaʊd ˈsʌn.laɪt tu ˈflʌd ðə ˌruːm ɪn ðə ˈmɔː.nɪŋ. Dı ɡles door ıv dı kefey ılavd sanlayt tu flad dı ruum in dı mooning.
    Kafedeki cam kapı, sabah odanın güneş ışığıyla dolmasına izin verdi.
    Ðə ɡlæs dɔːr əv ðə kæˈfeɪ əˈlaʊd ˈsʌn.laɪt tu ˈflʌd ðə ˌruːm ɪn ðə ˈmɔː.nɪŋ. Dı ɡles door ıv dı kefey ılavd sanlayt tu flad dı ruum in dı mooning.
  • His advanced knowledge of languages allowed him to translate rare texts for historians.
    _
    ˈhɪz ədˈvɑːnst ˈnɒl.ɪdʒ əv ˈlæŋ.ɡwɪdʒɪz əˈlaʊd ˈhɪm tu trænsˈleɪt ˈrer ˈteksts fɔːr hɪˈstɔːr.i.ənz. Hiz ıdvaanst nolic ıv lengɡviciz ılavd him tu trensleyt rer teksts foor histooriınz.
    Onun ileri düzey dil bilgisi, tarihçiler için nadir metinleri çevirmesini sağladı.
    ˈhɪz ədˈvɑːnst ˈnɒl.ɪdʒ əv ˈlæŋ.ɡwɪdʒɪz əˈlaʊd ˈhɪm tu trænsˈleɪt ˈrer ˈteksts fɔːr hɪˈstɔːr.i.ənz. Hiz ıdvaanst nolic ıv lengɡviciz ılavd him tu trensleyt rer teksts foor histooriınz.
  • The recovery time between flights allowed them to explore the city near the airport.
    _
    Ðə rɪˈkʌv.ər.i taɪm bɪˈtwiːn ˈflaɪts əˈlaʊd ðɛm tu ɪkˈ.splɔːr ðə ˈsɪt.i nɪr ðə ˈeə.pɔːt. Dı rikavıri taym bitviin flayts ılavd dem tu iksploor dı siti nir dı eyapoot.
    Uçuşlar arasındaki iyileşme süresi, onlara havaalanına yakın şehri keşfetme fırsatı verdi.
    Ðə rɪˈkʌv.ər.i taɪm bɪˈtwiːn ˈflaɪts əˈlaʊd ðɛm tu ɪkˈ.splɔːr ðə ˈsɪt.i nɪr ðə ˈeə.pɔːt. Dı rikavıri taym bitviin flayts ılavd dem tu iksploor dı siti nir dı eyapoot.
  • The group therapy sessions allowed them to share experiences and support each other.
    _
    Ðə ɡruːp ˈθer.ə.pi ˈseʃ.ənz əˈlaʊd ðɛm tu ʃeər ɪkˈspɪə.ri.əns.ɪz ænd ˈsəˈpɔːrt iːtʃ ˈʌð.ɚ. Dı ɡruup terıpi seşınz ılavd dem tu şeyar ikspiyariınsiz end sıpoort iiç adɚ.
    Grup terapisi oturumları, deneyimlerini paylaşmalarına ve birbirlerini desteklemelerine olanak sağladı.
    Ðə ɡruːp ˈθer.ə.pi ˈseʃ.ənz əˈlaʊd ðɛm tu ʃeər ɪkˈspɪə.ri.əns.ɪz ænd ˈsəˈpɔːrt iːtʃ ˈʌð.ɚ. Dı ɡruup terıpi seşınz ılavd dem tu şeyar ikspiyariınsiz end sıpoort iiç adɚ.
  • Advances in data storage technology have allowed devices to hold larger amounts of information than ever before.
    _
    Ədˈvɑːn.sɪz ɪn ˈdeɪ.tə ˈstɔːr.ɪdʒ tekˈnɑː.lə.dʒi hæv əˈlaʊd dɪˈvaɪ.sɪz tu ˈhoʊld ˈlɑːr.dʒər əˈmaʊnts əv ˌɪn.fəˈmeɪ.ʃən ðæn ˈɛ.vər bɪˈfɔːr. Idvaansiz in deytı stooric teknaalıci hev ılavd divaysiz tu hovld laarcır ımavnts ıv infımeyşın den evır bifoor.
    Veri depolama teknolojisindeki ilerlemeler, cihazların her zamankinden daha fazla bilgi saklamasını sağlamıştır.
    Ədˈvɑːn.sɪz ɪn ˈdeɪ.tə ˈstɔːr.ɪdʒ tekˈnɑː.lə.dʒi hæv əˈlaʊd dɪˈvaɪ.sɪz tu ˈhoʊld ˈlɑːr.dʒər əˈmaʊnts əv ˌɪn.fəˈmeɪ.ʃən ðæn ˈɛ.vər bɪˈfɔːr. Idvaansiz in deytı stooric teknaalıci hev ılavd divaysiz tu hovld laarcır ımavnts ıv infımeyşın den evır bifoor.
  • Despite facing numerous challenges, his talent in writing allowed him to stand out in a highly competitive field.
