🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. Kelime: actually

actually, ˈæk.tʃu.ə.li, ekçuıli - gerçekten, aslında, hakikaten
  • I actually like broccoli, even though many don’t.
    _
    ˈaɪ ˈæk.tʃu.ə.li laɪk ˈbrɒkəli ˈiː.vən ˈðoʊ ˈmen.i doʊnt. Ay ekçuıli layk brokıli iivın dov meni dovnt.
    Aslında brokoliyi seviyorum, her ne kadar birçok kişi sevmese de.
    ˈaɪ ˈæk.tʃu.ə.li laɪk ˈbrɒkəli ˈiː.vən ˈðoʊ ˈmen.i doʊnt. Ay ekçuıli layk brokıli iivın dov meni dovnt.
  • He said he would come, but he actually stayed home.
    _
    Hiː sɛd hiː wʊd kʌm bʌt hiː ˈæk.tʃu.ə.li ˈsteɪd ˈhoʊm. Hii sed hii vud kam bat hii ekçuıli steyd hovm.
    Gelirim dedi ama aslında evde kaldı.
    Hiː sɛd hiː wʊd kʌm bʌt hiː ˈæk.tʃu.ə.li ˈsteɪd ˈhoʊm. Hii sed hii vud kam bat hii ekçuıli steyd hovm.
  • It’s actually faster to walk than to drive in this traffic.
    _
    Ɪts ˈæk.tʃu.ə.li ˈfæs.tər tu wɔːk ðæn tu draɪv ɪn ˈðɪs ˈtræf.ɪk. Its ekçuıli festır tu vook den tu drayv in dis trefik.
    Bu trafikte yürümek aslında araba kullanmaktan daha hızlıdır.
    Ɪts ˈæk.tʃu.ə.li ˈfæs.tər tu wɔːk ðæn tu draɪv ɪn ˈðɪs ˈtræf.ɪk. Its ekçuıli festır tu vook den tu drayv in dis trefik.
  • She looks shy, but she’s actually very confident.
    _
    Ʃi lʊks ʃaɪ bʌt ʃiz ˈæk.tʃu.ə.li ˈver.i ˈkɒn.fɪ.dənt. Şi luks şay bat şiz ekçuıli veri konfidınt.
    Bu trafikte yürümek aslında daha hızlı.
    Ʃi lʊks ʃaɪ bʌt ʃiz ˈæk.tʃu.ə.li ˈver.i ˈkɒn.fɪ.dənt. Şi luks şay bat şiz ekçuıli veri konfidınt.
  • The movie was actually better than I expected, with a surprising plot twist.
    _
    Ðə ˈmuː.vi wəz ˈæk.tʃu.ə.li ˈbɛtər ðæn ˈaɪ ɪkˈspɛk.tɪd wɪð eɪ ˈsərˈpraɪz.ɪŋ ˈplɑːt twɪst. Dı muuvi vız ekçuıli betır den ay ikspektid vid e sırprayzing plaat tvist.
    Utangaç görünüyor, ama aslında çok kendine güveniyor.
    Ðə ˈmuː.vi wəz ˈæk.tʃu.ə.li ˈbɛtər ðæn ˈaɪ ɪkˈspɛk.tɪd wɪð eɪ ˈsərˈpraɪz.ɪŋ ˈplɑːt twɪst. Dı muuvi vız ekçuıli betır den ay ikspektid vid e sırprayzing plaat tvist.
  • He is actually planning to travel to Europe next summer, not Asia as he had thought.
    _
    Hiː ɪz ˈæk.tʃu.ə.li ˈplæn.ɪŋ tu ˈtræv.əl tu ˈjʊə.rəp nɛkst ˈsʌm.ər nɒt ˈeɪ.ʒə æz hiː hæd ˈθɔːt. Hii iz ekçuıli plening tu trevıl tu yuvarıp nekst samır not eyjı ez hii hed toot.
    Film, beklediğimden daha iyiydi, şaşırtıcı bir olay örgüsüyle.
    Hiː ɪz ˈæk.tʃu.ə.li ˈplæn.ɪŋ tu ˈtræv.əl tu ˈjʊə.rəp nɛkst ˈsʌm.ər nɒt ˈeɪ.ʒə æz hiː hæd ˈθɔːt. Hii iz ekçuıli plening tu trevıl tu yuvarıp nekst samır not eyjı ez hii hed toot.
  • The test was actually easier than the teacher had said it would be.
    _
    Ðə ˈtest wəz ˈæk.tʃu.ə.li ˈiːz.i.ər ðæn ðə ˈtiː.tʃɚ hæd sɛd ɪt wʊd bi. Dı test vız ekçuıli iiziır den dı tiiçɚ hed sed it vud bi.
    Aslında gelecek yaz Asya yerine Avrupa'ya seyahat etmeyi planlıyor.
    Ðə ˈtest wəz ˈæk.tʃu.ə.li ˈiːz.i.ər ðæn ðə ˈtiː.tʃɚ hæd sɛd ɪt wʊd bi. Dı test vız ekçuıli iiziır den dı tiiçɚ hed sed it vud bi.
  • I thought I was late, but I was actually the first to arrive at the meeting.
    _
    ˈaɪ ˈθɔːt ˈaɪ wəz leɪt bʌt ˈaɪ wəz ˈæk.tʃu.ə.li ðə ˈfɜːrst tu əˈraɪv æt ðə ˈmiː.tɪŋ. Ay toot ay vız leyt bat ay vız ekçuıli dı förrst tu ırayv et dı miiting.
    Geç kaldığımı sanıyordum ama aslında toplantıya ilk ben vardım.
    ˈaɪ ˈθɔːt ˈaɪ wəz leɪt bʌt ˈaɪ wəz ˈæk.tʃu.ə.li ðə ˈfɜːrst tu əˈraɪv æt ðə ˈmiː.tɪŋ. Ay toot ay vız leyt bat ay vız ekçuıli dı förrst tu ırayv et dı miiting.
  • She actually believed in his ability to succeed, despite the challenges he faced.
    _
    Ʃi ˈæk.tʃu.ə.li bɪˈliːvd ɪn ˈhɪz əˈbɪl.ɪ.ti tu səkˈsiːd dɪˈspaɪt ðə ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz hiː feɪst. Şi ekçuıli biliivd in hiz ıbiliti tu sıksiid dispayt dı çelinciz hii feyst.
    Onun zorluklara rağmen başarılı olma yeteneğine gerçekten inanıyordu.
    Ʃi ˈæk.tʃu.ə.li bɪˈliːvd ɪn ˈhɪz əˈbɪl.ɪ.ti tu səkˈsiːd dɪˈspaɪt ðə ˈtʃæl.ɪn.dʒɪz hiː feɪst. Şi ekçuıli biliivd in hiz ıbiliti tu sıksiid dispayt dı çelinciz hii feyst.
  • The story he told was actually based on real events, even though it sounded fictional.
    _
    Ðə ˈstɔːr.i hiː toʊld wəz ˈæk.tʃu.ə.li beɪst ɒn ˈriːl ɪˈvɛnts ˈiː.vən ˈðoʊ ɪt ˈsaʊn.dɪd ˈfɪk.ʃən.əl. Dı stoori hii tovld vız ekçuıli beyst on riil ivents iivın dov it savndid fikşınıl.
    O anlattığı hikaye aslında gerçek olaylara dayanıyordu, ancak kurgusal gibi geliyordu.
    Ðə ˈstɔːr.i hiː toʊld wəz ˈæk.tʃu.ə.li beɪst ɒn ˈriːl ɪˈvɛnts ˈiː.vən ˈðoʊ ɪt ˈsaʊn.dɪd ˈfɪk.ʃən.əl. Dı stoori hii tovld vız ekçuıli beyst on riil ivents iivın dov it savndid fikşınıl.
  • The concept is actually more complex than it appears, requiring careful analysis.
    _
    Ðə ˈkɒn.sɛpt ɪz ˈæk.tʃu.ə.li mɔːr ˈkɒm.pleks ðæn ɪt əˈpɪrz rɪˈkwaɪər.ɪŋ ˈkɛər.fəl əˈnæl.ə.sɪs. Dı konsept iz ekçuıli moor kompleks den it ıpirz rikvayıring keırfıl ınelısis.
    Kavram aslında göründüğünden daha karmaşıktır ve dikkatli bir analiz gerektirir.
    Ðə ˈkɒn.sɛpt ɪz ˈæk.tʃu.ə.li mɔːr ˈkɒm.pleks ðæn ɪt əˈpɪrz rɪˈkwaɪər.ɪŋ ˈkɛər.fəl əˈnæl.ə.sɪs. Dı konsept iz ekçuıli moor kompleks den it ıpirz rikvayıring keırfıl ınelısis.