    _
    Dɪˈspaɪt ˈfeɪ.sɪŋ ˈnjuː.mɚ.əs ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ˈhɪz ˈtæl.ənt ɪn ˈraɪ.tɪŋ əˈlaʊd ˈhɪm tu stænd ɑːt ɪn eɪ ˈhaɪ.li kəmˈpet.ɪ.tɪv fild. Dispayt feysing nyuumɚıs çelinciz hiz telınt in rayting ılavd him tu stend aat in e hayli kımpetitiv fild.
    Birçok zorluğa rağmen yazma yeteneği, onun son derece rekabetçi bir alanda öne çıkmasını sağladı.
    Dɪˈspaɪt ˈfeɪ.sɪŋ ˈnjuː.mɚ.əs ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz ˈhɪz ˈtæl.ənt ɪn ˈraɪ.tɪŋ əˈlaʊd ˈhɪm tu stænd ɑːt ɪn eɪ ˈhaɪ.li kəmˈpet.ɪ.tɪv fild. Dispayt feysing nyuumɚıs çelinciz hiz telınt in rayting ılavd him tu stend aat in e hayli kımpetitiv fild.
  • His superior knowledge of the subject allowed him to solve the problem in a fraction of the time that others required.
    _
    ˈhɪz suːˈpɪr.i.ər ˈnɒl.ɪdʒ əv ðə ˈsʌb.dʒɪkt əˈlaʊd ˈhɪm tu sɒlv ðə ˈprɑːb.ləm ɪn eɪ ˈfræk.ʃən əv ðə taɪm ðæt ˈʌð.ɚz rɪˈkwaɪərd. Hiz suupiriır nolic ıv dı sabcikt ılavd him tu solv dı praablım in e frekşın ıv dı taym det adɚz rikvayırd.
    Konunun üstün bilgisi sayesinde sorunu, diğerlerinin ihtiyaç duyduğunun çok daha kısa sürede çözdü.
    ˈhɪz suːˈpɪr.i.ər ˈnɒl.ɪdʒ əv ðə ˈsʌb.dʒɪkt əˈlaʊd ˈhɪm tu sɒlv ðə ˈprɑːb.ləm ɪn eɪ ˈfræk.ʃən əv ðə taɪm ðæt ˈʌð.ɚz rɪˈkwaɪərd. Hiz suupiriır nolic ıv dı sabcikt ılavd him tu solv dı praablım in e frekşın ıv dı taym det adɚz rikvayırd.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. allowed nasıl okunur? allowed kelimesi yaklaşık olarak «ılavd» şeklinde telaffuz edilir, transkripsiyon — əˈlaʊd. Bu sayfada allowed kelimesinin İngilizce telaffuzunu dinleyebilirsiniz. Oynat düğmesine basarak allowed kelimesinin doğru telaffuzunu duyun. allowed telaffuzu iki farklı varyantta mevcuttur — istediğiniz sesi seçin ve farkı dinleyin.
  2. allowed kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce allowed ile gerçek cümle örneklerine bakın. allowed ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise allowed kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek allowed ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. allowed kelimesi için ses eğitmeni. allowed kelimesini İngilizce dinleyin ve dinleme anlama becerilerinizi geliştirin. allowed içeren cümlelerin otomatik oynatmasını açın — eğitmen örnekleri arka arkaya çalacaktır, böylece allowed kelimesini bağlam içinde kesintisiz dinleyebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için allowed telaffuzunun MP3'ünü de indirebilirsiniz.
  4. allowed Türkçede nasıl telaffuz edilir? allowed kelimesinin Türkçe transkripsiyonu «ılavd», IPA transkripsiyonu əˈlaʊd şeklindedir. Transliterasyon modunu açın ve allowed içeren her cümlenin Türkçe harflerle nasıl okunduğunu görün. İki ses seçeneği allowed telaffuzundaki farkı duymanıza yardımcı olacaktır.
  5. allowed kelimesiyle eşdizimlilikler. İngilizce allowed ile en popüler eşdizimlilikleri ve kalıp ifadeleri öğrenin. allowed ile bir eşdizimlilik bağlam içinde daha kolay ezberlenir — ses örneklerini dinleyin ve konuşmacıyla birlikte tekrarlayın. allowed hangi bağlamda kullanılır? Cümlelerde allowed kullanım örnekleri size tipik yapıları ve kombinasyonları gösterecektir.
  6. Örneklerimizle allowed kelimesini kullanarak İngilizce cümle kurmak basit bir iştir. Burada allowed ile basit bir İngilizce cümle, ayrıntılı bir cümle ve ayrıca kısa bir cümle bulacaksınız. allowed içeren tüm İngilizce cümleler ses, transkripsiyon ve transliterasyonla birlikte mevcuttur.
  7. allowed için iki ses. allowed telaffuzunu iki varyantta dinleyin. Tek bir düğmeyle sesi değiştirin ve allowed kelimesinin nasıl duyulduğunu karşılaştırın. Oynatma hızını ve tekrar sayısını ayarlayarak allowed telaffuzunu otomatik hale getirin.
  8. allowed telaffuzlu MP3 — ücretsiz indirin. Sayfada allowed sesi ve cümle örnekleri mevcuttur. MP3'ü indirin ve allowed telaffuzunu çevrimdışı çalışın. allowed kelimesini gerçek cümlelerin bağlamında dinlemek, kelimeyi ezberlemek ve kullanmayı öğrenmek için en etkili yollardan biridir.