  • Actually understanding the theory requires both practical experience and deep thought.
    _
    ˈæk.tʃu.ə.li ˌʌn.dərˈstæn.dɪŋ ðə ˈθiː.ə.ri rɪˈkwaɪərz boʊθ ˈpræk.tɪ.kəl ɪkˈspɪə.ri.əns ænd diːp ˈθɔːt. Ekçuıli andırstending dı tiiıri rikvayırz bovt prektikıl ikspiyariıns end diip toot.
    Teoriyi gerçekten anlamak, hem pratik deneyim hem de derin düşünce gerektirir.
    ˈæk.tʃu.ə.li ˌʌn.dərˈstæn.dɪŋ ðə ˈθiː.ə.ri rɪˈkwaɪərz boʊθ ˈpræk.tɪ.kəl ɪkˈspɪə.ri.əns ænd diːp ˈθɔːt. Ekçuıli andırstending dı tiiıri rikvayırz bovt prektikıl ikspiyariıns end diip toot.

Sitemizin sunduğu özellikler

  1. actually — transkripsiyon ve telaffuz. actually kelimesinin fonetik transkripsiyonu: ˈæk.tʃu.ə.li. Türkçede actually yaklaşık olarak «ekçuıli» şeklinde okunur. actually kelimesinin İngilizce ses kaydı, doğru vurgu ve tonlamayı hatırlamanıza yardımcı olacaktır. actually kelimesini istediğiniz kadar dinleyin ve tekrarlayın — sayfada iki ses tipi mevcuttur.
  2. actually kelimesiyle cümle kurmak mı istiyorsunuz? İngilizce actually ile gerçek cümle örneklerine bakın. actually ile kısa cümleler yeni başlayanlar için uygundur, daha uzun cümleler ise actually kelimesinin farklı durumlardaki kullanım bağlamını anlamaya yardımcı olur. Bu sayfadaki örnekleri takip ederek actually ile kendi cümlenizi kurabilirsiniz.
  3. actually kelimesinin gerçek cümlelerde nasıl duyulduğunu dinleyin. Otomatik oynatma modunu kullanın: actually içeren cümleler bir podcast gibi arka arkaya çalacaktır. actually ile ses örnekleri İngilizceyi kulaktan çalışmanıza yardımcı olacaktır. actually içeren her cümle seslendirilmiş ve MP3 formatında indirilebilir durumdadır.
  4. actually kelimesinin transliterasyonu ve Türkçe transkripsiyonu. actually nasıl okunacağını bilmiyor musunuz? Transliterasyon: «ekçuıli», fonetik transkripsiyon: ˈæk.tʃu.ə.li. Sayfada actually içeren herhangi bir cümlenin transliterasyonunu alabilirsiniz — her kelimenin nasıl okunduğu Türkçe harflerle gösterilecektir. Bu, henüz Uluslararası Fonetik Alfabe'yi öğrenmemiş yeni başlayanlar için çok kullanışlıdır.
  5. actually — bağlam ve eşdizimlilikler. actually kelimesiyle hangi cümlenin kurulabileceğini ve İngilizce actually kelimesinin nasıl kullanılacağını öğrenin. Sayfada actually ile eşdizimlilikler ve actually kelimesinin cümlede nereye geldiği ve hangi kelimelerle birleştiği ile ilgili örnekler sunulmaktadır.
  6. actually kelimesiyle İngilizce cümle mi arıyorsunuz? Sitemizde yeni başlayanlar için actually ile kolay ve kısa cümleler ve ileri seviye için daha karmaşık örnekler toplanmıştır. actually içeren herhangi bir İngilizce cümle dinlenebilir ve ses dosyası indirilebilir. actually ile kısa İngilizce cümleler özellikle öğrenciler için faydalıdır.
  7. actually kelimesinin eğitimini kendinize göre ayarlayın. İki sesten birini seçin, actually için tekrar sayısını belirleyin ve otomatik oynatmayı açın. actually içeren cümleler arka arkaya çalacaktır — yürüyüş veya yolculuk sırasında kulak eğitimi için mükemmeldir.
  8. actually kelimesiyle MP3 indirin. actually telaffuzu ve cümlelerle birlikte ses dosyasını MP3 formatında indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalışmalar için dosyaları kullanın — yolda, yürüyüşte veya ders çalışırken actually dinleyin. actually ile tüm ses örnekleri anadili İngilizce olan kişiler tarafından kaydedilmiştir.